Zimbabve’de Son Bulan Boykot
Mozambik’te, 5 Kasım Perşembe günü gerçekleşen Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) Zirvesi, Zimbabve'de uzun süredir var olan siyasi çekişmenin çözümü sürecinde oldukça önemli bir gelişme olarak görülmektedir. Devlet başkanı Robert Mugabe ile başbakan Morgan Tsvangirai arasında yetki paylaşımı konusunda çıkan anlaşmazlıklar ülkede büyük bir gerginliğe yol açmış ve 16 Ekim’de başbakanın meclisi boykot kararı ile koalisyonun yapısında çözülmelere sebep olmuştur.
(Tıkla-1) Batı’dan ve kıta ülkelerinden gelen soruna yönelik tepkiler üzerine Zimbabve’deki istikrarsızlığın bir an önce son bulmasını isteyen SADC liderleri, dünkü zirvede istikrar için hükümetin dağılmaması konusunda Tsvangirai’yi ikna etmeyi başarmıştır. Tsvangirai, hükümetteki faaliyetlere şimdilik devam edileceğini açıklaması ile boykot son bulmuştur.
(Tıkla-2) Ancak bu kararın 1 ay sonra tekrar gözden geçirileceğinin ifade edilmesi, sorunun tam olarak son bulmadığı, bundan sonraki gelişmelerin cumhurbaşkanı Mugabe ve partisi Zimbabve Afrika Ulusal Birliği (ZANU-PF) ile ilgisinin olduğu görülebilir.
Mugabe ile Tsvangirai arasındaki gerginlikten kaynaklanan sorunların temelini Haziran 2008’de yapılan başkanlık seçimleri oluşturmaktadır. Sancılı bir seçim döneminin ardından ZANU-PF lideri Mugabe, MDC lideri Tsvangirai’yi az bir farkla mağlup ederek başkanlık koltuğunu bir kez daha elinde tutmayı başarabilmişse de, parlamento seçimlerinde meclis çoğunluğunu muhalefet partisi olan MDC’ye kaptırmıştır. Tarafların seçimlere hile karıştırıldığı şeklindeki karşılıklı suçlamaları, zaten ekonomik krizle boğuşan ülkenin siyasi yapısında da büyük hasara neden olmuştur. Tsvangirai ve Mugabe arasındaki rekabet, muhalefetin dış dünyaya çağrısı ve iktidarın İngiltere başta olmak üzere bazı ülkeleri suçlaması nedeniyle uluslararası gündemin de parçası olmuştur. Özellikle dış yardım konusundaki uluslararası baskılar üzerine, ülke ekonomisinin oldukça kötü durumda olmasının da etkisiyle, Mugabe’nin Tsvangirai ile başlattığı müzakereler sonunda iktidar paylaşımı anlaşması imzalanmıştır. Ülkedeki iç çatışmaya son vermek için imzalanan bu anlaşma ile uzun süredir muhalefet lideri olan Tsvangirai, Mugabe başkanlığındaki ulusal birlik hükümetinde başbakan olmuştur. Ülkede siyasi yapıdan kaynaklanan gerginliğe ancak kısa süreliğine ara verilebilmiş ve taraflar arasında merkezi güç paylaşımı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar ile yeni bir hükümet krizi doğmuştur.
SADC liderlerinin girişimleri ile gerçekleşen dünkü zirvede kriz kısmen de olsa çözüme kavuşmuş ve Tsvangirai, yetki paylaşımı konusunda Mugabe’nin sorumluluğunu yerine getirmesi durumunda koalisyonun devam edeceği mesajını vermiştir.
(Tıkla-3) Uluslararası toplumdan gelen baskılar üzerine Mugabe’nin sıkı sıkıya elinde tutmak istediği yetkilerini Tsvangirai ile paylaşmak zorunda kaldığı görülmektedir. Diğer taraftan Tsvangirai’nin, uluslararası baskıları kendi lehine kullanmak suretiyle çözümü ön koşula bağlamasının Mugabe’nin hareket sahasını sınırladığı değerlendirilebilir.
(Özgün Arslan, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 6 Kasım 2009)