ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Yerel Sorunlara Yerel Çözümler

10.11.2009 12:59:54

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Belediyeler suç önleme politikalarının geliştirilmesi konusunda daha aktif roller oynamalıdır

 YEREL SORUNLARA YEREL ÇÖZÜMLER

İşlenen suç sonrası kamuya veya bireye zarar verilmesi söz konusudur. Diğer bir ifadeyle, vatandaşlar veya kamu, işlenen suçun doğrudan veya dolaylı mağdurudur. Sanık yakalanıp mahkeme sonrası cezaevine gönderildiğinde üretimin dışında kalmaktadır. Yani, kişi üretici durumundan tüketici durumuna düşmektedir. Ayrıca, suçun işlenmesinden suçlunun cezalandırılmasına kadar olan süreç içinde yapılan çalışma ve harcamalar, kullanılan araç gereç ve personel giderlerinin de göz önüne alınması gerekmektedir. Aynı şekilde, suçlunun ailesinin sosyal ve ekonomik yönden zor duruma düşmesi ile birlikte yeni sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu da ülke ekonomisi, huzuru ve istikrarı için önemli bir kayıptır. Dolayısıyla şehirlerde etkin suç önleme politikalarının geliştirilmesi çok ciddi etkileri olan bir durumdur.
 
Suç önleme politikalarının oluşturulmasında kentlerdeki suç sorununun nedenlerinin ve boyutunun çok iyi tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ortaya çıkan risk gruplarına uygun acil, orta ve uzun vadeli programlar geliştirilmelidir. Suçla ilgili riskler iki kısma ayrılabilir: Birincisi, şu anda mevcut olan riskler, ikincisi ise değişen koşullar ve temelde var olan nedenlerden dolayı ileride var olabilecek riskler. Örneğin uyuşturucu bağımlılığının yaygın olması ve suç örgütlerinin varlığı operasyonel yöntemleri de içerecek kapsamlı bir yaklaşımla hemen şekilde ilgilenilmesi gereken hazır ve acil bir risktir. Diğer taraftan, alt yapı, eğitim ve sosyal koşulların yetersiz ve bakımsız olduğu bir yerleşim alanında yetişen çocuklar gelecek için olası bir risktir. Bu yeni yerleşim bölgeleri geliştikçe o yaştaki insanların sayısı da artacak ve bu yerlerin olmaması veya çok sınırlı olması halinde bu gruptaki kişiler istenilmeyen, yasal olmayan yollara daha kolay kayabileceklerdir. Bu nedenle, böyle bir eksikliği tespit etmek ilerideki olası suç riskini önceden görmek demektir. Bu anlamda, gelecekte ortaya çıkabilecek bir sorunu, suç riskini önceden değerlendirmek ve tedbirler almak gerekir.
 
Yerel yönetimlerin gittikçe daha katılımcı, sosyal içerikli projeler ürettiği günümüzde, Belediyeler suç önleme politikalarının geliştirilmesi konusunda daha aktif roller oynamalıdır. Bir il veya yerleşim bölgesindeki sorunun bir başka il veya bölge ile aynı özellikleri taşıması mümkün olmayabilir. Bir il veya bölgede uyuşturucu ekimi çok ciddi bir sorunken başka bir yerde gençlerin gece saatlerinde toplanıp alkol almak suretiyle çevreyi rahatsız etmesi öncelikli bir sorun olabilir. Bu nedenle her ilin veya bölgenin kendi koşulları dikkate alınmak suretiyle suç önleme politikaları belirlenmelidir. Bu işlerin daha sağlıklı ve etkin yapılabilmesi için de merkeziyetçi yaklaşımın ötesine geçerek yerinden yönetim modeline uygun “yerel sorunlara yerel ölçekte çözümler” geliştirilmelidir.
 
