Türkiye, Suriye’ye Vizeyi Kaldırdı
13 Ekim tarihinde Türkiye ve Suriye’den üst düzey devlet protokolünün katılımıyla Öncüpınar’da düzenlenen törenle, Türkiye ile Suriye karşılıklı olarak ülkelerine girişlerde vize uygulamasını kaldırdı. Böylece 2000 yılında Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın ölümüyle yumuşamaya başlayan ikili ilişkilerde önemli bir adım daha atılmış oldu. Yakın zamana kadar dikenli tellerin arkasından bayramlaşmak zorunda kalan iki ülkenin bugün bu noktaya gelmesi, karşılıklı ekonomik ilişkilerde uzun vadeli beklentileri işaret etmektedir. Birçok analist bu durumu şaşırtıcı olarak nitelendirmekle birlikte aslında Türkiye’nin son yıllarda uygulamaya koyduğu “Komşularla sıfır çatışma politikası” göz önüne alındığında ve ilişkilerin oğul Esad ile yumuşamaya başladığı düşünüldüğünde bunun kaçınılmaz bir gelişme hatta yakın zamanda atılması beklenen bir adım olduğu görülmektedir.
(Tıkla-1)
Suriye açısından bakılacak olursa; bu gelişmeyi Türkiye’den daha fazla isteyeceği görülmektedir. Zira uzun yıllar sosyalist rejimin uzantısı olarak ithal ikameci ekonomik modeli benimseyen ülkenin artık dış ticaretin ve yabancı yatırımların hızla arttığı günümüz ekonomik modeline bir şekilde ayak uydurması gerekmektedir. Yakın çevresi düşünüldüğünde Suriye’nin çok fazla alternatifi olmadığı göze çarpmaktadır. Neredeyse bütün komşuları kronik şekilde siyasi istikrarsızlıklarla boğuşmakta, önemli bir ekonomik güç olan İsrail ile de diplomatik ilişkisi dâhi bulunmamaktadır. Bütün bunların ışığında bir anlamda Türkiye, Suriye’nin dünyaya açılan kapısı olma konumundadır.
(Tıkla-2)
2000’li yıllardan itibaren ekonomik büyüme yakalayan Türkiye ise artık dış pazarlara açılmanın yolunu aramaktadır. Türkiye açısından değinilmesi gereken bir nokta ise; her ne kadar ikili ilişkiler yaklaşık on yıldır düzelme ve gelişme gösterse de, küresel ekonomik krizden mümkün olduğu kadar az hasarla kurtulmanın en önemli yollarından birisi, dünya ekonomisiyle düşük oranda entegre olmuş ülkelerle ticaretin gelişmiş olmasıdır. Bu bağlamda Ortadoğu ve Afrika ülkeleriyle önemli ticari ortaklıklar kurmak, kısa vadede krizin etkilerini en aza indirecek, orta ve uzun vadede ise; hem böylesi tehlikelerin etkilerini azaltacak hem de Türkiye’ye dış politika tercihlerinde daha fazla alternatif oluşturacaktır.
Kısacası, iki ülke arasında vize uygulamasının kaldırılması önemli bir adım olmakla birlikte aslında her iki ülke açısından da henüz yolun başlangıcıdır. Bu adımın, önemli ticari antlaşmalarla, iş adamlarının karşılıklı yatırımlarıyla ve ülkelerin birbirlerini tanıtmasıyla güçlendirilmesi gerekmektedir.
(Mehmet Şahin, Ekonomi – Enerji Araştırmaları Masası, Stajyer, 14 Ekim 2009 )