Afgan Halkının Nezdinde Afganistan’ın Son Durumu
Afgan halkı, Afganistan’daki son duruma baktığımızda, şu an her şeyden önce seçimlerin sonucunu beklemektedir. Halk genel olarak seçimlerde en önde gelen iki adayı (Hamid Karzai ve Abdullah Abdullah’ı) desteklemektedir. Fakat bu iki adaydan hangisi seçilirse seçilsin, Afganistan’da durumu düzeltebilir mi sorusuna yanıt olarak; “Kim kazanırsa kazansın, Afganistan’a bir mucize getiremez. Biz seçilen adaya 30 sene boyunca yıkım görmüş bir ülkeyi az bir zamanda düzelt diyemeyiz. Fakat her şeyden önce Afganistan’daki savaşın son bularak barışın sağlanmasını istiyoruz.” Peki bu barış nasıl tanımlanabilir? Taliban ve El-Kaide’nin hemen yok edilmesini mi kastediyorsunuz yoksa devletten başka bir çözüm mu bekliyorsunuz? “Taliban ve El-Kaide’yi yok etmeyi kastetmiyoruz. Zaten yok etmenin de mümkün olmadığını gördük. Ancak yeni devlet Taliban’la barış yapmayı becerebilirse, El-Kaide kendiliğinden Afganistan’ı terk eder.”
Zaten yeni haberler El-Kaide lideri Usame Bin Ladin ve mensuplarının Pakistan’da olduğunu göstermektedir. Taliban’la barış yapılması isteniyor ama Taliban, yabancı güçler Afganistan’ı terk etmedikçe devletle herhangi bir konuda anlaşmaya varamayacaklarını her fırsatta açıklamaktadırlar. Yabancı güçler Afganistan’dan çıkarsa barış ve istikrar gelir mi? Neden gelmesin… Fakat yabancı güçlerin hemen çıkması durumunda işler daha da kötüleşebilir. ABD ve İngiltere gibi Batılı ülkeler, Afganistan’a istikrarı ve demokrasiyi getirmek iddialarında samimi iseler, askerlerinin Afganistan’dan çıkması için mantıklı bir takvim hazırlamalıdırlar. Askerleri çıktıktan sonra Türkiye gibi Müslüman bir millete maddi ve manevi yardımlarda bulunarak, Afganistan’da istikrar ve demokrasi yerleşinceye kadar kalmasını sağlarlar. Aksi takdirde ABD ve İngiltere gibi Batılı ülkeler Afganistan’da askeri varlığını sürdürmeye devam eder. Afgan halkı bu durum karşısında ister istemez Afganistan’da istikrar ve demokrasiyi kendilerine göre uygulamaya çalışır. Bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğu, Hilmand Valisi’nin bir sene önceki açıklamasında görülebilir. Afganistan’daki Tulu TV muhabiri Helmand Valisi ile yaptığı röportajda şu soruyu sormuştur: “Batılı devletler Hilmand ve çevresine istikrar ve demokrasiyi getirmek için çabalarken, siz neden onlara karşı koyuyorsunuz?” Hilmand Valisi gülerek: “Batılılar bunun cevabını bilmiyor mu? Müslümanlar her zamanki gibi şimdi de Cennet’e girmek için ellerinden geleni yaparlar. Ama biz Afganlara gelince, birisi kalkıp bizi zorla Cennet’e götürmeye çalışırsa ona karşı koyarız. Cennete gitmemek için elimizden geleni yaparız. Bizde istikrarı, barışı ve demokrasiyi isteriz ama bunu bize zorla kabul ettirenleri ve onların getirdiği hiçbir şeyi de kabul edemeyiz.’’ dedi.
Bence bu örnek Afganları tanımayı isteyen, Afganistan’da gelecekte nasıl bir strateji izlenir ve orada neler yapılması gerekir diye düşünenler için büyük bir derstir.
Afgan halkı seçimleri kazanan adaydan, barışı sağladıktan sonra ne bekler? Onlar gelecek cumhurbaşkanından; devlet içinde yolsuzluk ve rüşvete karışan, kaçakçılarla işbirliği yapan isimleri devlet kadrosundan uzaklaştırarak ve sağlam bir ekiple yeni bir hükümet kurarak, gelecek beş seneyi güzel bir şekilde değerlendirerek, mümkün olduğunca işsizliği ve fakirliği ortadan kaldırmasını bekler.
(Khalilullah Rasuli, Asya Pasifik Masası, Kıdemli Asistan) 1/10/2009