|
Mozambik’te Tartışmalı Seçim Sonuçları
16.11.2009 11:57:00
Mozambik Ulusal Direniş Hareketi 28 Ekim seçimlerinden zaferle çıkarken, seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla muhalefet, sonuçlara itiraz etmektedir.
Mozambik’te Tartışmalı Seçim Sonuçları
Mozambik’te başkanlık ve parlamento seçimlerinin sonuçlanması, tartışmaları da beraberinde getirmiştir. 28 Ekim’de yapılan seçimlere, Mozambik Kurtuluş Cephesi(Frelimo) lideri Armando Guebuza ile Mozambik Ulusal Direniş Hareketi(Renamo) lideri Afonso Dhlakama arasındaki rekabet damgasını vurmuştu. Hafta başında açıklanan resmi verilere göre, mevcut devlet başkanı Guebuza oyların yüzde 75’ini alarak 5 yıl daha başkanlık koltuğunu garantilerken, partisi Frelimo 191 milletvekiliyle parlamento seçimlerinden bu yıl da galibiyetle çıkmıştır. (Tıkla-1) Ancak seçimlere hile karıştırıldığı iddiaları, Frelimo Patisi’nin zaferine gölge düşürmüştür. Gözlemcilerin engellemelere maruz kaldığı haberleri basına yansırken, Renamo Partisi özellikle bazı bölgelerde mükerrer oy kullanıldığı iddialarını dile getirmiştir. 23 milyonluk Mozambik nüfusunun yaklaşık yüzde 45’inin oy kullanmasına karşın seçim kanallarında bu oranın yüzde 95 olarak verilmesi, şüphelerin artmasına yol açmıştır. Renamo Genel Sekreteri Ussufo Momade geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, seçimlerin yenilenmesine yönelik taleplerinde ısrarcı olacaklarının altını çizmiştir. (Tıkla-2) Bunun yanısıra parlamento seçimlerinden 3.sırada çıkan Mozambik Demokratik Hareket(MDM) Partisi de, oy pusulalarının tahrip edildiğini iddia ederek adil olmayan sonuçlara karşı çıktığını ifade etmiştir.
Mozambik ilk kez 1994’te, Renamo ile Frelimo arasında 16 yıllık iç savaşı bitiren anayasa gereğince, çok partili seçimler ile tanışmıştır. Öncesinde ise eşitlik talepleriyle Portekiz sömürge idaresine karşı gerilla savaşı başlatan ve ülkenin 1975’te bağımsızlığa kavuşmasında büyük rol oynayan Frelimo, yaklaşık 20 yıllık dönemde oldukça etkili olmuştur. Bağımsızlığın ardından Mozambik tarihine, komşu ülkelerdeki beyaz iktidarlar ve ırkçı rejimlerin kışkırtmasıyla başlayan bir iç savaş ve istikrarsız yapının körüklediği ekonomik darboğaz damgasını vurmuştur. İç savaş yılları boyunca, devlet kırsal alanlarda kontrolü sağlayamamış ve merkezi yönetimin otoritesi başkent Maputo dışında tamamen zayıflamıştır. Büyük ölçüde bunun sonucu olarak çok sayıda Mozambikli komşu ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. Frelimo ve Renamo arasında 1980’lerde başlayan barış görüşmeleri, ülkenin istikrara kavuşması sürecinde önemli bir adım olarak görülmüştür. 1990'da yürürlüğe giren, çok partili siyasi sistemi, seçimlerin özgür bir ortamda yapılmasını ve pazar ekonomisini öngören yeni anayasa ülkeyi büyük ölçüde rahatlatmış ve iç savaş, 1992'de son bulmuştur. 1994'de, yeni anayasa uyarınca yapılan ilk genel seçimler sonucu oluşan parlamentoda Frelimo 129 sandalye ile temsil edilirken, Renamo 112 sandalye kazanmıştır. 2004'de yapılan son genel seçimlerde ise Frelimo, parlamentodaki sandalye sayısını 160’a çıkarmıştır. (Tıkla-3)
Mozambik her ne kadar 1990 anayasası ile çok partili demokratik bir yapıya kavuşmuş gibi gözükse de, halkın büyük çoğunluğu, ülkede demokrasinin gerçekte var olmadığını düşünmektedir. Başkent Eduardo Mondlane Üniversitesi’nde siyaset bilimci Joao Pereira’nın, ‘işsizliğin çok yüksek olduğu ülkede, siyasi kariyerin hayatta kalmak için iyi bir yol olarak görüldüğü’(Tıkla-4) şeklindeki yorumları da, politikacıların halka daha iyi hizmet etmekle ilgilenmek yerine, seçimleri pastadan pay kapma yarışında bir araç olarak kullandıkları şüphesini doğrular niteliktedir. Tartışmalı seçim sonuçları, Mozambik demokrasisi konusundaki endişelerin artmasına yol açmaktadır. Ana muhalefet partisi Renamo’nun seçimlerin yenilenmesine yönelik taleplerini, oy sayma sürecindeki yanlışlara dikkat çeken MDM Partisi destekliyor olsa da, ülkenin demokrasi tarihi göz önüne alındığında, itirazların sonuçlar üzerinde ciddi bir etki doğuramayacağı değerlendirilebilir.
(Özgün Arslan, Afrika-Ortadoğu Masası, Asistan)
|