Miras Partisi ve Ermenistan Muhalefeti
Son iki yıldır düzelme eğilimleri gösteren Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde beklenenden daha hızlı bir iyileşme görülmeye başlandığı bir zamanda Ermenistan kamuoyu ve siyasal partileri bu sürece tepki vermekte gecikmediler. Taşnak Partisi başta olmak üzere Ermenistan Parlamentosunda bulunan Miras Partisi de Türkiye Ermenistan arasında açıklanan protokole karşı son derece sert muhalefet etmeye başladılar.Ermenistan tarihinden daha eski bir tarihe sahip olarak Ermenistan resmi ideolojisini temsil eden bir partidir. 1991de Ermenistan bağımsızlığını ilan ettiğinden beri Ermenistan’da söz sahibi bir sayasal parti olarak sürekli mecliste bulunmuştu. Koçaryan döneminde ve daha sonra Sarkisyan döneminde iktidarı oluşturan partilerden olan Nisan ayında sert eleştiriler yaparak muhalefet kanadına geçti.
Armen Martirosyan'ın muhalefete geçmesi üzerine sözcüsü olduğu Miras Partisi (MP) adına Taşnakçılarla görüşmeye başladı. Kısa zamanda muhalefette Taşnak-Miras Partisi işbirliği oluştu. Sayı itibariyle çoğunluk iktidarın kontrolünde olmasına rağmen muhalefet önümüzdeki günlerde bir dizi eyleme imza atacak gibi hazırlık yapmaktadır. Hem Taşnak ve hem de Türkiye ile varılan mutabakatı kesinlikle kabul edilebilir bir belge olarak görmemekteler. Bu belge ile Ermenilerin toprak taleplerinin önü kapandığını iddia ederek artık soykırım söylemlerinin de zamana yayılıp unutturulacağı varsayımını ileri sürmektedirler. Sınırların karşılıklı tanınması prensibi bu iki partinin en fazla itiraz ettiği konuların başında gelmektedir. Karabağ ise bu iki partinin kanaatine göre kesinlikle söz konusu bile yapılamaz. Oysa Bu konuda Ermeni yönetimi ve halkı daha rahat görünüyor. Çünkü Karabağ'ın statüsü belli olmadan herhangi bir şekilde çözümü söz konusu değil. Bölgedeki bazı rayon/ilçeler terk edilebilir, Laçin'de bir koridor ile Karabağ ile Ermenistan bağlantısı kurulabilir. Ama Karabağ'ın merkezini Ermeniler terk etmez. Türkiye buna kendisini alıştırmalı" diyor bağımsız gazeteciler grubundan Anahit Sirinyan. Ardından hemen hatırlatılıyor: "Karabağ zaten bizimle Azeriler arasında bir sorun, Türkiye'nin doğrudan ilgisi yok."
Ermenistan parlamentosunda 1988-1999 yıllarında Azerbaycan hâkimiyetinin Dağlık Karabağ Muhtar Vilayetinde ve Azerbaycan’da yaşayan Ermenilere karşı uyguladığı soykırımın tanınmasına dair kanun teklifinin müzakeresi 30 Eylüle tehir edildi. Bu kanun maddesini parlamentoda görüşülmek üzere genel sekreteri Larisa Allahverdiyan hazırlamıştır. Meclisi sıkı ablukaya alıp Türkiye ile varılan protokolün mecliste oylanmasını engellemeyi düşünmektedir. Aynı şey Türkiye Parlamentosunda da gerçekleşebilir. Sekreteri Larisa Bakü kökenli bir Ermeni olarak önümüzdeki günler daha başka eylemler gerçekleştirebileceği söylenmektedir.
Bu eylemlerin başında (MP)nin Parlamento Grubu yöneticisi Armen Martirosyan, MP Genel Başkanı Raffi Hovhannisyan’ın 2 Eylül’de milletvekilliği mazbatasını bırakma yönünde başvurusunu Meclis başkanlığına sunduğunu açıkladı. Milletvekilliğinden istifaya gerekçe oluşturan sebeplerin MP’nin diğer milletvekilleri için de geçerli olup olamayacağına dair soruya Martirosyan: ‘Şu an itibarıyla bu konu değerlendirilmemekte, ancak siyasette hiçbir şey istisna dışı değil’ dedi. Ermenistan parlamentosu kanlı hesaplaşmalara sahne olduğu dönemleri geride bırakarak demokratik tepkilerle siyaset yapılan bir meclis haline dönmeye başladığının işareti sayılan bu istifanın neler getireceğini şimdiden kestirmek zor gözükmektedir. Bununla birlikte “sine-i millet” eylemine dönüşebilecek olan bu tavrın devam edip etmeyeceği Ermenistan kamuoyu tarafından merakla beklenmektedir.
7 milletvekili Miras Partisinin, 16 milletvekili de Taşnak Partisinin olduğu Ermenistan Parlamentosunda önümüzdeki günler oldukça hararetli geçecek. Kaliforniya doğumlu olan ve Siyaset bilimi başta olmak üzere birçok bilim dalında öğrenim gören Raffi Hovannasyan aynı zamanda 1991-1993 yıllarında Ermenistan’ın ilk dışişleri bakanlığını da yapmış bir siyasetçidir. Önümüzdeki dönem Ermenistan siyasetinde sertlik politikalarını ön plana çıkaracağa benzemektedir. Türkiye Ermenistan ilişkilerinin düzelmesini istemeyen hem Ermenistan iç dinamikleriyle ve hem de dünya siyasetinde rol oynayanlarla yapabileceği ittifaklar oldukça önem arzetmektedir. Bunun yanında Kafkasya’nın dinamikleri Ermenistan Türkiye ilişkilerinin düzelmesi yönünde geliştiğinden Raffi Hovannasyan’ın şansını zorlamaktadır. Her şeye rağmen Ermenistan’da dengeler tam oturmadığı için her an her şey olabilir mantığı hakimdir. 18 Eylüldeki miting belki Taşnak Partisinin 2 Eylülde düzenlediği mitinge nazaran daha kalabalık geçebilir. Ermenistan Parlamentosunun 27 Ekim 1999 da uğradığı baskına benzer bir baskı beklenmediği gibi Raffi Hovannasyan da Nairi Unanyan değildir.
(Dr. Hasan Oktay, Kafkasya Masası, Kıdemli Araştırmacı,09.09.2009)