İstanbul ISEDAK Toplantısı ve Türkiye
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) bünyesi altında gerçekleştirilen 25. Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi Toplantıları 6-9 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. 44 İslam ülkesinden çok sayıda devlet başkanı ve bakanların yanı sıra, İKÖ Genel Sekreterliği ve bazı uluslararası örgütler de toplantılara katıldı. Farklı oturumlar halinde gerçekleştirilen toplantıların ilk bölümü 5-6 Kasım’da “Yüksek Düzeyli Uzmanlar Toplantısı”yla başlarken, 7 Kasım’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında ekonomi ve ticaretten sorumlu bakanların oluşturduğu “Bakanlar Çalışma” oturumuyla devam etti. 9 Kasım pazartesi günü ise yine Abdullah Gül’ün ve çok sayıda devlet başkanının katılımlarıyla “ISEDAK Ekonomi Zirvesi” ve ardından yayımlanan sonuç bildirisiyle ISEDAK İstanbul toplantıları sona erdi. (Tıkla-1)
Esas olarak üye ülkeler arasında ekonomik entegrasyonun amaçlandığı ISEDAK zirveleri, üye ülkeler arasında çok taraflı ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi ve koordinasyonunu hedeflemektedir. İslam ülkelerinin neredeyse tamamının temsil edildiği görüşmeler, İslam Konferansı’na üye ülkelerin kalkınması hedefine yönelik alınan kapsamlı kararların yanında İslam dünyasının yaşadığı sorunların gündeme getirilmesi bakımından da önem arzetmektedir. Buna göre “9 Kasım 2009 ISEDAK Ekonomi Zirvesi İstanbul Kararları” olarak tarihe geçen kararlar genel olarak; üye ülkeler arasında ekonomik işbirliğinin ve ticaret hacminin arttırılması, Tercihli Ticaret Protokolü ve Menşe Kuralları’nın bütün ülkeler tarafından imzalanması, küresel mali krizin etkilerini yavaşlatmak üzere serbest ticaretin teşvik edilmesi, merkez bankası ve borsalar arasında koordinasyon kurulması, üye ülkelerdeki enerji kaynaklarının etkin kullanımı için yatırımların arttırılması ve açlıkla mücadelede mevcut fonların geliştirilmesi şeklinde sıralanabilir. (
Tıkla-2) Bu kararlar arasında Tercihli Ticaret Protokolü’nün işlevsel hale gelmesi, ISEDAK toplantılarının başlıca gündem maddesini oluşturmuştur. Bilindiği gibi 2005 yılında çerçevesi çizilen gümrük uygulaması, 2007 yılında hukuki metin haline getirilerek kısaca PRETAS adıyla anılmaya başlanmıştır. Ancak uygulanabilmesi için en az on üye ülke tarafından kabul edilmesi gereken Protokol’e, 2009 İstanbul zirvesine kadar dokuz ülke imza koymuştur. Zirve sırasında Bangladeş’in de Protokol’e katılımıyla, “İslam ülkeleri gümrük birliği” olarak anılan PRETAS’ın hayata geçmesi için hiçbir hukuki engel kalmamıştır. (
Tıkla-3)
Sözkonusu gelişmeler İslam Konferansı Örgütü’ne üye ülkeler açısından yeni bir dönemi ifade etmektedir. Şimdiye kadar gerekliliği sorgulanan ve üye devletlere somut bir katkı sağlayamamakla eleştirilen İslam Konferansı, böylece üyeleri için ciddi ekonomik fırsatlar sunmaktadır. Tercihli Ticaret sisteminin uygulanıp orta vadede sağladığı ekonomik kazançların, Konferans’a üye devletlerce de takdir edilip uygulamaya konulması beklenmektedir. Böylece geniş bir coğrafyaya yayılan İslam ülkelerinin, aradaki gümrük engellerinin kaldırılmasıyla ticari potansiyellerinin değerlendirilmesi mümkün olacaktır.
ISEDAK liderler zirvesinin diğer bir yönü, son günlerde çeşitli sebeplerle dünya gündemine oturan sorunların, Müslüman liderlerce ele alınıp müzakere edilmesiyle ilgilidir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ekonomi Zirvesi’nin açılış konuşmasında İslam dünyasıyla birlikte Türk dış politikasının da geçirdiği dönüşümleri ele almıştır. Filistin sorunu, İran ile yürütülen nükleer müzakereler ve Afganistan seçimlerine değinen Gül, Ortadoğu ve Orta Asya’da bulunan Batılı devletlerin mevcut sorunları tek başına çözemeyeceğini ve İslam ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etmiştir. Gül’ün konuşmasını takip eden dakikalarda Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Afganistan’la ilgili olarak Türkiye’nin bir zirve düzenleme teklifinde bulunduğu belirtmiştir. (Tıkla-4) Abdullah Gül ayrıca Türkiye’nin dış politikada kaydettiği ilerlemeler hakkında bilgi vermiş, Ortadoğu ve Afrika’da gerçekleştirilen atılımlarla ilgili olarak İslam ülkelerinden destek istemiştir.
Zirvede Abdullah Gül’den sonra söz alan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, yaptığı konuşmada mevcut küresel mali sistemin adaletsizlikleri beslediğini ve sistemde radikal değişim ihtiyacı hissedildiğini söylemiştir. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ise dünyadaki diğer örneklere bakarak İslam Konferansı’nın yeni açılımlara ihtiyaç duyduğunu ifade etmiştir. Katılımcı ülke liderlerinin hemen hepsi benzer talepleri Zirve sırasında dile getirme şansı yakalamıştır. (Tıkla-5)
Uzun yıllar birbirleriyle her açıdan iletişim kurmakta zorlanan İslam dünyası, ekonomi başta olmak üzere birçok alanda işbirliği imkanlarını genişletmektedir. Türkiye’nin hem İslam Konferansı Örgütü’nün hem de ISEDAK’ın başkanlığını yürüttüğü dönemde kaydedilen pozitif gelişmeler, ülkemizin hanesine artı bir değer olarak yazılacaktır. İslam ülkeleriyle geliştirilen ilişkiler ve bu ülkelerin yaşadığı sorunların çözüm süreci, Türk dış politikasının kazandığı yeni vizyonun önemli bir yönünü teşkil etmektedir. Böylece Türkiye’nin eski coğrafyasına geri dönüşü, ISEDAK türü ekonomik teşebbüsler ile farklı açılar kazanabilecektir.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 11 Kasım 2009)