Rusya – Çin Enerji İşbirliği
Rusya Başbakanı Vladimir Putin Çin’e yaptığı ziyarette iki ülkenin enerji alanı da dahil olmak üzere ekonomik işbirliğinin geliştireceği tahmin ediliyor. Böylece 2001 yılında imzalanan Çin – Rusya dostluk antlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana gelişen ikili ilişkiler enerji alanında da hız kazanacağa benziyor. Zira Putin’in çantasında toplam 5,5 milyar dolar değerinde 34 antlaşmayla Çin’e geldiği sızan bilgiler arasında. Halihazırda iki ülke arasında petrol akışını sağlayacak olan Doğu Sibirya – Pasifik Petrol Boru Hattı’nın ve Sakhalin–Khabarovsk–Vladivostok doğalgaz boru hattının inşaatı devam etmektedir. (
Tıkla-1)
2010 yılında dünyanın en büyük enerji tüketicisi olması beklenen Çin’in kullanmakta olduğu kaynaklar artık tüketimini karşılayamayacak boyutta olup, hem yeni kaynaklara erişmek hem de çeşitliliğini arttırmak istemektedir. Uzun süredir petro-kimya endüstrisine dayalı bir büyüme gerçekleştiren ülke artık doğalgaza da ihtiyaç duymakta, ancak kaynak konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu bakımdan Rusya’ya sadece güvenlik alanında değil, ekonomik alanda da önümüzdeki dönemde ihtiyacı vardır.
Rusya ise hem kaynak hem de üretim bakımından dünyanın en büyük doğal gaz tedarikçisidir ve doğal bir uzantısı olarak da Gazprom dünyanın en büyük doğalgaz dağıtıcısıdır. Rusya’nın en büyük müşterisi ise Avrupa’dır. Avrupa’nın tek tedarikçisi olmanın avantajını fazlasıyla kullanmasının neticesinde başta Türkiye olmak üzere Avrupa ülkeleri de Nabucco örneğinde de görüldüğü gibi alternatif hatlar önermekte ve desteklemektedir. Böylece Rusya’ya muhtaç olunmadığı mesajı da verilmek istenmektedir. Avrupa’daki monopol konumunu kaybederek önemli bir koz yitirme durumuna düşmek istemeyen Rusya ise bu antlaşmalar sayesinde bir yandan Avrupalıların kendisine verdiği mesajın aynısını onlara vermekte, diğer yandan batıda kaybetme riskiyle karşılaştığı avantajını, doğuda elde etmek istemektedir.
Her ne kadar Rusya’nın da batı cephesinde birtakım kozlar kaybettiği görülüyor olsa da aslında Rusya ve Çin arasında gelişen ikili ilişkilere Çin’in daha fazla ihtiyacı olduğu görülmektedir. Çünkü her ne olursa olsun Rusya hâlâ dünyanın en büyük doğal gaz tedarikçisidir ve önümüzdeki dönemde de tablonun değişeceğine dair bir emare görülmemektedir. Çin’in ise enerji ihtiyacı artmakta ancak kendi kaynakları bunu karşılamaya yetmemektedir.
(Mehmet Şahin, Ekonomi – Enerji - Çevre Araştırmaları Masası, Stajyer, 15 Ekim 2009)