26. Yılında Çözümsüz Ada
Kuruluşunun 26.yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) varlığını devam ettirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyor. Esasen 1963 yılında şekillenmeye başlayan, 1974 yılında daha düzenli bir boyut kazanan, 1975’te kurulan Federe Devlet sonrasında tam anlamıyla oluşan KKTC, Türkiye’nin ‘ayrılmaz parçası’ olma konumunu sürdürüyor.
Türkiye ile KKTC ile ilişkileri Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde daha çok ön plana çıkıyor. AB’nin iki üyesi İngiltere ve Yunanistan ile birlikte Ada’daki garantör devletlerden biri olan Türkiye gerek proaktif dış politikası bağlamında gerekse AB politikası çerçevesinde Kıbrıs’taki gelişmelere önem veriyor. Ancak Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’nin önüne çıkan en önemli problemlerden birini de maalesef Ada ile ilgili konular oluşturuyor.
Güney kısmının Avrupa Birliği’ne dahil olduğu Ada’da siyasi parçalanmışlığın giderilmesi yönünde atılan adımlar sonuçsuz kalıyor. BM’nin girişimiyle 2004’te hazırlanan Annan Planı, 1963 tarihli Ankara Antlaşması’nın genişletilen Ek Protokolü bağlamında limanların ve hava sahalarının Rum kesimine açılması ve KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması gibi başlıklar Ada’yı sürekli olarak uluslararası arenaya taşıyor. Annan Planı’na Rum Kesimi’nin ‘hayır’ demesi ile gerçekleştirilemeyen birleşme kısa vadede kalıcı ve adil bir çözüme ulaşamayacak gibi gözüküyor. 29 Temmuz 2005 tarihinde Türkiye’nin Ankara Antlaşması’nı Avrupa Birliği üyesi olan Rum Kesimi de dahil 10 ülkeyi kapsayacak şekilde genişleten Ek Protokolü imzalaması ilişkilerde önemli bir noktayı oluşturuyor. Türkiye aynı gün yapmış olduğu bir açıklama ile Rum Kesimi’nin tüm Kıbrıs’ı temsil etmesini tanımadığını belirtmiş olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımadığına dair yaptığı söylemin geçersizliğini deyim yerindeyse bir uyarı ile belirtmesi Kıbrıs konusunun Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerindeki önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
2009 İlerleme Raporu’nda da belirtildiği üzere AB Komisyonu BM gözetiminde gerçekleşen Kıbrıs Rum ve Türk toplumlarının liderleri arasındaki kapsamlı müzakerelere yönelik desteğini sürdürüyor. Bunun yanında Türkiye’den devam eden görüşmelere ‘aktif destek’ vermesi ve ‘uygulanabilir adımlarla’ bu sürece katkı sağlaması bekleniyor. Bu bağlamda Türkiye’nin Ek Protokol’den kaynaklanan askıya aldığı sorumlulukları ile ilgili olarak, 2009 yılı son tarih olacak gibi gözükmüyor. 19 Aralık’ta gerçekleşecek Zirve toplantısında konu ile ilgili olarak daha net sonuçların çıkacağı tahmin ediliyor.
26. Kuruluş yıldönümü kutlamalarında süregelen bu sorunlara değinen KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kuruluş bildirgesinde belirtildiği üzere KKTC’nin ilanının “iki eşit halk arasında ortaklığın bir federasyon çatısı altında yeniden kurulmasını engellemeyeceğini” bir kez daha vurgulamıştır. (Tıkla–1) Türk tarafının Ada’da kalıcı bir barış ve çözümden yana olduğunu belirten Talat, bu konuda Rum Kesimi’nin de çaba göstermesi gerektiğini belirtmiştir.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde Kıbrıs’ın oynadığı rol göz ardı edilemeyecek boyuttadır. Öyle ki bu süreçte Rum Kesimi’ne uygulanan engellemeler kalkmadıkça Türkiye’nin müzakere sürecinde müktesebatları tam olarak yerine getirmiş sayılmayacağı ifadesi bu durumun bir ispatı olarak yorumlanabilir. Türk tarafı Ada’da kalıcı barış ve çözümden yana olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Bu yönde adımlar atıyor. Ancak bu girişimlere yönelik Rum Kesimi’nden herhangi bir karşılık ya da destek alınamıyor. Son olarak bir uzlaşma olması durumunda İngiltere’nin kendi üslerinden bir kısım toprağı geri vereceği açıklaması bile Rumları kızdırıyor. Çözüm için kendilerinin değil, Türkiye’nin baskı altında tutulması gerektiğini savunan Rumların davranışları bir süre daha Türkiye - Avrupa Birliği bağlamında ilişkilerde önemli sorunlar çıkaracak gibi gözüküyor. Şimdi gözler 19 Aralık’ta gerçekleştirilecek Zirve’de. Bakalım bu zirvede sorunların çözümüne yönelik bir adım atılacak mı yoksa Kıbrıs bir süre daha ‘çözümsüz ada’ konumunda kalacak mı?
(Aydan ÖZEN, Avrupa Birliği – Balkanlar Masası, Asistan)