Değişen Türkiye Yenilenen(!) IMF
Dünya Bankası Grubu’nun ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Guvernörler Kurulları’nın 2009 Yıllık Toplantıları 6–7 Ekim 2009 tarihleri arasında İstanbul’da yapılacaktır. Her bir kuruluşun Guvernörler Kurulu, kuruluşların üye ülkelerinden genellikle maliye bakanları, merkez bankası başkanları, ya da kalkınma bakanlarından birinden oluşan guvernörden oluşmaktadır. Yıllık Toplantılar sırasında, Guvernörler Kurulları, iki kuruluşun gelecekteki çalışmaları ile ilgili olarak ve daha sonra ilgili İcra Kurulları tarafından uygulanacak olan başlıca politika konuları hakkında karar vermektedirler.
Yıllık Toplantılar, genellikle ardışık iki yıl boyunca IMF ve Dünya Bankası’nın Washington D.C.’deki merkezlerinde ve her üç yılda bir de başka bir üye ülkede yapılmaktadır. Yurtdışında yapılan son üç toplantı 2006 yılında Singapur’da, 2003’te Dubai’de ve 2000 yılında Prag’da gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de ilk olarak 1955’te yapılan toplantı 54 yıl sonra tekrar İstanbul’da yapılacaktır Bu durum da Türkiye’yi yıllık toplantılara iki kez ev sahipliği yapan tek ülke konumuna getirmektedir.
Bu seneki toplantıların. 54 yıl sonra. 2. Kez İstanbul’da yapılmasının İstanbul’un güzel bir şehir olmasından öte çok daha başka sebepleri olması gerekmektedir. Geçmişe bakıldığında Türkiye, IMF ile 19 tane stand-by anlaşması imzalamış ve son anlaşma Mayıs 2008’de sona ermiştir. Dünyayı derinden etkileyen 2008 Küresel Finans Krizi, Türkiye’yi teğet geçememiş aksine tam on ikiden vurmuştur. Bu nedenle de Türkiye çareyi –diğer ülkelerin de yaptığı gibi-tekrar IMF kapılarında aramıştır. Geçtiğimiz Ocak ayında IMF Heyeti Türkiye’yi sık sık ziyaret etmiş, özellikle 2009 Yerel Seçimleri öncesi bu konu gündemi uzun süre meşgul etmiştir. Ancak IMF’nin kredi karşılığında Türkiye’den taleplerinin “her zamanki” gibi makul olmaması ve Türkiye’yi zora sokacak şekilde olması sebebiyle (ki daha önceleri imzalanmış olan anlaşma dönemlerinde Türkiye’de işsizlik artmış, enflasyon yükselmiş, toplamda devlet aşırı borçlanmış, cari açık artmış, Türk parası sürekli devalüasyona uğramıştır) IMF’nin sunduğu 20. Stand-by anlaşması koşulları Türkiye tarafından kabul edilmeyip yerine Türkiye’nin öne sürdüğü yeni koşullar talep edilmiştir..Şu an baktığımızda karşımıza yaptığı reformlarla “yırtıcı imajından” sıyrılmaya çalışan bir IMF; IMF’nin ağır isteklerine bu sefer karşı koyabilen ve kendi isteklerinin kabulü şartıyla masaya oturmayı bekleyen bir Türkiye ve ortada hala imzalanmayı bekleyen ki imzalandığı zaman da diğer 19 anlaşmadan çok daha farklı olacak olan bir stand-by anlaşması bulunmaktadır.İşte önümüzdeki ay Türkiye’de yapılacak olan IMF Yıllık Toplantıları’nın da bu tabloyla bir alakası olduğuna işaret etmek bir gerçekliktir.
(H. Gülin Koçak, Ekonomi Enerji Çevre Masası, Masa Asistanı, 15.09.2009)