Barış Sürecine İsrail Darbesi
İşgal altında bulunan Doğu Kudüs topraklarındaki bir Yahudi yerleşim merkezinde, 900 ek konut inşasına verdiği onay ile İsrail, dünya gündeminde önemli bir yer bulmuştur. İsrail Planlama ve İnşa Komitesi'nin kararına göre, 1967 savaşı sırasında İsrail'in ilhak ettiği ve Kudüs belediyesi sınırlarına dahil ettiği Gilo yerleşim merkezinin genişlemesi öngörülmektedir. Kararı, Gilo yerleşim merkezinin genişletilmemesi konusunda daha önce İsrail'i uyaran ABD sert bir dille eleştirmektedir. İsrail'in Kudüs'teki Filistinlileri zorla tahliye etme ve evlerini yıkma politikalarına ABD’nin karşı olduğunu dile getiren Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs, kararı, İsrail ile Filistinliler arasındaki barış müzakerelerinin yeniden başlaması çabalarına, büyük bir darbe vuracağı şeklinde değerlendirmektedir. (Tıkla-1)
Uluslararası toplum, ABD liderliğinde yürütülen barış sürecini, Ortadoğu’nun kemikleşen sorununa çözüm arayışında umut vadeden bir gelişme olarak değerlendirmişti. Ancak İsrail’in işgal altındaki topraklarda yerleşim birimi inşasına devam etmesi, büyük bir hayal kırıklığı yaratarak barış çabalarını sekteye uğratmıştır. Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas, geçen yıl askıya alınan Ortadoğu barış görüşmelerine devam edilebilmesi için, İsrail’in yerleşim birimi inşaatlarını mutlaka durdurması gerektiğini ifade etmiş ve bu konuda uluslararası toplumun İsrail’e baskı yapması gerektiğinin altını çizmiştir. Dün Fox televizyonuna demeç veren Başkan Obama da, yeni konutların, İsrail’in güvenliğini artırmayacağı gibi barış sürecini baltalayacağını ifade etmiştir.
Uluslararası hukuk, İsrail'in işgali altındaki topraklarda inşa edilen yerleşim merkezlerinin yasadışı olduğunu kabul etmektedir. Bu husus, Yahudi yerleşim birimleri konusundaki ABD politikasının çerçevesini belirlemektedir. Bu bağlamda, barış sürecine vurgu yapan ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell, Tel Aviv yönetiminden Gilo'daki yerleşim birimi inşasını durdurmasını talep etmiştir. Ancak İsrail Ordu Radyosu'na göre İsrail Başbakanı Netanyahu, Kudüs'ün bir parçası olarak nitelediği Gilo'yla ilgili işlemler konusunda hükümetin tasarrufta bulunmasına gerek olmadığını söyleyerek bu talebi reddetmiştir. (Tıkla-2) Kudüs Belediye Başkanı Nir Barkat, BBC’ye yaptığı açıklamada, yeni inşa edilen yerleşim merkezlerinden Yahudiler kadar Müslümanların da, istedikleri takdirde, yararlanabileceklerinin altını çizerek, bu konuda ABD’nin taleplerine karşı olduklarını ifade etmiştir. (Tıkla-3) Bu açıklamaların, uluslararası kamuoyunu ya da Filistin’i ikna edici nitelikten uzak olduğu söylenebilir. Zira, Filistin yönetimi, yerleşim merkezlerinin inşası durmadığı sürece, barış süreci müzakerelerine dönmeyeceğini ifade etmiş ve yaşanan son gelişmeleri İsrail'in barışa hazır olmadığının bir kanıtı olarak değerlendirmiştir. Filistin böylece, ABD liderliğinde yürütülen barış süreci çabalarının sonuç vermemesinden duyduğu rahatsızlığı ortaya koymaktadır. İsrail’in bu kararı, Doğu Kudüs'ün başkent olduğu, bağımsız bir devlet fikrinde Filistin’i daha ısrarcı yaparken, zaten gergin olan ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir kriz yaratacağı öngörülebilir.
(Özgün Arslan, ABD Masası, Asistan)