Yeni Döviz Düzeni
İngiliz The Independent Gazetesi’nin haberine göre, Orta Doğu’da petrol üreticisi ülkeler, Çin, Japonya ve Fransa önümüzdeki 10 yıl içerisine petrol ticaretlerinde dolar yerinde kendi para birimlerini kullanma yönünde anlaşma sağladılar. (
Tıkla -1) Her ne kadar adı geçen ülkelerin hükümetleri haberi doğrulamasa da uygulamada gerçekten de dünyada bu yönde bir eğilimin olduğu dikkatlerden kaçmaması gereken bir durum.
Rusya Devlet Başkanı Medvedev de geçtiğimiz hafta Çin’e yaptığı ziyaret esnasında Rusya’nın Çin ile enerji ticaretinde dolar yerine kendi para birimlerini kullanmaya hazır olduklarını bildirmişti. Türkiye de geçtiğimiz yıllarda İran ve Rusya ile imzaladığı ikili antlaşmalar neticesinde karşılıklı ticarette üçüncü bir ülkenin dövizi kullanmamaya karar verdiler.
Böylece İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Bretton Woods düzeniyle başlayan dünyadaki dolar hâkimiyeti, 1970’li yıllarda sistemin çökmesiyle düşüşe geçmeye başlamış, 2000'li yıllarda da yeni ekonomik aktörlerin devreye girmesiyle ciddi anlamda tehdit altına girmeye başladı. Avro’nun ortaya çıkışı da dünyadaki dolar tekeline ciddi bir darbe vurmuştur, çünkü 2000’li yıllara kadar yegâne çeviri parası olarak kullanılanın dolara yeni bir alternatif oluştu. Yukarda bahsi geçen antlaşmaların sayısının artması zaten gerilemekte olan dolar hâkimiyetini yavaş yavaş azaltacağa benzemektedir.
Peki, doların yerini başka bir para biriminin alması mümkün mü? Kısa ve orta vadede henüz mümkün değil. Çünkü doların kullanımının azalmasıyla paralel olarak küresel boyutta kullanımı artan bir para birimi göze çarpmamaktadır. Doların alternatifi Avro’nun bile kullanım alanı henüz bölgesel düzeydedir. Ruble, Yuan gibi para birimlerinin uluslararası kullanımı ise ikili antlaşmalardan öteye geçebilmiş değildir (Hatta her iki para birimi uluslar arası döviz borsası forex piyasasında bile yer almamaktadır).
Yine de bütün bu gelişmeler ışığında dolar kullanımının tarihin en düşük seviyelerinde seyrettiğini, dolayısıyla Amerikan ekonomisinin bütün dünya üzerinde eskisi kadar tesirli olmasının beklenmemsi gerektiği söylenebilir. Yükselecek olan aktörler dünya piyasalarında rekabet ortamının oluşmasını sağlayabilirler. Ancak yine de en azından kısa ve orta vadede çok da büyük beklentiler içinde olmamak gerekmektedir. Her şeye rağmen dolar hâlâ dünyadaki en geçerli para birimidir. Değişen sadece kaybetmekte olduğu mutlak hâkimiyetidir.
(Mehmet Şahin, Ekonomi – Enerji – Çevre Masası, Stajyer, 21.10.2009)