Bush ve Obama Arasındaki Stratejik Yönetimsel Farklılıklar
Eski Başkan Bush zamanında, ABD’nin uzun vadeli güvenlik gereksinimlerini karşılamak amacı ile alınan önemli kararlar çerçevesinde sayılan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti topraklarında füze saldırılarına karşı alınacak önlemler bağlamında düşünülen “füze kalkanı projesi” Obama tarafından, uzun vadeye yayılacak farklı bir uygulama için, iptal edilmiş bulunmaktadır.
Bir yandan Başkan Obama diğer yandan Savunma Bakanı Robert Gates tarafından yapılan son açıklamalarda, İran’ın kıtalararası balistik füze yeteneklerini geliştirme çalışmalarının beklenenden çok daha yavaş gittiği vurgulanmakta ve buna göre Çek Cumhuriyeti’nde geliştirilmiş radar sistemleri kurulması ve Polonya topraklarında konuşlandırılacak füze kalkanlarından vazgeçildiği bildirilmektedir.
İran’ın şayet kısa ve orta menzilli balistik füze çalışmaları (şahab-3), Amerikan tarafının iddia ettiği şekilde ilerlemekte ise, bunun yaratacağı tehditlerin her şeyin başında, bölge ülkelerine etkisi ve yaratacağı tehdidler açısından iyi değerlendirilmesi gerekecektir.
AB’nin asıl endişesi, İran ya da Rusya’dan kendisine yönelecek kıtalararası füzeler bağlamındadır ve bu füzelere karşı kullanılacak kalkan sisteminin ise 2020 yılına kadar geliştirilerek “dost ülkeler” topraklarına konuşlandırılması düşünülmektedir.
Obama Yönetimi’nin Bush Yönetimince uygulanmaya çalışılan füze kalkanı projesinden vazgeçilmesi yönündeki kararı Rusya Federasyonu (RF) tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. RF Başkanı Medvedev önümüzdeki günlerde, BM Genel Kurulu’na katılmak için gideceği ABD’de, Pittsburg şehrinde düzenlenecek G-20’ler toplantısı vesilesiyle Obama ile görüşeceğini ve füze sayılarını karşılıklı olarak azaltmayı amaçlayan “Start-1 andlaşmalarının” tadili çalışmalarında bu suretle kolaylık sağlanmış olduğunu ifade etmiştir.
Görülen odur ki, Obama Yönetimi’nin füze kalkanı projesini askıya almakdaki nedenleri arasında, genel çerçevede Rusya’daki kıtalararası füze sistemlerinin ve dolayısıyla ABD’nin uzun vadeli güvenliğinin bir tür garantisini oluşturacak tadil edilmiş yeni Start Andlaşması müzakerelerinin sonuca vardırılması beklentisi de ön planda rol oynayan faktörler arasındadır.
(Nüzhet Kandemir, ABD Masası)