Arap Ülkelerinde 'Çarşaf Devrimi'
Son dönemlerde Arap ülkelerinde çarşaf karşıtlığı ve çarşafın gerekliliği sorgulanmaya başlamıştır. Bu durum Arap din adamları arasında büyük tartışma konusu haline gelmiştir. Geçtiğimiz Eylül ayında Suudi Arabistan’da karma özellik taşıyan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi açıldı. Dini temeller üzerine kurulan Suudi Arabistan’ın bu tür yaklaşımı gerek Arap uleması arasında, gerek uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve Kral Abdullah’ın bu girişimi 'Çarşaf Devrimi' olarak nitelendirildi. Bu nedenle Arap ülkeleri arasında İslam dini konusunda son derece hassas olan Suudi Arabistan’ın bu tür girişimlerde bulunması sebebiyle sözkonusu üniversitenin açılışından sonra din adamı Şeyh Saad bin Nasır el Şitri, Suudi Kralı Abdullah’ın bu tutumunu eleştirerek kadın ve erkeğin aynı üniversitede eğitim almasının büyük günah olduğunu açıkladı. Suudi din adamı Nasır el Şitri’nin verdiği fetvanın ardından hükümete bağlı İslam Alimleri Konseyi’ndeki görevine Kral Abdullah tarafından son verildi. Hükümete yakın basın-yayın organlarında ise bu yorum, 'Kral Abdullah’ın reformlarını zayıflatmaya çalıştığı' gerekçesiyle sert bir şekilde eleştirilmişti. (Tıkla-1)
6 Ekim’de El Ezher Üniversitesi Rektörü Şeyh Muhammed Tantavi, Kahire'de bir okulu ziyareti sırasında bir kız öğrencinin çarşaf giymesine tepki göstererek öğrenciden çarşafı çıkarmasını istedi. Tantavi, öğrenciye çarşafın İslam diniyle ve Kur-an'la bir ilgisi bulunmadığını söyledi. (Tıkla-2)
Diğer taraftan, Kuveyt'in ilk kadın milletvekillerinden Rola Daşti ile Asil El Avadi parlamentoda başlarını örtmeyi reddetti. Kadın vekiller İran ve Suudi Arabistan'ı örnek göstererek tepki gösterdi. Rola Daşti, Daily Telegraph gazetesine verdiği demeçte, alışveriş merkezine giden bir kadının başını örtmeye zorlanamayacağını, aynı şekilde işe giden kadınların da başını örtmek zorunda olmadığını söyledi. Bilindiği üzere Kuveyt'te kadınlara seçme ve seçilme özgürlüğü, 2005 yılında kabul edilen yasayla tanınmıştı. Ancak yasanın, "kadın seçmen ve milletvekillerinin şeriata uymalarını" zorunlu kılan ek bir maddesi bulunmaktadır.(Tıkla-3)
Bütün bu tartışmalar yaşanırken, Suudi Arabistan Kralı Abdullah, televizyonda yayımlanan bir cinsel içerikli programın hazırlanmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle kırbaç cezasına çarptırılan kadın gazetecinin cezasını affetti. Enformasyon Bakanlığı Sözcüsü, Kral Abdullah’ın, gazeteci Rozanna El Yami’ye verilen 60 kırbaç cezasının düşürülmesi talimatını verdiğini belirtti. Suudi Arabistan’da başlayan örtü tartışmasının diğer Arap ülkelerine de yansımasıyla Arap din adamları arasında bölünmelere neden olmakta, Suudi Kralı yanlısı din adamları, son günlerde devrim olarak adlandırılan bu hadise sebebiyle, kadınlara karşı yumuşak tutum içerisine giren Kralın, bu tür girişimlerini olumlu bir gelişme olarak görmektedir.
Sonuç olarak, Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın, din adamlarına karşı gösterdiği sert tutumun, Arap ülkelerinde kadın haklarının önemsenmesine ve kadınlara karşı izlenen baskıcı tutumların zaman içinde kademeli olarak yumuşatılacağına bir işaret olduğu söylenebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan,27.10.2009)