El-Hekim’in Ziyareti ve Türkmenlerin Beklentileri
Irak'ın, önde gelen Şii liderlerinden Irak İslami Yüksek Konseyi (IİYK) Başkanı Abdülaziz El-Hekim tedavi gördüğü Tahran’da 26 Ağustos’ta hayatını kaybetmesinin ardından oğlu Ammar El-Hekim parti yöneticileri tarafından başkan olarak babasının yerine seçilmiştir. Mart 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra, Irak İslami Yüksek Konseyi’nin Irak’ın siyasi sahasında önemli konumda olduğu bilinmektedir. 17 Kasım’da Ürdün'ün Başkenti Amman'dan İstanbul'a gelen IİYK Başkanı Ammar El-Hekim basın mensuplarına yaptığı konuşmada, Türkiye-Irak ilişkilerine değinerek, Kerkük ve Türkmenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. El-Hekim, Irak'ın sorunlarının ülke içinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Her ne kadar görüş ayrılıkları olsa da peş peşe ulusal uzlaşı peşinden koştuklarını dile getirdi. Ayrıca, El-Hekim, Türkmenler şüphesiz Irak'ın temel unsurlardan birini teşkil ettiğine vurgu yaparak, onlara olumlu ve saygılı bir gözle baktıklarını belirtti. Irak'taki diğer grupların haklarını nasıl savunuyorsak, aynı şekilde Türkmenlerin de haklarını savunacaklarına dair kesin bir karar aldıkları" şeklinde konuştu. Kerkük konusuna gelince, bir gazetecinin Kerkük'ün durumu hakkındaki soru sorması üzerine El Hekim, Kerkük'ün "Küçük bir Irak" olduğunu belirterek, Kerkük'teki tüm kesimler barış içinde yaşayana kadar çaba harcayacaklarını kaydetti.(Tıkla-1)
Ancak, 29 Ekim 2009 tarihinde El-Hekim’in Kerkük Sorununa ilişkin Washington Post gazetesine verdiği mülakatta, Kerkük’ün demografik yapısının Kürtler tarafından değiştirildiğine yönelik Türkmenler ve Arapların tutumunu abartılı bulduğunu söylemişti. El-Hekim, Türkmenlerin ve Arapların bu tür tavır sergilemesini, Kürtlerin Kerkük’te elde ettiği kazanımları elde etmeye çalıştıklarını ileri sürmüştü. El-Hekim’in sözkonusu açıklamaları, Türkmenler arasında olumsuz yankı bulmuştu.(Tıkla-2)
Bütün bu gelişmeler doğrultusunda El-Hekim’in Türkiye’yi ziyareti değerlendirildiğinde, ilk önce şu hususlar dikkat etmek gerekir;
- Irak’ın siyasi sahasında etkin bir tabana sahip olmasına rağmen, bugüne değin hem parti hem de kişisel olarak, Türkmen siyasi kuruluşlarına karşı herhangi bir siyasi destekte bulunmadığı söylenebilir. Hatta ve hatta Kerkük konusunda Kürtlerle aynı safta yer aldığı da söylenebilir.
- Parti olarak El-Hekim, Irak’ın güneyinde bir Federe Şii devleti kurmak isteği bilinmektedir. Bu nedenle, Irak’ın geleceğini ilgilendiren hassas konularda, Kürtlerle hep ittifak içinde olması da dikkatlerden kaçmamıştır.
3. Riyaz Sarıkahya’nin lideri olduğu Türkmeneli Partisi Ocak ayında Irak genel seçimlerine, Irak İslami Yüksek Konseyi liderliğini oluşturan ve 24 Ağustos’ta ilan edilen “Irak Ulusal İttifakı” listesinde katılmıştır. Bu bakımdan önümüzdeki Irak genel seçimlerinde Irak’ın siyasi sahnesinde El-Hekim’ın Türkmenlere nasıl bir katkısı olacağı merak konusudur.
Sonuç olarak, Ammar El-Hekim’in Türkiye’ye ziyareti, Irak’ta yaşanan seçim tartışmalarına denk gelmesi dikkat çekmektedir. Irak’ta, kurulmaya çalışılan yeni dengelerin, bir Kürt-Sünni ittifakına doğru gidebilir. Bu durumun Irak’taki etnik ve mezhepsel çatışma tehdidini yeniden canlandıracaktır. Bu nedenle El-Hekim’in, Türkiye’yi ziyaret etmesinin temel nedenlerinden biri de, Türkiye’nin Iraklı Sünniler üzerindeki etkisini artırıp Irak’taki mezhepsel çatışmaların önüne geçmesi için girişimlerde bulunmasını olabilir. Ayrıca bu ziyaretin, Türkmenler açısından oldukça önem arz etmektedir. Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyine açılmasıyla birlikte, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Erbil’i ziyareti sırasında, Türkmenlerin Irak’taki siyasi durumuna özel olarak değinilmemesi Türkmenlerin şikayetlerinin yükselmesine sebep olmuştu. Türkiye’nin son dönemlerde “Irak Politikası” Irak’ın tüm kesimiyle ilişki kurmak olduğu nedeniyle Türkmenlerin arka planda tutulduğu izlenimini vermektedir. Bu nedenle El-Hekim’in Irak’ta etkili konumunu göz önünde bulundurursak, Türkmenlere ve Kerkük konusuna destek vermesi için Türkiye özel olarak çaba göstermelidir. Türkiye, Irak’taki rolünü artırmak istiyorsa, Türkmenler ve Kerkük konusunu her mahfilde gündeminde tutması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye, Irak’ta dengeli ve etkili bir Irak politikası uygularsa, önümüzdeki süreçte Türkmenlerin Irak siyasetindeki belirsiz konumları daha belirgin hale gelebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 18 Kasım 2009)