Kafkasya, AB Enerji Politikasının Neresinde?
Kafkaslarda uzun yıllardır devam eden istikrarsızlık ve çatışma ortamı, yalnızca Rusya açısından değil, Avrupa açısından da büyük bir tehdit unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Kafkasya’nın AB açısından önem arz etmesinin sebebi, bölgenin Rusya’ya alternatif enerji kaynakları sunmasıdır. AB ülkeleri, ithal ettikleri petrol ve doğal gazın Rusya tarafından siyasi bir araç olarak kullanılması nedeniyle enerji bağımlılıklarını azaltmaya çalışıyorlar. Bu nedenle Kafkasya, Avrupa açısından kilit bir role sahip. Avrupa’nın enerji ihtiyacını karşılama konusunda büyük potansiyeli olan bu bölgedeki istikrarsızlıklar, enerji kaynaklarından güvenli olarak yararlanma imkanını da tehdit ediyor. Bu bakımdan özellikle Güney Kafkasya’daki gelişmelerin dikkatli izlenmesi gerekiyor. Nitekim bu bölgede meydana gelen gelişmeler yalnızca bölge ülkelerini ve Türkiye’yi değil; Batı’yı da yakından ilgilendiriyor. Bu bağlamda Kafkasya’da istikrar, Avrupa için enerji güvenliği anlamına geliyor.
AB’nin Kafkasya’daki istikrarsızlık ortamının son bulmasına yönelik olarak Rusya-Gürcistan Savaşı’nda rol oynadığı bilinmektedir. Bu dönemde AB, ateşkes sağlanmasında AGİT ve ABD ile etkili politikalar yürütmüştür. Son dönemde AB’nin bölge ve dünya gündemini meşgul eden Türkiye-Ermenistan arasında yaşanan normalleşme sürecinde Türkiye’ye verdiği destek de bu rolün bir parçasıdır. Valday Grubu uzmanı Aleksandr Rahn, AB’nin Kafkaslardaki ihtilaflara çözüm bulma konusunda başarılı olamadığını ileri sürmektedir. Türk-Ermeni sınırının açılması için AB’nin Türkiye’ye baskı yaptığını belirten Rahn, sınırın açılmasının AB’nin enerji güvenliğinin sağlanması açısından önemine değinerek, Gürcistan’ın Rusya ile Ermenistan ilişkilerinin gelişmesinde bir engel olduğu ve böylece AB’nin bu durumdan faydalanmak istediğini belirtmiştir.(Tıkla-1) Bu açıdan bakıldığında AB için Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin düzelmesi ve sınır kapılarının açılması oldukça önemlidir. Ermenistan’ın dünyaya açılması Nabucco Projesi’ne dahil olmasını da beraberinde getirecektir. Nabucco Projesi’ne dahil olacak bir Ermenistan, AB’nin gaz tedarikinde Rusya’ya karşı elini güçlendirecektir. Yine, Güney Kafkasya’da istikrarsızlıkların son bulması, AB’nin bölgede var olma ihtimalini de güçlendirecektir.
AB açısından dikkat edilmesi gereken en önemli husus, Ermenistan’ın uluslararası politikaya dahil olması neticesinde Azerbaycan’ın Rusya’ya yakınlaşmasının önlenmesidir. Aksi takdirde Nabucco’ya büyük oranda doğal gaz tedarik eden Azerbaycan’ın Rusya ile birlikte hareket etmesinin olumsuz sonuçları daha büyük olacaktır.
(Yeşim Doğan, Kafkasya Masası,Araştırmacı, 15.09.2009)