Ortadoğu Barış Sürecinde Son Durum
Ortadoğu barış sürecine ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılabilmesi için Obama Yönetimi tarafından sürdürülen ısrarlı girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, daha önceleri oynamaya çalışıp başarılı olamadığı ‘arabuluculuk’ rolünü tekrar sergileme çabası içine girdi.
Sarkozy önce Washington’dan Paris’e gelen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ardından da Paris’e davet ettiği Suriye Cumhurbaşkanı Beşar El Esad ile uzun ve gösterişli görüşmeler yaptı.
Netanyahu, Sarkozy ile görüşmesinde, Mahmud Abbas’dan ziyade Beşar El Esad’la görüşmek konusunda çok ilgili ve hazır bir görüntü sergiledi. Bu arada Abbas ise görüşmelerin başlayabilmesi için İsrail’in Gazze Şeridi ve Batı Yakası’ndaki yerleşim çalışmalarını askıya alması ön şartından vazgeçmemiştir. Beşar El Esad ise Netanyahu’yu kelimeler üzerinde oyun oynamakla suçlarken “şayet İsrail ilgili ise Türkiye arabulucu rolü oynamaya hazırdır, uzmanlar heyetini Türkiye’ye gönderebilir, biz de uzmanlarımızı göndeririz ve o zaman müzakere konusunda gerçekten samimi olup olmadıkları ortaya çıkar” demiştir.
Filistin-İsrail görüşmelerinin ölü noktada olduğu bir sırada, Beşar El Esad’ın böyle bir müzakereye başlaması; ortaya çıkacak siyasi getirileri İsrail’e ikram etme gibi bir niyette olmadığı anlamına gelmektedir.
Diğer yandan Sarkozy “Akdeniz için birlik projesi” çerçevesinde bir müzakere sürecinin başlatılması önerisini de ortaya attı. Sarkozy Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ile görüşerek Akdeniz için birlik bağlamında Moskova’da bir zirve toplantısı düzenlenmesini ve bu toplantıya Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban-ki Moon ve özellikle Barack Obama’nın katılmalarını da önermektedir.
Sarkozy, ayrıca Paris’te uluslararası bir barış konferansı düzenlenebileceğini ve bu konferansa Suriye Cumhurbaşkanı ve Filistin Başkanı’nın yanı sıra Ürdün Kralı, Mısır ve Lübnan cumhurbaşkanlarının ile ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Birleşmiş Milletler dörtlüsü temsilcilerinin de katılabileceğini söyledi.
Netanyahu ve Abbas, Sarkozy’den gelen bu önerilere hemen karşı çıkmadı. Ancak Obama Yönetiminin pozisyonu netlik kazanmış değildir.
Bu arada, Filistin Yönetiminin tutumunda önemli bir değişiklik olmuş ve Filistin baş müzakerecisi, yaptığı bir açıklama ile BM Güvenlik Konseyi’ne mürecaat ederek bağımsız bir Filistin devletinin tek taraflı olarak ilan edilmesi hususunda destek istemeye karar verdiklerini açıklamıştır. Bu yeni devletin başkenti Kudüs, sınırları ise 1967 İsrail işgali öncesindeki gibi olacaktır. Baş müzakereci Saib Erakat, Güvenlik Konseyi yanı sıra AB, Rusya ve diğer ülkelerin de desteğini talep edeceklerini bildirdi.
Filistin’in tek taraflı aldığı bu karar İsrail’i de harekete geçirdi ve Filistin açıklamalarını İsrailli Bakanların barış görüşmelerinin tüm yollarının kapanması bir yana Filistin kontrolüne bırakılan topraklar üzerinde de İsrail’in kendi kontrolünü yeniden kurma yoluna gideceği şeklinde beyanları takip etti.
Sonuç olarak Ortadoğu’da durum, biraz daha karmaşık ve içinden çıkılması zor bir görünüm almış bulunmaktadır.
(H. Gülin Koçak, ABD Masası, Asistan)