Avrupa Birliği uzun süren tartışmalar sonucunda 19 Aralık 2009 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen özel bir Zirvede Lizbon Antlaşması gereği ilk Başkanını seçmiş oldu. Belçika Başbakanı Hermann Van Rompuy tüm Avrupa Birliği üyelerinin oyu ile ilk Avrupa Birliği Konsey Başkanı seçildi ve Dışişleri yüksek temsilcilik görevine de İngiliz Catherine Ashton getirildi. Van Rompuy’un seçilmesi özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’i memnun etti zira iki lider son günlerde Van Rompuy’u açık bir şekilde desteklediklerini ifade ettiler. ( Tıkla -1 )
Almanya Başbakanı Angela Merkel; Van Rompuy’un seçimini değerlendirirken iki alternatifleri olduğunu belirtti: ya herkesin rahat bir şekilde evet diyemeyeceği bir aday ve belki yanlış bir aday ya da tüm ülkelerin evet diyebileceği uzlaşıcı bir aday. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’de Van Rompuy’u övenlerden. Gerçek bir Avrupalı seçildiğinin altını çizen Sarkozy, AET’nin kurucu ülkelerinden bir adayın seçildiğini memnuniyetle karşıladığını ifade etmektedir.
( Tıkla – 2 )
Seçim öncesi Avrupa Birliği çevrelerinde Başkanlık için üç adayın isimi dolaşıyordu: eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, eski Letonya Devlet Başkanı Vaira Vike-Freiberga ve Belçika Başbakanı Hermann Van Rompuy. Bu süreç içinde Avrupa Birliği üye ülkeleri bir denge kurmaya çalışsalar da bu çok kolay olmadı zira bir çok alanda dengeye dikkat etmek gerekiyordu: Merkez sağ ve Merkez sol, kadın aday- erkek aday, kuzey ile güney, doğu ve batı, küçük ve büyük ülkeler arasında ki dengeyi bozmamak sorunu yaşandı.
Avrupa Birliği ülkeleri neden Tony Blair’i seçmedi? Tony Blair aslında karizmatik bir siyasetçi ve Avrupa Başkanlık koltuğunu çok iyi doldurabilirdi. Ama Tony Blair’e karşı da üç önemli muhalif tutum vardı: Birincisi Tony Blair 2003 Irak krizinde Almanya ve Fransa’nın tüm muhalefetlerine rağmen, İngiltere ABD’nin yanında yer aldı ve Avrupa Birliği ortak bir dış politika yürütmekten uzaklaştı. İkincisi, Avrupa Konseyi Başkanı’na seçilecek kişinin Avrupa Birliği değerlerini ve politikalarını tam anlamıyla benimseyen ve uygulayan bir ülkeden seçilmesi kararı ağır basmaya başladı. İngiltere ne Schengen’e üye ne de Avro para birimini halen yürürlüğe sokmayan bir ülke konumunda. Üçüncüsü, bir Avrupa Konseyi Başkanı Tony Blair’in Avrupa Birliği’nin ve görevinin önüne geçebileceği korkusu özellikle Almanya ve Fransa’da mevcuttu. Yani seçilecek başkan çok tanınmış ve karizmatik olmayacaktı ki görevinin önüne geçmesin, tam bir görev adamı olsun. Seçim öncesi en büyük tartışmalarda İngiltere, Fransa ve Almanya arasında yaşandı zira İngiltere Başbakanı Gordon Brown son ana kadar Tony Blair’in adaylığını destekledi.
İkinci aday Letonya eski Devlet Başkanı Vaira Vike-Freiberga. Bu adayında iki nedenden dolayı pek şansı yoktu: İlki Avrupa Birliği’nde ne kadar kadın-erkek eşitliğinden bahsedilse de Avrupa Parlamentosu Yeşiller Partisi üyesi Rebecca Harms’ın bu konuda yorumu çok ilginç: istatistik olarak Avrupa Birliği’nde üst düzey pozisyonlara getirilen bayanların sayısı Suudi Arabistan’dan çok farklı değil.
( Tıkla – 3 )
İkinci neden Letonya Avrupa Birliği’ne 2004 yılında üye oldu, yani hem eski bir doğu blok ülke, hem de küçük bir ülke. Avrupa Birliği üye ülkeleri daha yeni Avrupa Birliği üyesi olmuş bir ülkenin adayına pek güvenmedikleri açık bir şekilde ortada.
Üçüncü aday Belçika Başbakanı Hermann Van Rompuy. Aralık 2008 tarihinden itibaren Belçika Başbakanlık görevini yürüten Van Rompuy Belçika’yı bölünmekten kurtaran adam olarak tarihe geçti. Uzlaşmacı tutumu ile tanınan yeni Avrupa Konseyi Başkanı karizmatik bir siyasetçi değil ve görevinin önüne geçebilecek bir kişiliği de yoktur. Özellikle bu sıfatlarından dolayı Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından desteklenen Van Rompuy ismi ağırlık kazandı ve sonuç itibariyle seçildi. Almanya ve Fransa, Tony Blair üzerinde fazla etki yürütemezlerdi fakat Van Rompuy iki lokomotif ülke için tam aradıkları Başkan.
(Yrd.Doç.Dr. M. Nail Alkan, Avrupa Birliği-Balkanlar-Ege-Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)