Obama'ya muhalefet yükseliyor
Başkan Obama’nın Ülke genelinde giderek seslerini yükseltmeye çalışan muhaliflerinin, Demokrat Yönetime Cumhuriyetçilerden miras kalan Irak, İran, Afganistan gibi konular yanında; iç politikada Obama ile birlikte alevlenen reformlar konusunda da yoğunlaşan saldırılarının süregittiği görülmektedir.
ABD’nin, Vietnam Savaşı’nda olduğu gibi, Afganistan’da da bir bataklığın içinde boğulmaya mahkum kalacağı şeklindeki iddiaları Obama şiddetle reddetmektedir.
Afganistan’ın bir Vietnam olmadığını söyleyen Obama, bu ülkedeki Amerikan Güçlerinin Komutanı General Stanley A. McChrystal’ın yeni stratejiler ve halen sayıları 68000’i bulan Amerikan askerlerine ilave asker talebi olduğu takdirde bunları yerine getirmek için, kamuoyu önünde en geniş şekilde irdelemeden karar vermeyeceğini söylemektedir.
Bizim değerlendirmemize göre Obama, Afganistan için gerekecek ilave askerin dost ve müttefik ülkelerden sağlanması yolunu deneyecek olmakla beraber, bu başarılamadığı takdirde, terörle mücadelede başlanmış olanları daha da fazla zora sokmamak amacıyla, bu ülkeye ilave Amerikan askeri göndermekten kaçınmayacaktır.
İran:
AB yetkilileri, İran’ın, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin ile birlikte bundan bir yıl önce başlatılarak akamete uğrayan altılı görüşmelere yeniden katılma kararı aldığını açıklamışlardır.
İran’ın bu kararı alırken nükleer tesislerine yapılabilecek bir saldırı ihtimalini bertaraf etmek amacını da taşıdığı söylenebilir. İsrail’in bu istikametteki tehdit politikasının başarılı olduğu görülmektedir.
İran Dışişleri Sözcüsü, ülkesinin müzakerelere yeniden katılma kararı alırken, görüşmelerin “silahsızlanma ve bu alanda uluslararası kaygılar üzerinde yoğunlaşacağına inandığını ve İran’ın barışçıl amaçlarla nükleer güç elde etme hakkının tartışılamayacağını” ifade etmiştir.
Irak:
Bilindiği gibi ABD’nin Irak’ta halen 130.000 askeri bulunmaktadır.
ABD’nin Irak’taki silahlı güçlerinin Komutanı General Ray Odierno, ülkesinde dikkatlerin Afganistan’a odaklandığını ve Irak’ın geri planda kaldığını görünce telaşlanmış gibidir. Odierno’nun, ABD güçlerinin Irak’tan bir an evvel ayrılmasını tehlikeli gördüğü ve bunun karşısında olduğu anlaşılmaktadır.
Irak’ta yaklaşık her gün ortaya çıkan intihar saldırıları dikkate alındığında, bu ülkede güvenlik ve istikrarın düşünüldüğü ölçüde çabuk gelmeyeceği ve özellikle yaklaşan Irak genel seçimleri bağlamında, Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nin etkinliğinin azalmasının bugüne kadar yapılanları büyük ölçüde tehlikeye atması olasılığının bulunduğu değerlendirilmektedir.
(Nüzhet Kandemir, ABD Masası)