İstanbul'da Yağma Başladı! Felaket Fırsatçıları İş Başında
İstanbul'daki yoğun yağışın ardından sel suları altında kalan iş yerlerinde, yağma olayları görülmeye başladı. Alınan bilgiye göre, Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir'de yoğun yağışla birlikte su altında kalan iş yerlerinden yağma olayları başladı.
Bazı kişilerin özellikle zücaciye ve beyaz eşya dükkânlarıyla, bu tür eşyaların bulunduğu depolara girerek, porselen tabak, ütü, ısıtıcı ve benzeri ürünleri çaldıkları görüldü.
Bu arada, selin olduğu bölgelere, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ilçe asayiş ekiplerinin yanı sıra, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri de sevk edildi. İkitelli ve Halkalı'da da birçok araç ve işyerinin yağmalandığı öğrenildi.
Ülkemiz doğal afetler açısından fakir bir bölgede yer almamaktadır. On yıl önce meydana gelen deprem, dünyanın en büyük doğal felaketlerinden birisinin Sakarya ve İzmit’de yaşanmasına sebep olmuştur. İlk başlarda ne olup bittiği anlaşılamayan ardından hayatını kaybeden on binlere ve geride kalanlarına uzun süre devletin ulaşamadığı bu ulusal şok hepimizin hafızalarındadır. Dün ve ondan önceki gün Trakya ve İstanbul'da meydana gelen yoğun yağışlar sebebiyle büyük bir sel felaketiyle yüz yüze kaldık. İzlediğimiz görüntüler Uzak Doğu’da sık sık meydana gelen sel felaketlerini bizlere hatırlattı. 10 yıl önceki deprem hadisesiyle şimdi yaşadığımız sel felaketi arasındaki benzerlik, her iki olayda da, bazı kişilerin, insanların mağduriyetlerini ve oluşan otorite boşluğunu fırsat bilip bunun suiistimal etmesidir. Deprem zamanında sadece yaygın eşya yağmalamaları değil çocuk kaçırma ve adam öldürme suçlarının da kaostan yararlanarak işlendiğine dair çeşitli iddialar ortaya çıkmıştır.
Doğal afetlere maruz kalma riski yüksek ülkelerden birisi olan ülkemizde, felaketten hemen sonra devreye sokulması gereken, geçici, fakat etkili güvenlik tedbirlerinin nasıl devreye gireceği, şekli, kimleri kapsayacağı ve süresiyle ilgili kuralların önceden belirlenmiş olması gerekmektedir. Böyle bir durumda, kolluk, kişi güvenliğini ve eşya ya da hassas tesislerin korunması konusunda nasıl hareket etmesi gerektiğini, karşılaşacağı suçluları ne şekilde engelleyeceğini önceden bilmelidir. Bununla birlikte, kolluğun bu tip durumlarda nasıl hareket edeceği üzerinde sosyo-psikolojik faktörlerin de etkisi bulunmaktadır. Bunların da incelenmesi ve doğal afet eylem planlarının bu çerçevede belirlenmesi önem taşımaktadır.
(Ömer ERSOY, Araştırmacı) 10 Eylül 2009
Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=171581&cat=200&dt=2009/09/10