HSBC Bankasının reklamlarda kullandığı “Dünyanın Yerel Bankası” konsepti bu anlamda çok büyük bir anlam ifade etmektedir. Özellikle uluslar arası büyük şirketler gittikleri ülkenin sosyo-kültürel, ekonomik, politik ve hukuki yapılarını dikkate almak suretiyle projeler gerçekleştirmekte, bankacılık hizmetlerini her ülkenin koşullarına göre şekillendirmektedir. Hizmet sunumdaki yaklaşım, öncelikleri, müşteri odaklı yaklaşımın çerçevesinin çizilmesi ve benzeri konularda ülkeler arası farklılıklar olabilmektedir. Bu farklılıklar temel ilkelerden ödün vermek şeklinde olmayıp, çalışma ve ilişkiler ağının düzenlenmesinde göz önünde bulundurulacak hususlara yönelik olmaktadır. Bu bağlamda, yerel yaşam kültüründe önem taşıyan değerlere saygı gösterme, proje ve aktivitelere sponsorluk yapma, maddi destek sağlama, ramazan ayında yardım paketi verme, bayramlarda çalışan personeline ikramiye veya bayram harçlığı verme veya bir bira firmasının ramazanda reklam yapmaması, çok uluslu şirketlerin Türkiye yerelinde göstermiş olduğu özellikli yaklaşımlardandır.
 
Bu çerçevede, illerde Valilerin Başkanlığında Suç Önleme Koordinasyon Kurulu oluşturulmalıdır. Bu kurulda; Emniyet, Jandarma, Belediye, Gençlik ve Spor, Sağlık, Milli Eğitim, Kadın ve Aileden sorumlu kurumlar, Mimarlar Odası, Şehir planlamacıları ve ilgili diğer kurumların başında bulunan yöneticiler yer almalıdır. Kurul, Emniyet Müdürlüğünün sekretaryalığında ildeki suç sorununa yönelik somut çözüm önerileri geliştirip uygulamaya koymalıdır.
İçinde yaşanılan ve hizmet sunulan toplumun yapısına uygun farklı projeler gerçekleştirilip uygulamaya konulmalıdır. Burada geleneksel suç önleme yöntemlerinin kullanılmasıyla birlikte başta yerel yönetimler olmak üzere topluma farklı hizmetler sunan ve yukarıda ifade edilen birçok kurumu ve özel gönüllü sivil toplum örgütlerini içine alan geniş ortak girişim grubu söz konusudur. Konuyla ilgili kurumların en üst seviyedeki yetkililerinden en altta görev yapan personeline kadar, sadece olumsuzlukların kontrolü ve giderilmesi için değil, aynı zamanda olumlu ve iyi yaklaşımların harekete geçirilmesi, teşvik edilmesi ve desteklenmesi için çok iyi bir işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır.
 
Bu anlamda suçun işlenmesini kolaylaştıran, kişileri suça iten unsurların tespit edilmesi en öncelikli konudur. İllerde veya bölgelerde, mahalli yörenin sosyal, kültürel, iktisadi ve eğitim yapısı dikkatle incelenmelidir. Burada uzmanlar, araştırmacılar ve üniversiteler ile işbirliği yapmak, bu çalışmalar için maddi kaynak ayırmak suretiyle bağımsız bilimsel araştırmalar yaptırmak gerekmektedir. Çalışmalar il genelinde yapılabileceği gibi belirli bir mahalle veya ilçede ve genel anlamda suçlar üzerinde olabileceği gibi belirli suçlar üzerinde de yapılabilir. Örneğin; Araştırma, İstanbul genelinde mala karşı işlenen suçların nedenleri ve çözüm yollarına ilişkin olabileceği gibi, İstanbul’un Eminönü ilçesinde meydana gelen kapkaç suçlarının nedenleri, yapısı, mağdurları, suçluları ve çözüm yollarını içeren bir çerçevede de olabilir. Belirlenen faktörler kendi aralarında, suç üzerindeki etkileri dikkate alınmak suretiyle, sıralanmalıdır.
 
