Avrupa’nın Balkan Genişlemesi
"Kosova - Avrupalı Perspektifini Gerçekleştirme" başlıklı rapor Avrupa Komisyonu tarafından 14 Ekim Çarşamba günü yayınlandı. Raporda, Kosova vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahati sonuçlandıracak bir sürecin bir an önce başlatılması yönünde çağrıda bulunuluyor. Komisyon ayrıca, Kosova'nın kriterleri yerine getirmesi halinde kapsamlı bir ticaret anlaşmasına yönelik hazırlıklara da bakıyor. (
Tıkla – 1)
Balkan ülkelerine, Avrupa’ya yapacakları 90 günden kısa süreli seyahatler için vize uygulamasının kaldırılmasına yönelik süreç 2008 yılında başlatılmıştı. Bu kapsamda Hırvatistan haricindeki Batı Balkan ülkelerinin 2010 yılının ikinci yarısından itibaren kısa süreli ziyaretler için Schengen kapsamına girmesi beklenmektedir. Avrupa genişlemesinin son halkası olması planlanan Batı Balkanlar, Almanya bir kenara bırakılacak olursa, orta büyüklükteki devletlerin ekonomik genişleme alanı olarak görülmektedir. Nitekim bölge ülkelerinde İtalya, Avusturya ve Yunanistan’ın ciddi miktarda yatırımları göze çarpmaktadır. Türkiye’nin faaliyetlerinde de göz ardı edilmeyecek bir yükseliş dikkat çekmektedir.
Ancak, kısa süreli seyahatlerde vize uygulamasının kaldırılması, ekonomik olarak fazla bir ehemmiyet arz etmemektedir. Hele ki Avrupa gibi turizm odaklı ekonomik kalkınma modeli benimsemeyen ülkelerde bu tür uygulamaların ciddi anlamda bir getirisi yoktur. Bu uygulamadaki amaç büyük ihtimalle ekonomik beklentilerden ziyade politik olup, Balkan ülkelerinin Avrupa’nın bir parçası olduğuna inandırılmalarıdır. Planlanan uygulamanın bu yönde atılacak iyi niyetli bir adım olarak görülmesi, ekonomik çıkar ve beklenti olarak görülmesinden daha gerçekçidir.
Nitekim AB komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Oli Rehn, “Bu tedbirler Kosova'ya AB'ye yaklaşmanın soyut bir şey olmadığı, daha çok herkes için gerçek, somut faydalarla ilgili bir şey olduğunu gösterecektir. Şimdi AB üye ülkelerini önerilerimizi kabul etmeye ve Kosova'nın Batı Balkanlar'ın geri kalanındaki gelişmelere ayak uydurmasını sağlamaya çağırıyoruz” şeklinde yaptığı açıklamayla, alınacak olan kararın ekonomiden ziyade geleceğe yönelik siyasi bir karar olduğuna işaret etmiştir.
AB’nin genişleme gündeminde ilk sırada yer alan Batı Balkan genişlemesi, önümüzdeki dönemde benzer adımların atılmasına sebebiyet verebilir. Ancak görülen o ki, atılacak adımlar kısa vadede ekonomik birliktelik kurmaktan ziyade, uzun vadedeki entegrasyonda bölge ülkelerinin yer alacağına inandırılması amacı güdülmektedir.
(Mehmet Şahin, Ekonomi – Enerji – Çevre Masası, Stajyer, 20.10.2009)