Irak parlamentosunda geçtiğimiz hafta ABD’nin baskı yapması sonucunda Iraklı milletvekilleri tarafından salt çoğunlukla kabul edilen Irak seçim yasasının, adeta Irak’ı yeni bir iç çatışmanın eşiğine getirdiği görülmektedir. Bir taraftan Kürtlerden gelen seçimleri “boykot” tehdidi, diğer taraftan da Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sünni lider Tarık El-Haşimi’nin, 18 Kasım’da seçim yasasını veto etmesi üzerine, Irak’taki işler iyice karıştı. El-Haşimi’nin, yasayı veto etmesiyle birlikte, Irak Seçim Komisyonu seçim hazırlıklarını askıya aldığını açıkladı. El-Haşimi, yasanın birinci maddesinin mecliste yeniden görüşülmesini istediğini belirtmiştir. Bu madde ABD’nin Irak işgalini izleyen şiddet olayları yüzünden yurt dışına göç eden Iraklılara tahsis edilen sandalyelerle ilgili düzenlemeleri içermektedir. Irak’taki mezhepsel çatışmalardan ötürü ülkeyi terk eden vatandaşların çoğu Sünnilerden oluştuğu kaydediliyor. Bu nedenle Tarık El-Haşimi, ülkesinin 2003'te ABD öncülüğünde işgali sonrası kaçıp yurt dışında yaşayan Iraklı seçmenler için meclis sandalyelerinin yüzde 5'lik bir oranın yüzde 15 olarak ayrılmasını istiyor.(Tıkla-1) Ayrıca Tarık El-Haşimi, yasayı veto etmeden önce Kürt yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin seçimlerin iptali konusunda anlaşmaya vardıkları haberleri gelmişti. Bu durumun Irak’ta yeni bir Kürt ve Sünni ittifakı olarak nitelendirilmektedir.
Bu çerçevede, Irak’ta seçim yasasıyla ilgili yaşanan siyasi tartışmaların gölgesinde, yeni gelişmeler de su yüzüne çıkmaktadır. Başlangıçta, Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi, Kerkük’ü de kapsayan bir seçim yasasının geçmesi için yoğun lobi ve çalışmalarda bulundukları bilinmektedir; ancak Kürtlerin seçim yasası konusunda yaptıkları hesap çarşıya uymayınca, Ocak 2010’da Irak’ta genel seçimlerin yapılması konusunda geri adım atmakla beraber boykot etme tehditleri de gelmeye başladı. Öte yandan Irak’taki Amerikan güçleri Komutanı General Ray Odierno’nun yaptığı açıklamada, Irak’ta genel seçimlerden önce saldırıların artma ihtimalinin yüksek olduğu uyarısında bulundu.(
Tıkla-2) Odierno, Irak’taki güvenlik sorunları konusunda endişeli olduklarını belirtti. Bu nedenle Haşimi’nin seçim yasasının birinci maddesini veto etmesi Amerikan yönetimini de kaygılandırıyor. Bu tür kaygıların Amerikan yönetimi tarafından dile getirilmesinin iki temel nedeni olduğu söylenebilir; Bunlarda birincisi, geçtiğimiz 8 Kasım’da Irak seçim yasası mecliste oylanırken, ABD’nin Irak Büyükelçisi Christopher Hill’in, diplomatik nezaketi bir tarafa bırakarak “Yukarı çıkın ve oy kullanın” diye bağırmasının ardından seçim yasasının geçmesidir. ABD yönetiminin Ocak 2010’da yapılacak genel seçimleri ile ilgili Irak için hiçbir plan ya da yeni bir strateji oluşturmadan 2005’teki seçimler gibi Iraklı vekillere seçim yasasını dayatması, kendine pahalıya mal olacağını anlamış durumda. Bir diğeri ise Afganistan başkanlık seçimlerinde yaşadığı zorlukların iki mislisini Irak’ta yaşacağını fark etti. Bu yüzden ABD’li komutan tedirginlik yaşamaktadır. Bütün bu sebepler değerlendirildiğinde, Irak’ta seçim tarihi yaklaştıkça hem ABD’liler hem de Iraklılar açısından oldukça zor ve dikenli bir yola girildiği sinyalleri verilmektedir.
Sonuç olarak, Irak’ta Şiilere karşı bir Kürt-Sünni ittifakı ve birleşmesi meydana gelirse, bu durum Irak için ciddi anlamda iç çatışma ve tehlike demektir. Çünkü ABD’nin işgalinden sonra etnik ve mezhepsel çatışmaların yaşanmasına rağmen Irak’ta, Kürt-Arap ve Şii-Sünni arasında az da olsa bir denge sağlanabilirdi. Ancak Kürt-Sünni ittifakının veya birleşmesinin Iraklılar açısından korkunç sonuçları beraberinde getirebilir. Amerikalı komutanın da üstü kapalı olarak dile getirdiği tehlikenin bu olabilir. Bu nedenle Irak’taki seçim tartışmaları böyle sürerse, önümüzdeki günlerde seçim yasasının tüm Iraklılarca kabul gören yeni bir yasanın yazılmasını uygun kılan bir durumu gerektirebilir.
(Ali Semin, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)