ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Dalay Lama ve Çin-Hindistan Gerginliği

16.11.2009 12:03:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hindistan öteden beri Çin’i bir tehdit unsuru olarak algılamaktadır. 1962 yılındaki sınır çatışmasından sonra, Çin’in Keşmir sorunu üzerindeki tutumu, Pakistan’ı desteklemesi ve kuzey sınırında kendisine yönelik bir tehdit gücü oluşturması Hindistan’da Çin’e yönelik ulusal güvenlik kaygılarını arttırmıştır.

 

Tibetlilerin ruhani lideri Dalay Lama Japonya ziyaretinden sonra 8 Kasım’da Hindistan’ın Arunachal Pradesh yönetim bölgesinin Budist merkezi olan Tawang’i ziyaret etmiştir. Bu ziyaret Dalay Lama’nın bölgeye yaptığı beşinci ziyaret olmuştur. Hindistan Hükümeti Dalay Lama’nın ziyareti için yoğun güvenlik sağlamış ve Dalay Lama için helikopter sağlamıştır. Hindistan ordusu Çin’in herhangi bir olumsuz hareketine karşı BrahMos süpersonik cruise füzesini de bölgede konuşlandırmıştır. Tarihte Tibet’in içerisinde yer alan ve Çin tarafından Güney Tibet olarak adlandırılan söz konusu bölge, aynı zamanda Çin ile Hindistan arasındaki sınır anlaşmazlıklarının var olduğu bir yerdir. Himalaya dağlarının güney eteğinde olan Tawang bölgesine -dondurucu soğuğa rağmen- beş günlük ziyaret için gelen Dalay Lama on binlerce seveni tarafından karşılanmıştır. Pekin Hükümeti ise bu ziyaretin Çin’in toprak bütünlüğünü zayıflattığını öne sürmüş ve Dalay Lama’yı Çin’in Hindistan’la ilişkilerini bozmakla da suçlamıştır. Dalay Lama ise ziyaretinin sadece dini amaçla yapıldığını açıklamıştır. Pekin Hükümeti aynı zamanda Dalay Lama’nın Çin karşıtı ve ayrılıkçı tutumunu bir kez daha sergileyeceğini ifade etmiş ve Dalay Lama’yı Tibet’te bağımsızlık ilan etmeye çalışmakla suçlamıştır.
 
Hindistan ile Çin arasındaki sınır tartışmasının ortasında bulunan Tawang, Çin’in üzerinde hak iddia ettiği Arunachal Pradesh’te bulunmaktadır. Arunachal Pradesh bölgesi İsviçre’nin iki katı büyüklükte olup Çin’in kalabalık eyeletlerinden biri olan Jiang-su eyaletinin yüz ölçümü ile aynıdır. Çin’in hak iddia ettiği 90 bin kilometrekarelik toprağının büyük bir kısmı Arunachal Pradesh bölgesindedir ve verimli bir toprak olarak 7 milyon nüfusu barındırabilmektedir. Seçim nedeniyle Hindistan Başbakanı Manmohan Singh geçen haftada Arunachal Pradesh bölgesini ziyaret etmiş ve bu ziyaret de Çin’in tepkisini çekmiştir. Pekin hükümeti, Başbakanı Singh’in ziyaretinden “ciddi hoşnutsuzluk” duyduğunu ifade etmiştir. Hindistan Hükümeti bu yılın Haziran ayında Arunachal Pradesh bölgesine askerî gücü arttırmış ve 60 bin askerî konuşlandırmıştır. Bölgede yeni havaalanı inşa edilecektir ve insansız uçaklarla bölgeyi gözetim altına alınacaktır. Ayrıca Hindistan Hükümeti Çinli işçileri Hindistan’a girişini zorlaştıran vize uygulamayı da başlatmıştır. Hindistan’da yaşanan bu gelişmeler Çin Hükümeti’nin dikkatini çekmiş ve karşı diplomasi tedbirleri alınmaya başlanmıştır.
 
Bazı Çinli uzmanlar Dalay Lama’nın Tawang ziyaretinin Hindistan tarafından teşvik edildiğini, bazıları ise ABD’nin desteklediğini iddia etmektedir. Dalay Lama 30 Ekim-7 Kasım’da Japonya’yı ziyaret etmiş ve Güney Tibet bölgesinin Hindistan toprağı olduğunu ifade etmiştir. Çinli uzmanlara göre, Dalay Lama’nın bu ifadesi, Hindistan’ın Pekin Hükümeti’nin etnik ve dinî açından ihtilaflı topraklarına çözüm getirmesini engellemek amacı taşımaktadır. Ayrıca bölgeye yaptığı ziyaretten yükselecek gerginlikten istifade ederek Çin Hükümeti’ni Hindistan’ın arzu ettiği şekilde bir çözüme yönlendirme niyeti yatmaktadır. Çin internet sayfalarında da Dalay Lama’yı vatan haini olarak itham etmektedir. Bütün bu gelişmelerle birlikte Çin basınında ikili ilişkilerinde gerginlik yaşandığı şeklinde çeşitli haberler yoğun bir şekilde yer almaya başlamıştır. İki ülke dışişleri bakanı düzeyinde karşılıklı suçlama ile birlikte durumu yumuşatma arayışı içine de girmişlerdir. Çin basınında bazı kalemler iki ülke arasındaki ihtilaflı bölge sorunu nedeniyle 1962’da yaşandığı gibi sınır bölge çatışmaların çıkabileceğini ileri sürmüşlerdir.
 
Hindistan öteden beri Çin’i bir tehdit unsuru olarak algılamaktadır. 1962 yılındaki sınır çatışmasından sonra, Çin’in Keşmir sorunu üzerindeki tutumu, Pakistan’ı desteklemesi ve kuzey sınırında kendisine yönelik bir tehdit gücü oluşturması Hindistan’da Çin’e yönelik ulusal güvenlik kaygılarını arttırmıştır. Hindistan Çin’e karşı uçak ve tank üretimini hızlandırmış, nükleer silah ve füze üretimini de ulusal güvenlik hedefleri arasına koymuştur. 2000 yılından sonra Hindistan-Çin ilişkileri normale dönmeye başlamış ancak karşılıklı çıkar çatışmaları da zaman zaman yaşanmıştır. Son yıllarda Çin’in Tibet’e demiryolu inşa etmesi, Çin Ordusu’nun bölgeye yönelik lojistik projeleri, Sri Lanka Ordusu’na Tamil Kaplanları’na yönelik operasyonlarında yardım etmesi, Çin Deniz Kuvvetleri’nin deniz korsanlarına karşı Hint Okyanusu’nda konuşlanması ve Çin’in Pakistan ile Myanmar’da askerî liman inşa etmesi gibi çeşitli faaliyetleri Hindistan’ın ulusal güvenlik kaygısını daha da arttırmıştır.
 
(Dr. Erkin Ekrem, Asya-Pasifik Masası, Kıdemli Araştırmacı)

 




ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya