ABD’li Heyetin Sudan Ziyareti
Sudan Devlet Başkanı El Beşir'in uluslararası konferans programı kapsamında Türkiye’ye gelmesini dış politika malzemesi olarak kullanan Batı ülkelerinin, eleştirdikleri konuda bizzat temas kurmaları ilgi çekici bulunuyor. Bu kapsamda, Amerikan teknik heyet, Sudan’da incelemelerde bulunmak üzere başkent Hartum’a gitti. Sözkonusu heyetin, ABD’nin bu ülkeye yapmayı planladığı yardım ve yatırımların zeminini belirlemek, istikrar ve güvenliğin sağlanmasında ve bu ülkeyle gerçekleştirilecek işbirliğinde uygulanacak yol haritasını tespit etmekle görevlendirildiği belirtilmiştir. Teknik heyetin incelemeleri aynı zamanda ABD’nin Sudan Özel Temsilcisi Scott Gration’un, Sudan ziyareti öncesine denk gelmiştir. (
Tıkla-1)
19 Ekim’de ABD’nin yeni Sudan politikasının deklare edilmesiyle, bu konuda üç temel prensip ortaya konmuştu. Buna göre Darfur’da çatışmaların önlenmesi, Kuzey ve Güney Kapsayıcı Barış Anlaşması’nın uygulanması ve Sudan’ın teröristler için bir sığınak olması durumuna son verilmesi kabul edilmiştir. Ayrıca Afrika meselelerindeki uzmanlığıyla tanınan ve askeri geçmişi olan Gration’un geçtiğimiz Mart ayında Sudan özel temsilcisi olması, Obama’nın yeni ekibiyle Afrika ve Sudan sorunlarına müdahil olacağı sinyallerini vermişti. ABD’nin Hartum’da bir diplomatik temsilci bulundurmadığı bu dönemde, Obama’nın Demokrat listesinde bulunan Gration’un, yeni dönemde ikili ilişkilerin tesis edilmesinde başat rol oynayacağı beklenmektedir. Adı geçen teknik heyetin ziyareti sırasında, ABD’nin artık Sudan’da birliği savunacağı ve aynı anda hem merkezi hükümetle hem de Güney Sudan’daki gruplarla görüşme politikasından vazgeçeceği mesajı verilmiştir.
(Tıkla-2) Teknik heyetin incelemelerinden kısa süre sonra Gration’un yapacağı ziyaretin sonuçları bundan sonrası için önem arzetmektedir. Sudan’ın, küresel güçlerin Afrika politikalarında başta gelen gündem maddesi olması ve Çin başta olmak üzere Rusya ve Avrupa Birliği’nin son dönemlerde farklı açılardan da olsa soruna müdahil olması, bu konuyu ABD nezdinde daha önemli hale getirmektedir.
Obama’nın iktidara gelişiyle Sudan’a yönelik politikaların eskisine nazaran daha yumuşak ve teşvik edici olduğu görülmektedir. Fakat ilginç olan nokta, yeni ABD yönetiminin el-Beşir hakkında kesin yargılar dile getirmekten kaçınmasıdır. Bir de son aylarda Darfur ve Güney Sudan sorununun çözümü için yeni politikasını beyan etmesi, bu ülkeyle ilgili olarak Çin ve Rusya’nın artan ilgisine bir tepki olarak yorumlanabilir.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan)