Terörle Mücadelede Yeni Dönem
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Güneydoğu gezisi, Kürt açılımı ve Ortadoğu’ya yönelik yeni işbirlikleri açısından oldukça önemli görünüyor. Nitekim Mardin’in Nusaybin ilçesindeki Sınırtepe Karakolu’nu ziyaret eden Başbuğ, ziyaret dönüşünde yaptığı açıklamalarda, terör sorunu ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Türkiye ziyaretine ayrıntılı olarak değindi. Başbuğ öncelikle Türkiye’de medyada iddia edildiği gibi bir bölünme söz konusu olmadığını, halkın bu tip söylentileri dikkate almaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Beşar Esad’ın PKK mensubu Suriyelileri tasfiye olmaları halinde affedeceğini söylemesini de olumlu karşıladığını belirtti. Kürtçe eğitim konusuna da değinen Başbuğ, bu konuda bir sorun olmadığını, ana dilin eğitim kurumlarından önce ailede öğrenildiğini belirtti. Bu konuda Başbuğ’a göre yalnızca Kürtçe konusunda değil, bir bütün olarak eğitim konusunda eksiklikler mevcut. Bunun yanında işsizlik ve hızlı nüfus artışı da bölgedeki sorunlarda önemli rol oynuyor.
(Tıkla-1)
Son dönemde bölgedeki gelişmeleri bir bütün olarak değerlendirecek olursak, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Türkiye ziyaretinde PKK konusundaki taahhütleri önem arz ediyor. Nitekim Suriye ile PKK konusunda geliştirilecek işbirliği her şeyden önce iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olarak görülebilir. Geçmişte ilişkilerin kopma noktasına gelmesine neden olan PKK faktörü, şimdi iki ülkeyi Ortadoğu’da barışın aktörleri haline getiriyor. Bunu Türkiye’nin son dönemde uluslararası politikada üstlendiği yeni misyonla ilişkilendirmek yanlış olmayacaktır. PKK’nın tasfiye sürecinde Türkiye ile birlikte Suriye de kilit bir rol oynayacaktır. Zira PKK’da çok sayıda Suriyeli terörist bulunuyor. Bu teröristlerin Esad’ın belirttiği şartlar altında affedilmesi, PKK’nın büyük oranda güç kaybına uğramasına neden olacaktır. Ancak Suriye’nin bu söylemlerini gerçekleştirebilmesi, her şeyden önce kendi içerisinde bir açılım yapması ile mümkün olabilecektir. Nitekim Suriye’de vatandaşlık kazanamayan ve bu nedenle zor şartlar altında yaşayan Kürtlerin PKK’ya yönelmeleri muhtemeldir. Bu nedenle Suriye’nin kendi ülkesindeki Kürtlere yönelik olarak da bir politika geliştirmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu durum yalnızca Suriye açısından değil, Türkiye açısından da sorun oluşturabilecektir. Türkiye’de demokratik açılımla birlikte yeni haklara sahip olan Kürtlerin yaşam koşulları ve vizelerin kaldırılması, Suriyeli Kürtlerin Türkiye’ye yönelmesine neden olabilecektir. Yine, Türkiye’deki Kürtler ile kendilerini kıyaslayan bu gruplar, Suriye’ye iç politikada da baskı yaratabilecektir. Türkiye ve Suriye kuşkusuz bu ihtimalin farkındadır. Bu nedenle son dönemde vizelerin kaldırılmasına ve demokratik açılıma paralel olarak, bölgede barış ve refah ortamını sağlamaya yönelik başarılı politikalar oluşturulmaktadır.
Terör sorununun yalnızca demokratik açılım perspektifinden ele alınması konuyu sınırlamak anlamına gelecektir. Nitekim bu konuda Başbuğ’un da değindiği gibi eğitim ve işsizlik önemli rol oynamaktadır. Sorunun çözüm aşaması da ayrı bir açılım süreci olarak iç politikada yer almalıdır. Eğitimsizlik, işsizlik, nüfus artışı ve ekonomik yetersizlikler gibi etkenlerin ortadan kalkması, uzun vadede Türkiye’nin terörle mücadelede elini güçlendirecektir. Bugün ise özellikle Ortadoğu’da Türkiye’nin üstlendiği role paralel olarak önümüzdeki günlerde terörle mücadelede yeni gelişmeler yaşanması muhtemel görünmektedir.
(Yeşim Doğan, Siyaset Bilimi-Hukuk--Kamu Yönetimi-Eğitim Masası, Kıdemli Asistan 23.09.2009)