Kerkük Sorunu ve Irak Seçimleri
Mart 2003'te ABD'nin Irak'ı işgalinden bu yana Kerkük'ün statüsü sorunu, Iraklı taraflar (Türkmenler, Kürtler ve Araplar) arasında her geçen gün daha da çıkmaza girmektedir. Bu sorun, önümüzdeki 16 Ocak 2009'da Irak'ta yapılacak genel seçimlerde uygulanacak yasanın Irak Parlamentosundan geçmesinin önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. 19 Ekim'de Irak Perlamentosu Başkanı Eyad El-Samarai'nin başkanlığındaki Kerkük Milletvekilleri ve Birleşmiş Milletler temsilcileri bir araya gelerek, Kerkük konusunu görüştüler. Toplantıda Samarai tarafından, taraflara Kerkük sorunu ile ilgili yeni bir çözüm önerisinin sunulduğu bildirildi. Sözkonusu çözüm, Kerkük'e kota sistemini tanımaktadır. Bu öneriyle Irak Parlamentosunda bulunan 275 sandalyeden Kerkük için beş sandalye Kürtlere, dörder sandalye de Türkmen, Arap ve diğer azınlıklara dağıtılarak taraflar arasında anlaşma sağlamaya çalışılmaktadır. Ancak bu öneriye Kürtler tarafından tepki geldi. Kürtler, Kerkük için önerilen kota sisteminin Irak yasalarına uygun olmadığını ileri sürerek, Kerkük'e özel statü verilmesini de reddettiler. Öte yandan Şii Türkmen milletvekili Abbas Bayati yaptığı açıklamada, Ocak'ta yapılan genel seçimlerde Kerkük'ün dört seçim merkezine ayrılması önerisinde bulundu. Ayrıca Arap milletvekillerinden gelen açıklamada, Kerkük'e özel bir statü verilmediği takdirde, Kerkük sorununun çözümü ile ilgili gösterilen girişimlerin boşa gideceği bildirildi. (Tıkla-1)
Irak Parlamentosu Başkanı Eyad El-Samarai'nin seçim yasasının onaylanması konusunda meclis üyelerine çağrıda bulunmasına rağmen, üyelerin Kerkük ile ilgili bir anlaşmaya varamamaları seçim süresini aksatmaktadır. Bu konuda Kerkük konusunda kesin olarak tüm taraflar arasında bir uzlaşma sağlanmadığı müddetçe seçimlerin yapılması zor görünmektedir. Kürtler'in, Kerkük üzerindeki baskısının Bağdat yönetiminin de bu konuyla ilgili bir çözüm getirmesini zorlaştırmaktadır. Maliki'nin 19 Ekim'de Washington ziyaretinin arkasındaki temel nedenin, Obama yönetiminin, Irak seçim yasasının meclisten geçmesi ve Kerkük konusunda Kürtler'in sergilediği tutuma karşı baskı yapması için destek istemek olduğu söylenebilir.
Sonuç olarak, Irak'ta Ocak ayında yapılacak genel seçimler, Kerkük sorununun geleceği bakımından belirleyici olarak nitelendirilebilir. Kürtler'in, Kerkük'te seçim yapılması konusundaki ısrarı, Kerkük'teki seçimleri kazanıp bu kentin Irak'ın kuzeyindeki yönetime bağlanmasını sağlamayı hedeflemektedir. Bu nedenle Türkmenler ve Araplar, seçimlerden sonra Kerkük'ün kuzeydeki bölgesel yönetime bağlanmasından büyük endişe duymaktadır. Kürtler'in, Ocak'ta yapılacak seçimlerde Musul, Selahattin ve Diyale bölgelerinde seçimleri kaybetme endişenin giderek artması, onların Kerkük sorununun üzerinde yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle Kerkük sorunu ile ilgili kota sistemi önerisi uygun bir çözüm olarak görülebilir. Çünkü Kürtler'in, Kerkük'e özel statü uygulanmasına karşı çıkması, bu çözümün uygun bir seçenek olduğunu göstermektedir. Kerkük sorunu ve seçim yasasının onaylanması konularının önümüzdeki günlerde Türkmenler, Araplar ve Kürtler arasındaki gerilimin daha da artmasına neden olacağı öngörülebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 20.10.2009)