Güneydoğu İran’daki Uyuşturucu Savaşı Sertleşiyor
İran’ın Afganistan ve Pakistan sınırında kalan Sistan-Belucistan, uyuşturucu kaçakçılığının üst seviyede, güvenliğin en alt seviyede olduğu bir bölgedir. Son 20 yıldır uyuşturucu kaçakçıları sınır bölgesinde etkin olmaya ve İran devrim muhafızlarıyla şiddetli çatışmalara girmeye başlamışlardır. İran sınır güvenliği, hava limanları da dâhil olmak üzere polis ya da düzenli ordunun değil devrim muhafızlarının kontrolündedir. Devrim muhafızları açısından bu bölgedeki en büyük problem, Abdolmalik Rigi’nin liderliğindeki Cundallah (Allah’ın Askerleri) örgütüdür. İran, Afganistan ve Pakistan’da üstleri olan örgüt bugüne kadar 3000 devrim muhafızının ölümüne sebep olmuştur. Bölge sakinleri, Cundallah ile devrim muhafızları arasındaki çatışmanın sürüp gittiğini belirtmektedir. Haziran ayında ölüm cezasının infaz edilmesi beklenen örgüt liderinin kardeşi Abdol-Hamid Rigi’nin yakalanması şiddeti daha da artırmıştır. Rigi’nin cezasının infazı bilinmeyen bir sebeple ertelenmektedir. Pazar günü gerçekleşen ve 6 devrim muhafızı komutanının da aralarında bulunduğu 29 kişinin ölümüne sebep olan intihar saldırısının Rigi’nin ölüm sırasına koyulmasıyla bağlantılı olduğuna inanılmaktadır. İran makamları, dış güçlerin Sünni- Şii ayrımı çıkartmak için böyle bir çatışmayla bağlantılı olduğunu düşünmektedir. İran’ın büyük çoğunluğu Şia olmakla birlikte Beluçlar Sünni’dir. Gözlemciler, inanç farklılığından çok uyuşturucu kaçakçılığının daha belirleyici bir faktör olduğunu; bu bölgede kaçakçılığı yapılan uyuşturucunun çok küçük bir miktarının ele geçirildiğini, geri kalan büyük miktarın ise Avrupa’daki kazançlı tüketici pazarına ulaştığını kaydetmektedir. (Tıkla-1)
İran, yasadışı afyon ve türevlerinin üretim merkezi konumundaki Afgan topraklarına komşudur. Bu komşuluk İran’ı hem kaçakçılık hem de kullanıcı boyutuyla ciddi ölçülerde etkilemektedir. İran, Afganistan ve Pakistan, sınıraşan suçlar dâhil olmak üzere ortak güvenlik sorunlarına çözüm bulmak amacıyla üçlü toplantı sürecini işletmektedir. Son toplantılarını geçen Mayıs ayında, devlet başkanları seviyesinde yapan üçlü’nün aldığı kararların arasında uyuşturucu ve bölgeyi etkileyen terör hareketleriyle mücadele ilk sırada yer almıştır. Her üç ülkenin topraklarına dağılmış olan Beluç bölgesi, sadece uyuşturucu kaçakçılığı açısından değil, siyasi ve jeo-stratejik açıdan üç ülke için de hassas bir noktadadır. Silahlı çatışmalar ve artan şiddet, bölgede kontrolü ve denetimi güç hale getirirken, kaçakçılık için uygun ortamı sağlamaktadır. İran sınırın kendi tarafında kontrolü sağlamaya çalışırken diğer taraftan da Pakistan ve Afganistan’ın üzerine düşen sorumluluğu yeterince yerine getirmediğini söylemektedir. Son dönemde ölümcül şiddetin uyuşturucu kaçakçılığını engelleme çabalarına paralel olarak artış gösterdiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı, 20 Ekim 2009)