Huzurlu ve güvenli bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla sorunu tespit etmek ve çözüm üretmek genel ilkesi çerçevesinde Valilik ve Yerel İdareler önderliğinde aşağıda sıralanan hususlarda projeler geliştirilmelidir:
 
Suçların işlenmesine neden olan unsurların tespit edilmesi ve ortadan kaldırılması, suçların işlenmesini zorlaştırmak ve potansiyel suçluları caydırmak amacıyla imar planları ve fiziki düzenlemelerin yapılması, vatandaşların suç korkusunun giderilmesi, vatandaşların suç önleme konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi, suç mağdurlarına yardım ve destek hizmetlerinin sunulması, Eski hükümlülerin topluma kazandırılması ve iş imkanlarına sahip olması, Kimsesiz çocuklar ile yüksek risk grubunda bulunan sokak çocuklarına yönelik ortak projelerin geliştirilmesi: Özellikle, potansiyel suç ve suçlu tiplemesi içerisinde yer alan kimsesiz çocuklar ile tinerci çocukların ve ailelerinin ekonomik durumu iyi olmayan çocukların kapkaç, hırsızlık, gasp ve diğer benzeri suç çetelerinin ağına düşmesinin önüne geçmek için özel pilot projeler hayata geçirilmelidir.
 
Bu konuda dikkate alınması gereken noktaların sayısı artırılabilir. Bunların birçoğu son yıllarda büyükşehirler başta olmak üzere illerde belediyeler tarafından büyük duyarlılık içerisinde ele alınmaktadır. Ancak bu hususların popüler yaklaşımların ötesinde profesyonel ve kurumsal bir anlayışla belediyeler başta olmak üzere, polis, jandarma, ilgili kamu ve özel kurumları, sivil toplum örgütleri, gönüllü organizasyonlar, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları ile ortak projeler üretmek suretiyle hayata geçirilmesinde büyük önem bulunmaktadır.
Suç önleme kampanyaları bu alan içerisinde önemli bir yere sahiptir. Projelerin daha geniş kitlelere hitap edebilmesi ve başarıya ulaşabilmesi için halkın bu konularda bilgilendirilmesi, ikna edilmesi, gönüllü olarak bu çalışmalara katılması ve destek vermesi çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda; polis, ilgili kamu ve özel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar, bir araya gelerek can ve mal güvenliği ile ilgili olarak alınabilecek önlemler konusunda işbirliği yapmalı, yazılı ve görsel basının desteğini de sağlamak suretiyle toplumsal duyarlılık oluşturulmalıdır.
 
Şu bir gerçek ki, bir araya gelip, işbirliği halinde projeler üretmek ve bunları başarılı bir şekilde uygulayabilmek, özellikle sosyal politikalarda, pek o kadar da kolay değil. Şehir genelinde farklı hizmetler sunan ilgili profesyonel kurumların yerleşik, geleneksel anlayışlarını zorlaması, aşması, hedeflerinde ve faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan değişiklikleri yapmaları ve böylece kararlaştırılan ortak plan doğrultusunda her türlü desteği ve katkıyı sağlamaları çok zor, ancak aynı zamanda da çok büyük bir önem taşımaktadır. Bütün bu çalışmalarda vatandaşların aktif katılımı, rızası ve desteği hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle, vatandaşları yapılan çalışmalarla ilgili olarak aydınlatmak, onların görüşlerinden yararlanmak, vatandaşlar arasında kabul görmesi zor olan uygulamalara girişmemek gerekir.
 
(Doç.Dr.Aytekin GELERİ,Savunma – Güvenlik – Terör, 30.09.2009)
REFERANSLAR
 
Geleri, A. Önleyici Polislik (2003), Ankara: Seçkin Yayınevi
 
Leonard, V.A. (1972), Police Crime Prevention, Springfield, IL: Charles C. Thomas, s.36-40
 
Alderson, J., Community Policing, Devon and Cornwall Constabulary: Public Relations Department, 1979, s.46
 
Geleri, A., “Proaktif Polislik: Suçla Mücadelede Farklı ve Etkili Bir Yaklaşım”, Doğu Anadolu’da Güvenlik ve Huzur Sempozyumu, 17-18-19 Aralık 1998, Cumhuriyetin 75. Yılında Doğu Anadolu’da Güvenlik ve Huzur Sempozyumu – Bildiriler-, s.241-252, Fırat Üniversitesi, Elazığ, Mayıs 1999.
 
Home Office, Crime Reduction: Report of an Inter_Departmental Group on Crime, London, HMSO, 1983, s.2
 
Heal, K., and J. Burrows (eds), Crime Prevention: A Co-ordinated Approach, London, HMSO, 1983, s.29
 





SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya