Talabani'nin Kerkük Oyunu
25 Temmuz 2009 tarihinde Kuzey Irak'ta yapılan seçimlerin ardından Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi (KYB) Süleymaniye'deki nüfuzunu kaybetmişti. Nawşirvan Mustafa liderliğindeki GORAN (Değişim) listesinin Süyleymaniye'deki seçimleri kazanması, Talabani'nin partisinin ciddi anlamda kan kaybettiğini Kuzey Irak halkına hissettirmiştir. Bu nedenle partisinin Kuzey Irak seçimlerini kaybetmesi ile birlikte Talabani'nin ve parti yetkililerinin Kerkük'e olan dikkati daha da yoğunlaşmıştır. Talabani, 9 Eylül'de Kerkük'ü ziyarette bulunarak Kerküklü Kürtlerle görüşmesi sırasında "Kerkük"ün bir Kürt şehri" olduğuna dikkat çekmişti. (Tıkla-1) Daha önce Kerkük'ü yılda bir defa ziyaret eden Talabani'nin, Kuzey Irak seçimlerinin ardından sık sık Kerkük'ü ziyaret etmesi dikkat çekmektedir. Bu nedenle Talabani'nin, Kuzey Irak'ta kaybettiği seçimlerin ardından Ocak 2010'da Irak'ta yapılacak genel seçimlerde Kerkük'ü bir umut kapısı olarak gördüğü söylenebilir.
25 Temmuz Kuzey Irak seçimleri Kürtler için bir dönüm noktası olarak görülmektedir. Çünkü bir taraftan, Barzani ve Talabani liderliğindeki Kuzey Irak yönetiminin karşısına güçlü bir Kürt muhalefeti çıkmakta ve bu oluşum Kuzey Irak'taki iç dengeleri değiştirmektedir. Diğer taraftan Kuzey Irak'ta ortaya çıkan Kürt muhalefeti kalabalık bir halk kitlesi tarafından desteklenmektedir ve ileriye dönük düşünüldüğünde iktidarı ele geçirebilecek konuma gelmeye başlamıştır. Bu durum Kuzey Irak yönetimini özellikle de Talabani grubunu endişeye sevk etmektedir.
Bu sebeplerden dolayı Talabani'nin ve partisindeki üst düzey yetkililerinin sıkça Kerkük'ü ziyaret etmesinin sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:
- Kuzey Irak seçimlerinde oy kaybına uğrayan Talabani'nin, Ocak 2010'da yapılacak Irak genel seçimlerinde Kerkük'teki oyları toplayarak telafi etmek istediğini söyleyebiliriz. Bu bağlamda, Talabani, Kerkük'teki Kürt, bazı Türkmen ve Arap ailelerinin oylarını alabilmek için para yardımında bulunmaktadır.
-Talabani Erbil, Dohuk ve Musul çevresindeki bölgeleri kontrol eden Barzani'ye karşı kendisi de Süleymaniye, Kerkük ve Diyale'nin bazı bölgelerini kontrol ederek, iki parti arasındaki ilişkileri dengelemeye çalışmaktadır.
-Talabani grubu, GORAN listesinin son günlerde Kerkük'e yönelik yaptığı seçim propagandasının önüne geçmeye çalışmaktadır. Bu nedenle Talabani grubunun, Süleymaniye'deki seçimleri kazanan GORAN listesinin Kerkük'teki seçimleri de kazanmasını engellemek istediği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, Kerkük meselesi, Irak'ta Türkmenler, Kürtler ve Araplar arasında önemli bir konudur. Kerkük, Irak'taki kesimler arasında nasıl paylaşılamıyorsa, Kürtler arasında da bir rekabet alanı haline gelmiştir. Bu nedenle önümüzdeki seçimlerde "Kerkük Meselesi" Kürtler arasında bir çekişmeye sahne olacağa benzemektedir. Türkiye'nin son günlerde meşgul olduğu 'Kürt Açılımı' projesi ve bölgedeki diplomatik girişimleri, Kürtlerin Kerkük meselesi üzerine eğilmelerini kolaylaştırdığını görmekteyiz. Ocak 2010'da Irak'ta yapılacak seçimlerde Kerkük meselesinin Kürtler ile Araplar arasında bir çatışmaya neden olması kuvvetli bir ihtimaldir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 29.09.2009)