M
Cojep International Başkan
yardımcısı Veysel Filiz, “Ermeni soykırımı” hakkında kabul edilemez olan “hak
edilmiştir” ibaresini kullanarak sınıftan iki gün uzaklaştırılma cezası alan
Pont-a-Mousson Jacques Marquette Ortaokulu 4’ncü sınıf öğrencisinin ailesinin
yanında yer alarak olayı yakından takip ettiklerini açıkladı.
Filiz yaptığı açıklamada şunları
ifade etti:
“Tarih öğretmeni genç öğrencisine
“Ermeni Soykırımını” tanımasına yönelik bir ödev vererek özellikle bu araştırma
esnasında Türk kaynaklardan kaçınmasını istemişti. Ailenin düşüncesi her türlü
soykırımın insanlık suçu olarak kabul edilmesi ve kesinlikle kınanması
gerektiği yönünde olmakla birlikte verilen temel tepki uygulanan ceza kavramına
ve ikinci ödevin içeriğine yönelik olmuştur.
2005 yılında Fransa Başbakanı
Fillon’un belirttiği gibi, Hafıza yükümlülüğü, geçmişin en korkunç hatalarını
bir daha yapmama olasılığı vererek geleceğe hazırlama niteliği taşıyan bir olgu
olarak Milli Eğitimin görevleri arasında yer almaktadır. Cojep hareketi evrensel
yankılarla dolu Fransa’nın bu değer algılamasına tamamen katılmaktadır. İhtilaf
sebebi olabilecek içe kapalı toplumsal bölünmeler Cumhuriyet için kabul
edilemez boyut taşımaktadır. Bu bölünmüşlüğün aşılmasını öğrenecek ve
farklılıklarıyla zenginleşen bir ülkeyi inşa edecek olanlar çocuklarımızdır.
Ortaokul Müdürü ve Aile bu çerçeve etrafında bu sabah buluşarak yanlış
anlamalara yol açan durumu yapıcı bir diyalog içinde çözmüşlerdir ve çocuğun
eğitimine aynı okulda rahat bir şekilde devam etmesinde karar kılmışlardır. Bu
süreç içinde, genç öğrenci aynı zamanda nefret unsuru taşıyan ve Fransız
yurttaşları ile başta ülkemizdeki ermeni topluluğu açısından yaralayıcı olan
sözlerindeki tehlikenin bilincine varmış olmanın kazanımı ile sınıfındaki
yerini geri almıştır.
Fransız okulu, 1915 trajedileri
ile ilgili tartışmaları tüm tarafların duyarlılıklarını göz önünde bulundurarak
takip etme yükümlülüğüne sahiptir. Bu girişim kolay değildir ve alandaki
aktörlerle ve özellikle sivil toplum ile beraber derin bir işbirliği içinde
yürütülmelidir. Ermeni ve Türk kökenli Fransız yurttaşlar arasındaki barışın
tohumları ancak Fransa içinde pratik sonuçlar bulabilir. Cumhuriyetimizin
değerleri çerçevesinde Birlikte Yaşama kavramı bizlere böyle bir olanak
tanımaktadır. Sorumluluk taşıyan herkes bu olanağı değerlendirmeli ve
kullanmalıdır. Bizler bu konuda istekliyiz.
Tartışmalara damga vuran iki
duygu ile ilgili dikkatleri çekmek istiyoruz. Bir taraftan Türkler kendilerini
hedef altında hissetmekteler ve kolektif hafızalarında çok az yer alan katliamlarla
ilgili sürekli hakarete uğrayan ve az dinlenen bir topluluk olarak
görmektedirler. Diğer taraftan, Ermeniler soykırımın kabul edilmesini en ufak
bir diyalog girişimine ön koşul olarak sürmekteler. Bu iki tutum da anlaşılır
niteliğe sahiptir ancak yapıcı olmamakla beraber konunun ilerlemesini
engellemekten başka bir sonuç vermemektedir.
Cojep İnternational, Ermeni
halkının büyük ölçüde kabul edilmemiş ve Anadolu’daki komşuları tarafından
kendileriyle paylaşılamamış Birinci Dünya savası esnasında yaşadığı acıların
anlaşılması gerektiği prensibinden hareket ederek, tüm tarafları bugüne kadar
varolan ayrılıkları aşarak çözüme gitme ve bir daha Pont-a-Mousson şehrinde
yaşanmış olayın benzerleriyle karşılaşmamanın koşullarını hazırlamaya davet
ediyoruz.
Diğerinin hisleri ile ilgili
empati yaparak artık kaçınılmaz hale gelmiş olan diyalog zeminlerini oluşturma
fırsatlarını değerlendirmek bizlerin yükümlülüğündedir. Cumhuriyetin değerleri
bu girişime her zamandan daha çok bugün katkı sağlayıp destek olacaktır.”