TÜRKİYE ENERJİ İLİŞKİLERİNDE ROTA MI DEĞİŞTİRİYOR?
Günümüzde Rusya Avrupa’nın en büyük gaz tedarikçisi durumundadır. Avrupa bugün enerji ihtiyacının % 50’sini ithal etmektedir ve tahminlere göre bu rakam 2030 yılına kadar % 70’lere ulaşacaktır. Avrupa’nın enerji konusunda Rusya’ya bu derece bağlı bulunması, Rusya’nın uluslararası arenada jeo-stratejik önemini artırmaktadır. Böylece, gündemde olan Mavi Akım Projesi’ne göre Rus doğalgazı Karadeniz’den geçirilerek Bulgaristan’dan Avrupa’nın kuzeyi ve güneyine ulaştırılacaktır. Ankara da, Güney Akım’a vereceği destek karşılığında, Rusya ile Samsun-Ceyhan’a nakledilecek petrolün pazarlığını yapmıştır. Başka bir deyişle, Türkiye, bu projede oynayacağı rolle Avrupa’ya nakledilecek petrolün transit ülkesi konumuna gelecektir.
Nabucco Projesi, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaki Rusya’dan yapılan sevkıyata alternatif olması amacıyla daha çok ABD ve AB tarafından desteklenmektedir. Bu yüzden Mavi Akım’a alternatif projeler arayışında olan Avrupa Birliği, Nabucco boru hattı projesini geliştirmiştir. Nabucco boru hattı Türkiye’den AB ülkelerine doğal gaz taşımak amacıyla yapılması düşünülen uzun bir güzergâha sahip boru hattı taşımacılığı projesidir. Nabucco projesinin şimdiye kadarki gelişimini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz: 2007 yılının ortalarında Rusya’nın, Orta Asya enerji hattının büyük doğal gaz tedarikçileri olan ülkelerle (Kazakistan, Türkmenistan) büyük miktarlarda doğal gaz alım sözleşmeleri imzalayacağını duyurması ile Nabucco’nun büyük oranda sekteye uğradığı iddia edilmektedir. Bununla birlikte Alman RWE firmasının Şubat 2008’de Nabucco Şirketi’ne ortak olmasıyla proje güç kazanmıştır. Hattın tam kapasitede karlı olabilmesi için gereken doğal gaz üretiminin halen İran’a uygulanan ambargo nedeniyle bu ülkeden de sağlanamayacak olması, hattın geleceğinde büyük soru işaretleri oluştursa da ABD hükümetinin projenin geleceğine olan iyimser bakışının devam ettiği açıklanmıştır. Sözde bu iki proje birbirine rakip değildir. Fakat gelişmelere baktığımızda, Putin’in, Nabucco projesine karşı “Güney Akım” hattı ile Avrupa’ya doğrudan doğalgaz tedariki planlaması konusunda ise yorum yapmamıştır. Rusya’nın Nabucco projesine yer almaması, acaba Enerji ve Tabii Kaynak Bakanı Taner Yıldız’ın kullandığı “Her ülke her projede yer alacak gibi bir durum yok…” ifadesiyle mi yoksa gerçekten bu iki projenin rekabetiyle mi yorumlamak zordur.
Türkiye’nin, enerji trafiğinde stratejik oyuncu olması, ABD’nin desteklediği Nabucco projesinde İran ve Rusya’ya karşı satranç politikası izlemesine neden oldu. ABD’nin sıcak bakmamasına karşın İran’ın da Nabucco hattına gaz vermesini isteyen Türkiye, Rusya’yı karşısına istememektedir. Türkiye’nin gelecekte Avrupa Birliği’ne üyeliği (eğer Avrupa Birliği’ne karşı izlediği mevcut politika devam edecekse) için asıl önem arz eden, Nabucco Projesidir. Putin, 6 Ağustos’ta gerçekleştirdiği Ankara ziyaretinde, Rus doğalgazının Karadeniz’den geçirilerek Bulgaristan’dan Avrupa’nın kuzeyi ve güneyine ulaştırılmasını öngören Güney Akım projesinde Türkiye’nin desteğini almayı başarırken; AB başkentleri, Türkiye’nin Güney Akım’ı desteklemesi konusunda endişeler yaşamaktadırlar. Buradan yola çıkılarak, Türkiye’nin, AB üyeliğinden ziyade, enerji politikalarında rota değiştirerek bölgesel bir güç olması ihtimalinin güçlendiği görülmektedir.
(Tıkla-1)
(Erjada Progonati,AB-Balkanlar, Kıdemli Asistan, 15.09.2009)