Ahmet Davutoğlu ve Sarkisyan Muhalefeti Bilgilendiriyorlar
31 Ağustos tarihinde açıklanan Türkiye ile Ermenistan arasındaki protokol süreci Azerbaycan başta olmak üzere üç ülke gündeminde hala güncelliğini korumaktadır. Altı haftalık zaman yaklaştıkça da tartışmalar beklendiği gibi daha da alevlenecek. Ermenistan muhalefeti 2 Eylülde Taşnak Partisi (TP) öncülüğünde yapmış olduğu ilk mitinginde bekleneni verememiş adeta dağ fare doğurmuştu. Mecliste iki etkili parti olan Taşnak ve Miras partileri protokolün Ermenistan’ın sonu manasına gelebilecek değerlendirmelerde bulunarak Ermeni milliyetçiliğini körüklemeye, muhalefet yelkenini bu rüzgârla doldurmaya çalışıyorlar. Sürekli eylem sürekli muhalefet mantığı ile konuyu gündemde tutmaya çalışan TP bugün Ermenistan Dışişleri Bakanlığı önünde oturma ve açlık grevi eylemine başladılar.
18 Eylülde ise Ermenistan’ın en büyük muhalif hareketinin lideri eski cumhurbaşkanı Petrosyan miting yapacak. Petrosyan mümkün olduğu kadar bu eylemlerini kendi örgütü ile yapıyor ve Taşnakçılardan uzak durmaya çalışıyor. Petrosyan halk nezdinde itibar kaybeden TP ile aynı karede görünmek istemiyor. Ermenistan cumhurbaşkanı Sarkisyan ise muhalefetin bu eylem trafiğinin ateşini söndürebilmek için 17 Eylülde muhalefeti bilgilendirme turlarına çıkacak. Sarkisyan Türkiye ile paralel adım attığı şeklinde yorumlanabilecek bu muhalefet turlarından önce partisinin gençlik kollarını toplayarak ilk bilgilendirmeyi orada yaptı. (Tıkla-1) Sarkisyan’ın muhalefeti bilgilendirme turları nasıl karşılanacağı şimdiden merakla beklenmektedir.
Türkiye’de ise ilk günden beri muhalefet tarafından Ermenistan ile açıklanan protokole karşı ciddi eleştiriler getirilmiş, bu protokolün Karabağ’ı satmak şeklinde bile yorumlayanlar olmuştu. Ahmet Davutoğlu kararlılıkla bu protokol hakkında bilgilendirme turları için siyasi partilerden randevu talep etmiş, bu talebe MHP olumsuz cevap vermişti. Deniz Baykal Davutoğlu’na randevu vermiş ve gerçekleşen görüşmede Baykal 3 ana başlıkta protokole itirazlarını belirti. (Tıkla-2)
1- Sınırların açılmasına karar verilirken Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi hükme bağlanmamış. Erivan’ın sözü yeterli görüldüğünden protokoller 13 Ekim’de imzalanacak, Meclis’te tutulacak ve Ermenistan’ın çekilmeye başlaması beklenecek. Peki çekilmezse ne olacak? Bu belli değil. Büyük ihtimalle 24 Nisan yaklaşırken Ankara yine soykırım baskısı altına alınacak ve ABD Kongresi’nden geçmesini istemiyorsanız, protokolleri onaylayın denilecek. Bu da protokollerin sağlam olmadığını gösteriyor. Baykal’ın bu itirazına nazire olacak bir gelişme yaşandı ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile Ermenistan arasındaki mutabakat sürecini desteklediklerini söyledi. Tıkla-3)
2- Ermenistan 1921 Kars Anlaşması’nı tanımıyor. Protokollerde, Türkiye-Ermenistan sınırı konusunda dolaylı göndermeler var ama açıkça bu anlaşmanın kabul edildiği yazmıyor.
3- Keza Ermenistan’ın soykırım iddialarından vazgeçtiğine ilişkin bir hüküm de yok. Erivan, Türkiye’nin soykırım yaptığı iddiasını yine dünyanın gündeminde tutmaya ve Türkiye’ye baskı yaptırmayı sürdürebilir. Baykal mecliste olumsuz oy vereceklerini de böylece açıklamış oluyordu. Azerbaycan bu protokol sürecinde sessizliğini korumakta olup sonucun kendi çıkarlarına uygun bir şekilde gelişeceğini tahmin ettiği hissini uyandırmaktadır. Zira Azerbaycan için kritik dönem Ekim ayının 5-7 günlerinde cereyan edecek Bağımsız Devletler Topluluğunun Moldova’daki toplantısıdır.
(Dr. Hasan Oktay, Kafkasya Masası Kıdemli Araştırmacı, 16.09.09)