<p style="text-align: center"><b>64. Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı’na AF-PAK, Güney Asya’da Bölgesel İstikrarın Temini ve Küresel Terörizmle Mücadele Damgasını Vuracak</b></p> <div style="text-align: justify">Bu sene altmış dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı’na Obama Doktrini’nin “küresel terörizmle mücadelesi” tartışmaları damgasını vuracak. Doktrin’in Afganistan, Irak ve Pakistan’daki başarısının tüm ayrıntılarıyla masaya yatırılacağı toplantıda ayrıca ABD yönetimi, Somali, Cezayir ve Yemen’de faaliyetlerini artıran El-Kaide ile mücadele bağlamında, uluslararası kamuoyunun küresel terörizmle savaşa verdiği desteği artırmasını talep edecek. Afganistan’daki koalisyon kuvvetlerinin 2001 işgalinden bu yana en büyük kaybı verdiği senede gerçekleşecek toplantı bu nedenle ayrı bir anlam taşımaktadır.<br /> <br /> Pakistan Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari’nin geçtiğimiz Cuma (18 Eylül 2009) Londra’daki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’ndaki konuşmasında Hindistan’ı “Demokratik Pakistan’ın Dostları Grubu” (DPDG) na davet etmesi en şaşırtıcı gelişmeydi. Bu konuşma; Hindistan’la diyalog yollarının kapanmaması, bölgesel işbirliği olanaklarının geliştirilmesi ve küresel terörizme karşı ortak hareket çağrısı bakımından önemliydi. DPDG’nin ilk toplantısı 17 Nisan 2009 tarihinde Tokyo’da ve ikincisi 24 Ağustos 2009 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti. Konferanslarda Pakistan’a uluslararası kamuoyunun destek mesajları yağdı. Tokyo Konferansı’nda ekonomik krizle mücadele eden Pakistan ekonomisine yıllık 6 milyar dolar yardım yapılması kararlaştırılırken, “Koalisyon Destek Fonu” adı altında aşırılıklar ve radikalizmle mücadele için Pakistan, 1999–2004 yılları arası dönemde 2 milyar 900 milyon dolarlık yardım aldı. Zerdari, iç politikada en yakın rakibi Navaz Şerif‘in ABD tarafından desteklenmesinin getirdiği baskı, Müşerref döneminden kalan yargı ve hakim atama krizleri, ISI ve silahlı kuvvetler üzerinde etkinin yitirilmesi ve siyasal yönetiminin küresel terörizmle mücadelede yetersiz görülmesi nedeniyle sık sık eleştirildiği bu dönemde gelen dış destek mesajları “maddi ve manevi” açıdan kendisini rahatlatmıştır.<br /> <br /> Zerdari’nin Hindistan’a Londra’dan uzattığı “zeytin dalı”nın ise Hindistan yönetimi tarafından hoş karşılanmadığı veya yetersiz görüldüğü anlaşılmaktadır. Hindistan dışişleri sekreteri Nirupama Rao’nun, ABD’li meslektaşı William Burns ile Vaşhington’daki görüşmesine yine Güney Asya’da terörizmle mücadele ve Obama Doktrini bağlamında Hindistan’a düşen rol konuşuldu. 26 Kasım 2008 tarihli Mumbai saldırıları o günden itibaren Hindistan’ın uluslararası ilişkilerine ve dış politikasına şekil veren temel olgular arasına yerleşti. Bu toplantıdan sonra da basına küresel terörizme karşı ortak mücadele demeçleri verilirken kapalı kapılar ardında Rao’nun, “terörizmle mücadeledeki başarısından” dolayı Pakistan’a ayrılan uluslararası fonlardan duyduğu rahatsızlıktan ve Mumbai saldırılarını gerçekleştirenlerin hala yargı önüne çıkarılamamasından dolayı Pakistan’ı ABD’ye şikayet etmiş olması muhtemeldir. Ayrıca Hindistan dışişleri bakanı S.M. Krishna’nın bir röportaj sırasında 64. BM Genel Kurulu’nda Mumbai konusunu tekrar gündeme getireceğini ve yeni kanıtlar sunarak olayla ilgili yeni bağlantıları ortaya çıkaracaklarını dile getirmesi dikkat çekicidir. Bu hafta boyunca (21-27 Eylül 2009) New York’ta temaslarda bulunacak olan Krishna’nın, farklı ülkelerden 57 temsilci ile görüşecek olması, Mumbai’nin, dolayısıyla Pakistan’la yaşanan meselelerin de 64. BM Genel Kurulu Toplantısı süresince sıkça tartışılacağı bir ortam hazırlayacaktır. <br /> </div> <div style="text-align: justify"><br /> (Ali Erhan Ertan, Asya-Pasifik Masası, Kıdemli Asistan, <i>23.09.2009</i> ) </div>