ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Almanya’daki Türklerin gelenekleri bozulmadı

21.11.2009 14:44:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Almanya'da yaşayan bin Türk üzerinde yapılan bir araştırma, buradaki Türklerin geleneksel değerler açısından Türkiye’ye daha yakın olduğunu ortaya koyuyor. Almanlar ile Almanya’da yaşayan Türkler arasındaki en belirgin farklardan biri ise; cinsellik, eşcinsellik, kadının özgürlüğü ve kadının kendini geliştirmesi konularında Türklerin Almanlara oranla daha ‘hoşgörüsüz’ bir tutum sergilemesi.

Almanya'da yaşayan bin Türk üzerinde yapılan bir araştırma, buradaki Türklerin geleneksel değerler açısından Türkiye’ye daha yakın olduğunu ortaya koyuyor. (Tıkla-1)

Almanlar ile Almanya ve Türkiye’de yaşayan Türkler arasında yapılan araştırma yaşam standartları, sahip olunan değerler ve bazı tüketim alışkanlıkları arasında karşılaştırma yapıyor. Araştırmadan çıkan en çarpıcı sonuç; Almanya’da yaşayan Türklerin geleneksel değerler açısından Türkiye’ye daha yakın bir çizgide durması oldu.

Almanlar ile Almanya’da yaşayan Türkler arasındaki en belirgin farklardan biri ise; cinsellik, eşcinsellik, kadının özgürlüğü ve kadının kendini geliştirmesi konularında Türklerin Almanlara oranla daha ‘hoşgörüsüz’ bir tutum sergilemesi.

Kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine ilişkin değerlerde, örneğin Almanya’da yaşayan Türklerin yüzde 50’ye yakını, Türkiye’dekilerin ise yüzde 70’den fazlası kadının evlenmeden önce bakire olması gerektiğini savunurken;  Almanlarda ise bu oran, yüzde 10 civarında kendini gösterdi.

Araştırmadan çıkan dikkat çekici bir diğer sonuç ise; Almanya’da yaşayan Türklerin yüzde 45’inin, bu toplumda istenmediklerini düşünmesi. Yüzde 82’si de Alman toplumunun Türklerin, âdet ve özelliklerine daha çok saygı göstermesini bekliyor. Almanya’daki Türklerin yüzde 42’si ise Türkiye’ye geri dönmek istiyor.

Bu araştırmaya göre Almanya’da yaşayan Türklerin yarısı bir işte çalışıyor; ve özellikle 30 yaşın altındaki gençlerin yüzde 78’i de çok iyi Almanca konuştuğunu dile getiriyor.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren uzmanlar; bunun özellikle gençlerin kültürel kimliğinin değişebileceğinin bir göstergesi olabileceğini savunuyorlar.

Almanya’daki Türkler etnik bir azınlık olarak değerlendirilebilir mi sorusuna verilen cevap ise Türklerin etnik bir azınlık olarak tanınmasının mümkün olmadığı yönünde oldu.

Araştırmanın sonuçları itibariyle Türkler şunu demektedir; biz hem Müslüman, hem Türk, hem de iyi bir Alman olabiliriz. Türkler kendi değerlerine sahip çıkmak istemektedirler, ancak içinde yaşadıkları bu toplumu da kendi ülkeleri olarak görmektedirler. Türklerin en büyük kaygıları ise;  dışlandıkları bir ortamda her şeye rağmen bir arada yaşayabilmek zorunda kalmaktır. Araştırmada demokrasi, insan haklarına saygı gibi toplumsal değerler açısından gruplar arasında farklılık gözlenmesine rağmen Türklerin asimileden uzak entegre olma çabaları araştırmanın ilginç sonuçlarından biridir.

Söz konusu değerler açından Almanlara benzemeyen Almanya’daki Türkler, sanıyoruz ki Türkiye’deki Türklerden de büyük farklılıklar göstermektedir. Almanya’daki Türkler geçen zaman ve değişen kuşakları itibariyle Türklerden, Türklükten uzaklaşma yolunda giderken Almanlara da gereği kadar yaklaşamamış olmanın verdiği bir belirsizlikle de olsa, bahsedildiği gibi bir ‘arada kalmışlık’ durumu yaşamamaktadırlar. Değişen ve gelişen yeni şartlar itibariyle yepyeni bir millet kimliği kazanmaya adım adım yaklaştıkları iddiaları bile eleştirilere açık olmakla birlikte, Türkiye’deki Türklerden olabildiğince uzaklaştıkları da dile getirilmeye gerek duyulmayan, aynı zamanda araştırma sonuçları da olmaksızın yapılabilinecek bir tespittir. Bir yandan bozulmama savaşı veren Türkler, diğer yandan başkalaşmanın gizli cilvelerinden kaçamamışlar, zamanla bambaşka bir yolda bambaşka bir kimlikte kendilerini buluvermişlerdir. Yapılacak tek şey; akıp giden zamanın değişmeye ve unutmaya meyilli yapısına karşı konulamayacağının bilincinde; ileriye giderken geriye de dönebilen ayaklara sahip olabilmek; aynı zamanda gelecek güzel günlerin geçmiş anlamlı günleri de hatırlatmasını dilemektir.

(Elif Altun, Asistan, 21.11.2009)




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya