Afganistan’da Meydan Kime Kalacak?
Geçtiğimiz ay, Afganistan’da düzenlenen ikinci cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları belli olmaya başlamıştır. Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai’nin, tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesine kesin gözüyle bakılmaktadır. Yapılan son sayımlara göre, Hamid Karzai’nin en büyük rakibi olarak gösterilen, Afganistan eski dışişleri bakanı Abdullah Abdullah’ın seçimleri kaybetme olasılığı daha da artmıştır. 68.000 Amerikan ve 40,000 NATO askerinin görev yaptığı
(Tıkla-1) bölgede, güvenlik sorunu hala aşılamamış ve acil çözüm bekleyen konulardan biridir. Afgan halkının kime ve nasıl güven duyacağı konusunda yaşadığı çelişkiler de, bölgenin acil çözüme ihtiyaç duyduğu konular arasında gösterilebilir.
Yaşanan çelişkilerin ve güven sorununun nedenleri şu şekilde sıralanabilir: Bölgede ve Pakistan’da etkin bir güç olmak isteyen Taliban örgütünün bombalı saldırıları, Taliban’ın seçim süresince seçmenlerin oy kullanmalarına engel olmak için uyguladığı baskı ve oy kullanan bazı Afgan vatandaşlarına karşı fiziksel şiddet uygulaması gibi gelişmeler, Taliban’ın bölgede önemli bir güvenlik sorunu oluşturmaya devam ettiğinin açık göstergesidir
İki büyük muhalif, Karzai ve Abdullah’ın seçim yarışında, liderlik elde edebilmek adına, seçmenlerin oylarını etkilemek için türlü hileler yapması, Afgan halkının kafasını daha da karıştırmaktadır.
Afganistan Seçimleri Şikâyet Komisyonu’nun aldığı şikayetler arasında; oy sandıklarının çalınması, seçim memurlarının satın alınması gibi şikayetler 2.615’i bulmuştur.
(Tıkla-2) Yapılan hilelerin en büyüğü ise, geçtiğimiz günlerde Karzai’nin, hiç kimsenin oy kullanmadığı bölgelerde bile sandıklardan yüzlerce, hatta binlerce oy alabilmesiyle ortaya çıkmıştır.
(Tıkla-3) Seçim dönemi öncesi Abdullah’ın adının karıştığı pek çok yolsuzluk, rüşvet iddiası ve seçim döneminde yaptığı hileler, Afgan halkının gözünde Abdullah’a olan güvenin de azalmasında etkili olmuştur.
Ayrıca, Afganistan halkının NATO askeri birliklerine duyduğu güvensizlik, geçtiğimiz hafta Cuma günü yaşanan kanlı olay sonucu daha da artmıştır. Afgan sivil ölümlerinin önüne geçmek için 2 ay önce alınan NATO kararı, geçtiğimiz hafta NATO bünyesindeki Alman askerleri tarafından gözardı edilmiştir. Kunduz’un kuzeyinde, Taliban’ın hedef alınarak yapıldığı bildirilen saldırı sonucu, aralarında sivillerin de bulunduğu 90 insan yaşamını yitirmiştir.
(Tıkla-4) Yaşanan bu vahim gelişmenin NATO’ya karşı duyulan güvensizliği pekiştirdiğini ve NATO birliklerine karşı olası bir saldırı ihtimalini de artırdığı söylenebilir.
Afganistan’da yaşanan bu karışıklıklar değerlendirildiğinde, seçim döneminin nasıl biteceği konusunda şu değerlendirmeler yapılabilir:
İlk olarak; Karzai seçimleri kazansa bile, ismi bu kadar hileye karıştığı için Afgan Halkı ve dünya kamuoyu onu meşru bir lider olarak tanımayacaktır. Bu durum da, Karzai’nin tekrar cumhurbaşkanı seçilmesi olasılığını büyük ölçüde zayıflatmaktadır.
İkincisi; Obama yönetimi, seçimlerden çıkacak olan yeni liderin Afgan halkı tarafından benimsenip, Taliban’a olan desteği azaltacağı ümidiyle, seçimlerin güvenli geçmesi için elinden geleni yapmıştır. Ancak, güvenlik sorununun aşılamadığı apaçık ortadadır. Bu nedenle, Obama’nın önümüzdeki günlerde açıklaması beklenen, Afganistan’da asker artırımına yönelik kararının, hem bölge açısından, hem de ABD açısından bir faydasının olmayacağı açıkça gözükmektedir. Obama’nın alacağı bu tür bir kararın ‘tarihi yanlış’ olarak değerlendirilmesi muhtemeldir. Bu koşullarda, yapılan seçimlerin sonuçları ne olursa olsun meşru kabul edilmeyeceği için, Karzai ve Abdullah’ın ABD’ye sığınması, Taliban’ın Afganistan’daki gücünü daha da artırması ve NATO’nun birliklerini bölgeden çekmeye yönelmesi olasılığı gözardı edilmemelidir. Bu geçiş sürecinden en zararlı çıkması beklenen ise, ne yazık ki bir kez daha ümitlerini ve hayallerini kaybedecek olan, Afgan halkı olacaktır…
(Handan Hilal Köse, Ortadoğu Masası, Asistan, 08.09.2009)