Kıbrıs Sorunu Yeniden
İç ve dış politikada birçok konu, alan ve bölgede bir açılım politikası yürüten Türkiye özellikle Avrupa Birliği (AB) tarafından merakla ve heyecanla takip edilen bir ülke konumuna geldi. Bugüne kadar Türkiye’nin başlattığı tüm açılımlar AB ve Avrupa medyası tarafından olumlu bir şekilde algılanmıştır. Yani Türkiye, AB tarafından övgülü sözlerle karşılandı. 2009 yılının sonuna yaklaşırken AB yetkilileri Türkiye’nin atacağı yeni açılım politikalarını merakla beklemektedirler. Bunların başında Kıbrıs konusu gelmektedir. AB ve üye ülkeler Türkiye’nin Kıbrıs konusunda yıl sonuna kadar atacağı adımları merak etmektedir. Bilindiği üzere Kıbrıs sorunu Türkiye’nin AB müzakere süreci ile bağlantılı. Avrupa Birliği Konseyi Aralık 2006’da aldığı karar doğrultusunda Türkiye’nin 2004 yılı itibariyle AB üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik kısıtlamaları ilgilendiren politika alanlarını içeren sekiz fasılda müzakerelerin açılmamasına ve Türkiye’nin Ankara Anlaşması Ek Protokolü’nün tümüyle uygulandığının Avrupa Birliği Komisyonu tarafından teyit edilmesine kadar açılan hiçbir fasılın da geçici olarak kapatılmamasına karar vermiştir. (Tıkla – 1)
Kıbrıs konusu şu günlerde yeniden yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. İsveç’in Lefkoşa Büyükelçisi İngemar Lindahl Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olabilmesi için Kıbrıs’la ilişkilerini normalleştirmesi gerektiğini vurgularken Brüksel’in Türkiye ile müzakere sürecinin kesilmesinin istemediklerini zira bu reformların ve Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesi isteğinin sonu olacağını ifade etmektedir. (Tıkla – 2)
Türkiye Kıbrıs politikasını net olarak ortaya koymaktadır: Türkiye’nin önüne ya Kıbrıs ya Avrupa Birliği alternatifi konursa, Türkiye her zaman tercihini Kıbrıslı Türklerin lehine kullanacağını vurgulamaktadır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti lideri Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun 2010 yılında çözüleceğini inanmaktadır. Talat Rum lideri Dimitris Hristofyas’ı barış görüşmeleri sürecini başlatmaya davet ederek bu görüşmelerin sonucu olarak adanın bir federasyon şemsiyesi altında bir araya getirilmesi ve hem Rum hem de Türk tarafına siyasi eşitlik verilmesini öngören bir taslak plan hazırlanmasını öngörmektedir.
Kıbrıs sorununa bir değişik yaklaşımda İngiltere’den gelmektedir. İngiltere hükümeti Kıbrıs’a yönelik kapsamlı bir çözüm bulunduğu takdirde adadaki üs topraklarının yarısına yakınını geri vereceğini açıklamıştır. Bu teklif yeni bir teklif olmayarak Annan planı döneminde de ifade edilmişti fakat o zaman da Rum tarafından benimsenmemişti.
Sonuç olarak görünen o ki Kıbrıs sorunu 2010 yılına kadar bir çözüm sürecine girecektir. Bu süreç içinde taraf devletler son kozlarını oynayarak bu süreci en az hasar ile geçirmek isteyeceklerdir.
(Nail Alkan, AB- Balkanlar- Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)