Kürt Yönetimi’nin PKK Konusundaki Tavrı
Türkiye’nin “Kürt Açılımı” çerçevesinde Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi ile ilişkilerinin yeni döneme girmesiyle beraber, 30 Ekim’de Erbil’e, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ile seksen Türk işadamının da eşlik ettiği kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Davutoğlu’nun Irak’ın kuzeyine yaptığı ziyaretin birçok tartışmalara neden olduğu görülmektedir. Ziyaret ile ilgili tartışmanın temel sebebi ise, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine karşı 2003 yılından beri izlediği politikaların değişmesi konusunda, Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından Ankara’nın hassas olduğu önemli konularda hangi somut adımları atacağıyla ilgilidir. Türkiye’nin Irak’ın kuzeyi ile ilgili girişimlerinin dayanak noktasında “PKK Sorunu” ve Mayıs ayından beri Türkiye’de “Kürt Açılımı” adıyla başlayan, ancak duruma göre sürekli ismi değişen açılımın da olduğu yorumları yapılmaktadır. Türkiye PKK’nın Irak’ın kuzeyinden tasfiyesi konusunda, Bölgesel Kürt yönetiminden somut adımlar beklerken, bu konuyla bağlantılı olarak Kürt yönetiminden net bir yanıt geldi. Bölgesel Yönetim Başkanlığının Divan Sözcüsü Fuat Hüseyin, Aknews'e yaptığı açıklamada, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani arasında yapılan toplantıyı 'tarihi toplantı' olarak değerlendirdi. Fuat Hüseyin, terör örgütü PKK'ya karşı herhangi bir askeri faaliyette yer almayacaklarını belirterek, "Kürt açılımı ve bu projenin nasıl destekleneceği konusu konuşuldu. Açık olan şey şudur ki; Kürt bölgesi ve bölge başkanı da PKK'ya karşı hiçbir askeri faaliyete katılmayacak. Fakat siyasi yollarla yapılacak faaliyetler normaldir." ifadesini kullandı.(Tıkla-1)
Kürt yönetiminden PKK konusunda gelen açıklamaları şu şekilde sıralayabiliriz:
- ABD’nin Irak işgalinden sonra Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi ile Türkiye arasındaki ilişkiler yok denecek kadar azdı ve inişli-çıkışlı bir yolda seyretmekteydi. Ancak Davutoğlu’nun ziyaretinin ardından, Irak’ın kuzeyindeki Kürtler ile Türkiye arasındaki “Gri renkli” ilişkilerin beyaza bürünmesinin yanında daha da netleştiğini görmekteyiz. En azından Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine karşı olan tavrının olumlu yönde değiştiğini görmenin, Kürtler açısından oldukça rahatlatıcı bir nokta olduğunu söyleyebiliriz.
- Davutoğlu’nun, Barzani ile ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyi ile vizyonunun aynı olduğu” ifadesi bir bakıma Kürtlerle “Stratejik Ortaklık” anlamına gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında, vizyonu aynı olan iki taraftan biri olan Kürt yönetiminin, PKK konusunda Türkiye ile birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Kürt yönetiminden gelen PKK ile mücadelede askeri faaliyete ortak olmayacakları ifadesi Türk Hükümeti tarafından dikkate alınmalıdır. PKK terör örgütüne karşı Kürt yönetiminin, net bir şekilde askeri faaliyete katılmayacaklarını açıklamasının iki nedeni olabilir: Ya PKK’yla hiçbir sorun yaşamak istememektedirler, ya da PKK’nin Irak’ın kuzeyinden temizlenmesine güçleri yetmemektedir. Bu iki ihtimali göz önünde bulundurursak, bu girişimlerden nasıl bir sonuç elde edileceğini tahmin etmek pek de zor olmaz.
Sonuç olarak, “Türkiye’nin yeni Irak politikasını Bağdat ve Erbil ekseninde yürütmesinin, kamuoyunda ister istemez, Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimini tanıma anlamına mı geliyor?” tartışmasını beraberinde getirmesi doğaldır. Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine yönelik “Açılımı”nın birinci aşamasını katettiği varsayılırsa, ikinci aşamada Kürt yönetimi ile Irak’ın kuzeyindeki Türkmenleri ve Kerkük konusunu ele alması gerekmektedir. Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine yaptığı tüm girişimlerin ve gelişmelerin orada yaşayan Türkmenlere de olumlu bir biçimde yansıması Türkmenler tarafından beklenmektedir. Bu nedenle Türkiye ve Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi ilişkileri bakımından önümüzdeki sürecin önemli ve hassas bir konum arzettiğini söylenebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)