İsrail, ABD’de 22 Yıldır Cezaevinde Yatan Casusunu Kurtarmaya Çalışıyor
İsrail devlet denetçisi Micha Lindenstrauss, ABD’de 1985 yılında İsrail devleti için casusluk yaparken yakalanan ve o yıldan itibaren ABD hapishanesinde cezasını çekmekte olan Jonathan Pollard’ın nasıl kurtarılabileceğine dair raporunu, 2 Eylül 2009 tarihinde yayınlamıştır. Raporun büyük bölümü gizli olmakla birlikte çok küçük bir kısmı İsrail kamuyoyla paylaşılmıştır. Rapor, İsrail Parlamentosu Devlet Denetleme Komitesi tarafından istenmiş ve Başbakanlardan Benjamin Netanyahu, Ehud Barak, Ariel Sharon, ve Ehud Olmert’in, Pollard’ın salıverilmesi için gösterdikleri çabaların incelenmesine odaklanmıştır. Amerikan vatandaşı olan Pollard, ABD’de istihbarat birimlerinde çalıştığı esnada elde ettiği gizli bilgileri İsrail’e göndermiştir. Bu durumun tespit edilmesi üzerine 1987 yılında mahkemece ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. 1995 yılında İsrail vatandaşlığını almış ve 1998 yılında İsrail için çalışan bir ajan olduğunu kabul etmiştir.
Raporun hazırlanması için Micha Lindenstrauss’un başkanlığında bir soruşturma ekibi oluşturularak sayısız evrak incelenmiş ve başbakanlar da dahil olmak üzere ulusal güvenlik ve dış politikayla görevli birçok yetkiliyle görüşülmüştür. Lindenstrauss daha sonra, Pollard’ın dava süreci hakkında Amerikan ceza hukuku alanında uzman olan Profesör Kenneth Mann’dan hukuki bir mütalaa istemiştir. Raporun sonuç kısmında İsrail Başbakanlarının ABD Başkanlarıyla yaptıkları görüşmelerde Pollard konusunu da gündeme getirdiği ve ABD Kongre üyeleriyle temasların gerçekleştirildiği kaydedilmektedir. Tüm bu çabaların başarısız olduğunu eklenmektedir. ABD tarafının Pollard’ın salıverilmesine karşı güçlü bir muhalefet gösterdiği bunun temel sebebinin ise, ABD istihbaratının böyle bir uygulamanın ülkenin savunma çıkarlarına ters düşeceğini ileri sürmesi olduğu belirtilmektedir. Devlet Denetçisi, Pollard konusunun Hükümetin Savunma Komitesinde ele alınmasını teklif etmektedir. Rapor, Benjamin Netanyahu’nun başkanlığındaki İsrail hükümetinin Pollard’ın salıverilmesi için hertürlü çabayı göstermesi gerektiği belirtilmektedir. Bunun iki temel sebebi ise, Pollard’ın İsrail için yaptıkları ve kötüleşen sağlık durumu olarak gösterilmektedir.
Bu durum aslında İsrail-Amerikan ilişkilerinde ne ilk ne de sondur. Buna benzer davalar ve hadiseler zaman zaman tespit edilmekte ve bazıları basına yansımaktadır. İsrail için ABD’nin en stratejik müttefiki olması, bu durumu değiştirmemektedir. İranla ilgili nükleer sorun konusunda ve Orta Doğuyla ilgili diğer tüm meselelerde ABD’nin ne düşündüğünü ve nasıl bir politika izleyeceğini bilmek, İsrail için hayati önem taşımaktadır. Irak savaşının tek gerekçesi olan kitle imha silahlarının var olduğu istihbaratı doğru çıkmamış ancak yüz binlerce insanın ölmesine ve yaralanmasına sebep olmasıyla bizzat bu bilginin kendisi gerçek bir kitle imha silahına dönüşmüştür. İsrail, Saddam’ın iktidardan düşmesiyle büyük bir düşmanından kurtulmuştur. İsrail için sırada İran ve Suriye vardır. Bunlardan kurtulmanın yolu, ABD gibi büyük bir askeri ve siyasi gücü harekete geçirmekle mümkün gözükmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı, 06.09.2009)
(Kaynaklar):