ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » AmerikaGeri Dön «

ABD’nin Uluslararası Sorunların Çözümü Yolundaki Gayretleri

08.11.2009 20:25:45

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD eski Başkanlardan Bill Clinton’un Kuzey Kore’ye gidişini izleyen kısa süre içinde, Kuzey Kore’nin nükleer silahları konusundaki uzlaşmaz tutumunda bazı esnekliklerin ortaya çıktığı görülmektedir.

 ABD’nin Uluslararası Sorunların Çözümü Yolundaki Gayretleri

ABD eski Başkanlardan Bill Clinton’un Kuzey Kore’ye gidişini izleyen kısa süre içinde, Kuzey Kore’nin nükleer silahları konusundaki uzlaşmaz tutumunda bazı esnekliklerin ortaya çıktığı görülmektedir.
 
Kuzey Kore, bu konuyu daha çok Amerikan yönetimi ile ikili düzeydeki görüşmeler yolu ile halletme eğilimi gösterse de, bir yandan ABD diğer yandan Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) önderliğinde kurulmuş olan, mevcut altılı komisyona yeniden işlerlik kazandırılması hususunda, ısrarlı bir davranış sergilemişlerdir. Kuzey Kore, sonuç itibariyle, ÇHC, ABD, Japonya, Rusya ve Güney Kore’nin katılımları ile kurulmuş bulunan 1+5 (Altılar) Grubu ile müzakereleri kabul edebileceğini ancak bu arada ABD ile ikili düzeyde bir anlayış birliğine varmak arzusunu açıklamış bulunmaktadır.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı, Doğu Asya işleri Bakan Yardımcı Vekili Kurt Campbell’i ÇHC ve Japonya’ya göndererek altılı toplantının zeminini hazırlama girişimini başlatmıştır. Ancak bu girişimlerden sür’atli bir sonuç çıkması beklenmemelidir. Kuzey Kore’nin şu aşamada izlemekte olduğu siyaseti geçen Mayıs ayında yaptığı nükleer deneme sonrası bölgede iyice ısınan havayı bir ölçüde yumuşatabilmek ve uluslararası düzeyde yalnızlık ve dışlanmışlıktan kurtulmak arzusu olarak değerlendirilebilir.
 
Orta Doğu barış süreci konusunda, ABD’nin önce Özel Temsilci George Mitchell, daha sonra BM Genel Kurulu sırasında bizzat Başkan Obama tarafından yürütülen ısrarlı girişimleri, bugüne kadar olumlu bir sonuca varmış olmasa dahi, Başkan Obama’nın bu işin peşini bırakmak niyetinde olmadığı görülmektedir.
 
Nitekim, Özel Temsilci George Mitchell tekrar bölgeye gelerek, önce İsrail Hükümetinde Koalisyonun küçük ortağı, Sağcı Yisrael  Beitenu  Partisi Genel Başkanı Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, daha sonra İsrail Cumhurbaşkanı Shimon Peres ile bir araya gelmiştir. Mitchell’in  dün (9 Ekim Cuma) Başbakan Benjamin Netanyahu ile Kudüs’de ve Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas ile de Batı Yakasındaki Ramallah kentinde buluşması beklenmekteydi.
 
Obama’nın bu konudaki gayretleri, kendisine Nobel Barış Ödülü verilmesinde rol oynayan faktörlerden biri olmuştur.
Başkan Obama’ya, yaklaşık 1,5 milyon dolar tutarındaki, Nobel Barış Ödülü’nün 10 Aralık 2009 tarihinde verilmesi beklenmektedir.
 
Obama’nın bu ödüle layık görüldüğü açıklanırken, Norveç Nobel Komitesi’nin göz önünde bulundurduğu özellikler şöyle sıralanmıştır:
 
a)Halklar arasında uluslararası işbirliği ve diplomasiyi güçlendirmek hususundaki olağanüstü gayretleri,
b)Nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya,
c)En zor uluslararası uyuşmazlıklar alanında bile diyalog ve müzakereye verdiği önem,
d)Mutlu bir gelecek konusunda halkına aşıladığı umut,
e)Dünyanın iklim konusunda karşılaştığı büyük tehlikeleri göğüsleyebilmek alanındaki daha yapıcı rolü
Nobel Barış Komitesi’nin bu beyanları, bugün için, Dünyanın neresinde olursa olsun, insanların ve yönetimlerin duyarlılıkla yaklaşmakta oldukları konuları göstermesi açısından da ilginçtir.
Bosna- Hersek’de, yönetimdeki iki başlılığın ortaya çıkardığı zorlukların bir etnik gerginliğe yol açması olasılığından da endişe eden Avrupa Birliği ve ABD, 1995 yılındaki barış görüşmelerinden sonra “İkinci Dayton” olarak adlandırılan görüşme dizisini başlatmışlardır. Bu görüşmelere İsveç Dışişleri Bakan Carl Bildt ve Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim Steinberg başkanlık etmektedirler. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Oll Rehn de görüşmelere katılanlar arasındadır.
 
Sırpların öteden beri süre giden daha fazla özerklik talepleri ile birlikte Hırvatlar da, birleşme sağlanamadığı takdirde, kendilerinin de bir cumhuriyete sahip olma hakkının bulunduğunu dile getirmeye başlamışlar ve kuşkusuz bu durum Bosna-Hersek’deki belirsizlikleri artırıcı bir rol oynamıştır. ABD ve AB, bu ülkenin, birleşmiş bir şekilde, AB’ye üye olmak yolunda sür’atle ilerlemesi gereği savını dile getirmektedirler.
 
(Nüzhet Kandemir, ABD Masası,10.10.2009)

 




AMERİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya