Irak’taki Kaos Ortamı Devam Ediyor
Irak’ta son aylarda yaşanan patlamalar ve şiddet olayları her geçen gün daha da artmaktadır. Irak’lı yetkililer seçim hazırlıkları ile uğraşırken, başkent Bağdat saldırılarla boğuşmaktadır. 25 Ekim’de Bağdat’ta meydana gelen iki patlamada yaklaşık 150 ölü ve 700 yaralı olduğu bildirildi. Geçtiğimiz Ağustos ayında meydana gelen patlamalarda Irak Hükümetine ait bakanlıklar hedef alınmıştı. Son patlamaların da Adalet Bakanlığını ve Bağdat valilik binasını hedef alması dikkat çekmektedir. Irak’ın Polis kaynaklarına göre, iki ay sonraki bu en büyük bombalı saldırıda, Dicle Nehri yakınındaki bölgede bulunan binalar sarsıldı ve ortalık kan gölüne döndü.(Tıkla-1) Bu duruma karşı Iraklı yetkililer ve özellikle de hükümetin önlem alması gerekirken, yine olayları kınayarak komşu ülkeleri sorumlu tuttular. Irak’ta yaşanan son günlerdeki şiddet olaylarını sadece Irak’ın seçimlerinin engellenmesine yönelik olarak görmemiz doğru değildir.
Irak’ta, son aylarda sık sık baş gösteren saldırı olaylarının iki nedeni vardır: Bunlardan birincisinin, Irak’ta kaos ortamı yaratarak, yaklaşık bir yıldır Irak’ın güvenliği konusunda olumlu adımlar kateden Maliki Hükümetinin başarısız olduğunu göstermek. Irak’ta kaos ortamı yaratarak ve Obama yönetiminin Maliki’ye açık bir şekilde verdiği desteğini, geri çekmek zorunda bırakmak olduğunu söyleyebiliriz. Bir diğeri ise, Irak İçişleri Bakanı Cuvat Bolani’nin, Irak’ta güvenlikle ilgili sorunlar varken, siyasetle uğraşması ve kendini seçim koalisyonu oluşturma çalışmalarına vermesi olarak düşünülebilir. Bu nedenle Irak’ın güvenliğiyle ilgilenen bir hükümetten söz etmek oldukça zor görülmektedir.
Bütün bunlar Başkent Bağdat’ta yaşanırken, klasik bir yaklaşım olarak Birleşmiş Miletler başta olmak üzere, ABD Başkanı Barack Obama’dan saldırılarla ilgili kınama mesajları geldi. Peki Irak’taki şiddet ve kaos ortamının önüne geçmek için kınama mesajları bir çözüm olarak görülebilir mi? Bugün Irak’ta yaşanan tablo gözardı edilemeyecek kadar önemli ve ciddidir. Bu nedenle gerek Irak Hükümeti, gerek ABD ve Irak’a komşu ülkelerinin, Irak’ta güvenliğin sağlanması için ciddi ve samimi adımlar atması gerekmektedir.
Sonuç olarak, Irak Hükümeti ülkede yaşanan şiddet ve koas ortamından kurtulmak için iki önemli noktayı göz önünde bulundurmalıdır: Bunlardan birincisi, Irak İçişleri Bakanlığı, görevli güvenlik birimlerini gözden geçirmesidir. Irak’taki güvenlik güçlerinin terör örgütleri tarafından verilen para karşılığında, patlamalara göz yumması büyük bir skandal olarak basına yansımıştı. Değeri ise, işgalden sonra tamamen dağıtılan silahlı kuvvetler mensuplarından, kendi alanlarında deneyimli olanlardan oluşturulacak yeni birimlerin mevcut güvenlik birimleri ile eşgüdüm içinde faaliyete geçirilmesi hususu olabilir. Bu durumda yeni kurulacak birimlerin ABD kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesinden önce oluşturulması ve aradan geçecek süre içinde bu kuvvetlerle birlikte özellikle terörle mücadele alanında yeterince çalışması sağlanmalıdır.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, 26.10.2009)