Viyana Toplantısında İran'ın Tutumu!
İran, Batı ile arasında uranyum zenginleştirme faaliyeti konusunda uzun bir süredir yaşadığı gerilimi, yaptığı pazarlıklarla azda olsa yumuşatmaya çalışmaktadır. 20 Ekim'de BM'nin nükleer faaliyetleri izleme organı olan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun (UAEK) ev sahipliğinde yapılan görüşmelere kurum temsilcilerinin yanı sıra İran, ABD, Rusya ve Fransa'dan nükleer enerji uzmanları ile diplomatlar katıldı. Toplantıda, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini izleyen BM nükleer gözlemcileri tarafından hazırlanan taslak öneri, taraflara sunuldu. Anlaşma nükleer yakıtın, belli bir sürecin sonunda, barışçı amaçlarla kullanmasını garanti altına almayı hedefllemektedir. Tahran yönetimine, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed El Baradey tarafından sunulan plana onay vermesi için 23 Ekim'e kadar süre verildi. Sözkonusu taslağın, İran ile Fransa, Rusya ve ABD arasında, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun Viyana'daki genel merkezinde yapılan görüşmelerde oluşturulduğu belirtilmektedir.
El Baradey tarafından sunulan taslağa göre, elindeki zenginleştirilmiş uranyumun çoğunu oluşturan 1200 kilogram civarında bir radyoaktif maddeyi, Tahran'daki araştırma reaktöründe kullanılmak üzere geri almadan önce Rusya, oradan da Fransa'ya yollayacak.(Tıkla-1)
İran'ın uranyum zenginleştirme konusunda izlediği strateji, bu konuda batı ile yaşadığı krizi dengeli bir şekilde yürütmek istediği izlenimini vermektedir. Bu nedenle Tahran yönetimi sözkonusu faaliyetleri "Milli gururu" olarak gördüğünden dolayı UAEK'nin sunduğu taslak konusunda nasıl bir karar alacağı merak edilmektedir. İran son günlerde Batı'ya karşı yumuşak tutum sergilemesi Batı tarafından olumlu bir gelişme olarak algılansa da, İran'ın sadece nükleer faaliyetini geciktireceğini söyleyebiliriz. Batı ülkeleri için İran'ın BM gözlemcileri tarafından denetlenmesi bu aşamada büyük bir avantaj olarak nitelendirilmektedir. Ancak İran'ın şimdiye kadar herhangi bir olumlu veya olumsuz tutum sergilememesi endişeleri daha da artırmaktadır.
Sonuç olarak, İran'ın bundan sonra Batılı ülkelere karşı izlediği politikasını tekrar gözden geçirmesi gerekebilir. Çünkü Tahran yönetiminin bugüne kadar Batı'ya karşı sergilediği tutumunun sadece ülkesine karşı uygulanan yaptırımlardan ziyade bir fayda sağlayamayacağını fark ettiğini görmekteyiz.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 22.10.2009)