ABD-İsrail ilişkilerinde Yeni Bir Çıbanbaşı
Ortadoğu Barış Süreci görüşmelerini yeniden başlatabilmek amacıyla Barack Obama yönetiminin sürdürdüğü yoğun çabalara rağmen, bir yandan Filistin lideri Mahmud Abbas’ın, görüşmelerin başlayabilmesi için İsrail’in yerleşim merkezleri kurma faaliyetini dondurması ön şartında ısrar etmesi diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 1967 öncesi sınırlara dönmenin, ülkesinin güvenliği açısından, mümkün olamayacağını beyan etmesi üzerine ölü noktada bulunduğu bilinmektedir.
Bu arada Fransa’nın da bu bölgedeki etkin rolünü ispatlayacak istercesine ortaya çıkması ve Nicholas Sarkozy’nin, 11-12 Kasım tarihlerinde, önce Netanyahu sonra Suriye Devlet Başkanı Beşir Esad ile Paris’te görüşmesini izleyen günlerde de herhangi bir gelişme sağlanamaması üzerine, yeni bir durum ile karşı karşıya kalınmıştı.
Filistin başmüzakerecisi, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi’ne müracaat ederek tek taraflı olarak ilan edecekleri bağımsız devletin tanınması için destek isteyeceğini ve bu desteğin Rusya ve diğer ülkelerden de aranacağını açıklamıştı. Bu açıklamaya, halen Asya-Pasifik bölgesinde çeşitli ülkelere ziyaretlerde bulunan Barack Obama ve yönetimi henüz bir tepki vermemiş iken, bu kez İsrail makamları Doğu Kudüs’te 900 adet ilave yerleşim birimi kurulması için izin verdiklerini açıklamış, böylece, zaten büyük zorluklarla karşı karşıya bulunan barış sürecini daha da zora sokacak bir durum yaratmıştır.
Bu son gelişmeye karşı Amerikan Dışişleri Bakanlığı basın sözcüsü Ian Keller basın mensupları ile yaptığı günlük toplantı sırasında, Amerikan hükümetinin, yerleşim merkezleri çalışmalarının genelde karşısında olduğunu ve bu kez İsrail hükümetince verilen bu kararı da hiç desteklemediklerini ve bundan endişe duyduklarını ifade etmiştir.
Obama’nın bizzat sorumluluk alarak başlattığı ve Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesine ilişkin nedenler arasında zikredilen barış girişimlerinden birini bu şekilde akamete uğratacak İsrail hükümeti kararı sonrası, zaten oldukça gergin aşamalardan geçen, ABD-İsrail ilişkilerinde, yeni bir gerginlik unsuru ile karşı karşıya kalınması beklenir.
(Büyükelçi(E) Nüzhet Kandemir, ABD Masası)