ABD Hazine Bakanlığı PKK/Kongre Gel’in Üç Liderini Uyuşturucu Listesine Aldı
ABD Hazine Bakanlığı’nın Yabancı Mal Varlıkları Kontrol Ofisi 14 Ekim 2009’da açıkladığı kararla, PKK/Kongre-Gel terör örgütünün yönetici kadrosundan Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar’ı uluslararası uyuşturucu baronları listesine almıştır. PKK Kongre-Gel, ABD tarafından Mayıs 2008’de, uyuşturucu kaçakçılığına karışan örgütler listesine alınmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise, PKK’yı, 1997’de yabancı terör örgütü listesine 2001’de de küresel terörist örgüt listesine almıştı. Son olarak 3 teröristin bu listeye alınması ABD yargı alanı içinde bulunabilecek tüm mal varlıklarına el konulması ve bu kişilerle ABD vatandaşlarının herhangi bir ticari faaliyette bulunmalarını yasaklamaktadır. ABD Uyuşturucu ile Mücadele Biriminin desteklediği bu karar, ABD’nin yabancı uyuşturucu kaçakçılarına karşı dünya çapında mali önlemler alma çabasının bir parçasıdır. 1999’da yürürlüğe giren Kingpin yasası kapsamında, bugüne kadar toplam 82 uyuşturucu kaçakçılığı örgütüyle bağlantılı olduğu görülen 500’e yakın şirket ve şahıs bu listeye alınmıştır.
Dünyanın neresinde olursa olsun terör örgütleri varlıklarını devam ettirmek için finansman sorununu çözmek zorundadır. Çözemeyen, ticari şirketler de olduğu gibi iflas bayrağını çekip yerini başka örgütlere bırakmaktadır. Terör örgütlerinin başlıca üç finansman kaynağı vardır. Birincisi, suç faaliyetleri yoluyla gelir elde edilmesidir. İkincisi, vakıf, dernek ya da diğer oluşumlar aracılığıyla teröre yakınlık hisseden kişilerden, şirketlerden bağış ve aidat adı altında para toplanmasıdır. Üçüncüsü terörü dış politika aracı olarak gören devletlerin ya da finans gücüne sahip kişilerin maddi desteğidir. Üçüncü yol, doğrudan finans yardımı, askeri ve lojistik malzeme temini, eğitim, hareket ve örgütlenme alanı sağlama gibi çeşitli alanlarda olabilmektedir. PKK/Kongre-Gel terör örgütünün, bu üç yoldan da sonuna kadar yararlanmaya müsait bir yapıda olduğu bilinmektedir.
Son günlerde El-Kaide terör örgütünün finans kaynaklarının yetersizleştiği hakkında haberler çıkmaktadır. Bu bilginin doğru olma ihtimali yüksektir. Kısacası örgütün bozulan mali dengeleri, kolay deşifre olmasını ve çözülmesini de beraberinde getirmektedir.
ABD’nin, PKK’nın üst düzey mensuplarını uyuşturucu kaçakçısı olarak listelemesi Türkiye’nin birçok platformda ifade ettiği bir durumun, uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert tedbirler alan ABD tarafından da kabul edilmesi anlamına gelmektedir. Terör örgütü kurumsal anlamda bizzat kaçakçılık yapaktan ziyade bu faaliyetleri kolaylaştıran, koruyan, gözeten ve bunun karşılığında maddi menfaat temin eden bir fonksiyon üstlenmiş görünmekteydi. Ancak PKK’nın dışarıdaki bir numarası olan Murat Karayılan’ın uyuşturucu baronu ilan edilmesi örgütün de bizzat uyuşturucuya el atmış olduğuna işaret etmektedir. İşin ilginç tarafı, PKK’nın da rol aldığı uyuşturucu kaçakçılığından, kullanıcı boyutuyla en çok etkilenen bölgenin Batı Avrupa olmasıdır. Yine örgütün legal yapılanmasının rahat hareket alanı bulduğu yerlerde bu ülke topraklarıdır. Ancak Avrupa, PKK’nın bu yönünü ya görmek istemektedir ya da tam olarak bilmemektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı, 15 Ekim 2009)
Kaynak: