ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Emekli Albay Evinde Öldürüldü

10.11.2009 12:29:51

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Emekli albay Aytekin İçmez, 28 Eylül 2009 tarihinde Bursa’daki evinde, boğazından tek kurşunla vurularak öldürülmüş olarak bulundu

 Emekli Albay Evinde Öldürüldü

 
Emekli bir piyade albay olan Aytekin İçmez, 28 Eylül 2009 pazartesi günü Bursa’daki evinde, boğazından tek kurşunla vurularak öldürülmüş halde bulundu. Olayın dikkat çeken yönü, aşırı sol bir terör örgütü olan Maoist Komünist Partisi - Halk Kurtuluş Ordusu (MKP- HKO) tarafından cinayetin üstlenilmesi ve intikam amaçlı bir infaz olduğunun iddia edilmesiydi. Medyada yer alan haberlere göre, emekli Albay İçmez, 1981 yılında yüzbaşı rütbesiyle Tunceli’de görev yaptığı esnada Behzat Firik isimli bir şahsı öldürmüştü. İçmez’in akrabalarına göre kendisi sürekli ölüm tehdidi alıyordu. Bu nedenle cinayet hemen 28 sene önce yaşandığı iddia edilen bu olayla ilişkilendirilmeye başlandı.
 
Bu tür olaylar geçmişte de yaşanmıştı. Yüksek rütbeli bazı emekli askerler, siyasetçiler akademisyenler ya da üst düzey bürokratlar daha önce de Dev-Sol ve DHKP-C gibi aşırı sol terör örgütleri tarafından intikam ya da cezalandırma amaçlı olarak suikastlara uğramıştı.
 
Örneğin; MİT eski müsteşar yardımcılarından Hiram Abas, 26 Eylül 1990’da İstanbul’da; emekli orgeneral ve MİT eski müsteşarlarından Adnan Ersöz 13 Ekim 1991’de İstanbul’da; Deniz Kuvvetleri eski komutanlarından Kemal Kayacan, 29 Temmuz 1992’de İstanbul’da ve eski Adalet Bakanlarından Mehmet Topaç, 29 Eylül 1994’te Ankara’da ve gazeteci Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te Ankara’da uğradıkları silahlı ya da bombalı saldırılar sonucu öldürülmüşlerdi. Yine emekli General Bahtiyar Aydın (1993); Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı (1999), Prof. Dr. Muammer Aksoy (1990); Doç. Dr. Bahriye Üçok (1990), Dr. Necip Hablemitoğlu (2002) ve gazeteci Onar Kutlar bu siyasi cinayetler serisinin birer kurbanı oldular.  Böylece ülkemizde bir süredir rastlanmayan siyasi cinayetler serisine bir yenisi daha mı eklenmişti? Yoksa olay, siyasi boyutları olmayan ya da siyasi amaçlı süsü verilmiş tamamen farklı boyutları olan bir olay mıydı? Şahsın otopsi sonucunda boğazından vurulduğunun anlaşılması, adi bir cinayet olabileceği kuşkularını da beraberinde taşıyordu. Çünkü bu durum, cinayetin çok da profesyonelce işlenmediği ve bir terör örgütünün işi olmayabileceği düşüncesini besledi. Kapının içeriden kilitlenmiş olması, evde silah bulunamaması ve herhangi bir boğuşma izine rastlanamaması, olay hakkında intihar etmiş olma ihtimali de dâhil olmak üzere şüpheleri artırdı. Diğer taraftan da bir internet sitesinde MKP-HKO’nun olayı üstlendiği haberi medyada yer aldı ve olay yerinde belirli bir silah bulunamaması intihar ihtimalini azalttı.  
 
Bu analizin yazıldığı şu anda bu husus henüz bir netlik kazanmadı. Yapılacak çalışmalar neticesinde olay zamanla açıklığa kavuşacaktır. Fakat bu olay bir anda dikkatleri terör örgütü MKP-HKO üzerine çekti. MKP-HKO aslında son zamanlarda kamuoyunda bu tür eylemleriyle dikkati çeken bir örgüt değildi. Dolayısıyla bu adla çok da bilinen bir örgüt de değildi. Ne var ki bu örgüt, aslında daha yaygın olarak bilinen Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (TKP-ML TİKKO) Örgütü ya da ondan 1994 yılında ayrılmış bir örgütten başkası değildi. MKP, EGM Terörle Mücadele ve Harekât (TEMÜH) Daire Başkanlığı tarafından Türkiye’de aktif olarak tanımlanan 12 örgütten birisidir. Bazı kaynaklara göre Ocak 1993’te TKP-ML TİKKO’nun isim değişikliğine gitmesi üzerine bu örgütün yeni adı olmuştu. TKP-ML örgütünün kökeni ise; 1971 yılında İbrahim Kaypakkaya tarafından kurulan illegal bir örgüt olan Türkiye İhtilalci İşçi Partisi (TİİKP)’ne dayanmaktadır ki, Türkiye İşçi Köylü Ordusu (TİKKO) askeri kanadını temsil etmektedir. Amacı ve ideolojisi Marksist-Leninist temelde Maocu bir anlayışa dayanır. Stratejik anlayış olarak da Mao’nun ‘Stratejik Savunma’, ‘Stratejik Denge’ ve ‘Stratejik Saldırı’ aşamalarından oluşan ‘Halk Savaşı Stratejisi’ni benimsemiştir. Eylemin bu örgüt tarafından gerçekleştirildiği varsayımından hareketle, bu örgütün bu türden eylemler için DHKP-C’nin yerine ikame edilmeye çalışılan bir örgüt olabileceği düşünülebilir. Özellikle kamuoyunda Ergenekon Operasyonu ya da Davası olarak anılan /bilinen süreç içerisinde DHKP-C terör örgütünün bu yapıyla ilişkilerinin gündeme gelmesi ve Demokratik Açılım Süreci’nin PKK’yı nasıl etkileyeceği konusundaki belirsizlik, bir takım terör eylemleri için bu örgütü aktif hale getirme çabalarının olabileceğini akla getirmektedir. Diğer bir ihtimal ise, bu örgütün kendi içinde yaşadığı sorunlar nedeniyle eyleme ihtiyaç duymasıdır. Çünkü uzun süren eylemsizlik, bir terör örgütü için kendi içerisinde çok önemli bir sorun kaynağıdır.
 
(Doç. Dr. Ertan Beşe, Savunma - Güvenlik - Terör Masa Başkanı, 01.10.2009)
 
 
Kaynak: 
01.10. 2009 tarihli HÜRRİYET Gazetesi ve diğerleri.
 [http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12586986.asp?gid=229]
 





SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya