ENGLISH
07.02.2012
Ana Sayfa » Orta AsyaGeri Dön «

New York Zirvesi ve Keşmir

10.11.2009 10:24:16

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pakistan-Hindistan barış görüşmeleri geçmişte iki ülke arasındaki diğer toplantılar gibi başarısızlıkla sonuçlandı.

 New York Zirvesi’nde Olumlu Adımlar Atılamadı 

Pakistan-Hindistan Görüşmeleri Terörizm Ve Keşmir Konularına Kilitlendi

 
Tüm Güney Asya’nın istikrarını ve refahını yakından ilgilendiren Pakistan-Hindistan barış görüşmeleri geçmişte iki ülke arasındaki diğer toplantılar gibi başarısızlıkla sonuçlandı. Peki yerel ve uluslararası basına “yapıcı ve faydalı olarak görüşmeler” olarak yansıyan bu zirvede, madalyonun diğer yüzüne bakıldığında hangi sonuçlara ulaşılabilir?
 
1.New York görüşmeleri Temmuz 2009’dan sonra iki devlet arasında gerçekleşen ilk üst düzey seviyeli görüşme olma niteliğini taşıdı. Zirve boyunca Hindistan ve Pakistan dışişleri bakanları tüm çabalarına rağmen 26 Kasım 2008’deki Mumbai saldırıları ile ağır darbe alan barış sürecini yeniden hayata döndüremediler. 2004 yılından beri yavaş adımlarla ilerleyen Hindistan-Pakistan görüşmeleri böylece bir üst seviyeye ulaşamadan başladığı noktaya dönmüş oldu.
 
2.Zirvede Hindistan tarafını temsil eden dışişleri bakanı Krishna, Pakistan dışişleri bakanı Kureyşi ile görüşmesinin ardından basın mensuplarına: “Pakistan hükümetine Mumbai saldırısının sorumlularını yakalaması ve konuyu akıllarda şüphe bırakmayacak biçimde aydınlatması talebinde bulunduk.” dedi. Krishna aynı zamanda Pakistan yönetimi ile daha kapsamlı ve yapıcı görüşmelerin Mumbai konusunda atılacak somut adımlar ardından geleceğini de sözlerine ekledi. (tıkla1) Pakistan’ın Hindistan’dan ve uluslararası kamuoyundan gelen baskılara dayanamayarak aralarında Leşker-i Tayyiba’nın lideri olduğu iddia edilen Hafız Sayid’in de bulunduğu yedi kişiyi gözaltına almasına rağmen, Hindistan Mumbai olaylarına başka grupların da karışmış olduğundan bahsediyor. Bu noktada Hindistan’ın kastettiği örgüt, özellikle Keşmir bölgesinde faaliyet gösteren Leşker-i Tayyiba olabileceği gibi, Hindistan dış politikasına ve çıkarlarına aykırı tüm radikal örgütler de olabilir. Pakistan yönetiminin Mumbai eyleminin planlarının Pakistan topraklarında yapıldığını kabul etmesine rağmen, Pakistan Yüksek Mahkemesi, yeterli delil bulamadığı için Temmuz ayında Sayid’i serbest bırakmıştı. Bu süre bağlamında Pakistan Hindistan’a Mumbai konusunda istihbarat paylaşımı için baskı yapsa da, Hindistan yeterince bilgi paylaştığını iddia etmektedir. Hindistan bu noktada doğrudan suçlamalardan ve hedef göstermekten kaçınarak hareket serbestîsini en üst düzeyde tutmayı hedeflemektedir. Böylece gelecekte de Pakistan’ın aldığı tedbirlerin yetersizliğinden bahsederek, Pakistan’a terörizm üzerinden baskı yapabilmesi mümkün olacaktır.
 
3.New York’taki görüşmelere ev sahipliği yapan ABD’nin dışişleri bakanı Hillary Clinton’ın 26 Eylül 2009’da BM Genel Kurulu Toplantısı sırasında yaptığı ziyarette sırasında görüldüğü gibi, Pakistan-Hindistan barış görüşmeleri ABD'den de büyük destek görmektedir. (tıkla2) ABD, Hindistan-Pakistan görüşmelerinin olumlu neticelenerek, Pakistan ordusunun bundan sonra Afganistan sınırı ve Pakistan’da faaliyet gösteren El Kaide ve Taliban militanlarına yoğunlaşmasını istemektedir. Zirvenin Pakistan ve Hindistan açısından başarısızlıkla sonuçlanması ABD tarafına beklediği fırsatı vermemiştir.
 
4.Zirve sonrası bir dahaki toplantı tarihinin, dolayısıyla barış görüşmelerinin devamını sağlayacak herhangi bir takvimde karar kılınamamış olması da bir başka kritik noktadır ve gelecek için dezavantajdır. Bir sonraki üst düzey görüşmeye kadar Pakistan’ın “arka kapı diplomasisi” olarak adlandırılan; danışmaların ve uzman heyetlerin diplomatik ilişkileri yürütmesi önerisine ise Hindistan soğuk bakmaktadır. Krishna’nın “Normal kanallarla ikili görüşmeleri yürütmek mümkünken Pakistan’ın bu öneri neden?” diye sormuştur.(tıkla3) Krishna’nın, zaman kazanma taktiğinin Hindistan açısından daha faydalı olacağını düşünmüş olması muhtemeldir.
 
Sonuç olarak tüm olumlu beklentilere rağmen zirveden somut bir karar ya da işbirliği insiyatifini gösterir bir yaklaşım ortaya konamamıştır. İlerleyen günlerde yaşanacak konjonktürel gelişmelerin seyrine göre liderler kesintiye uğrayan barış sürecinin canlanmasına veya mevcut sorunların dondurulmasına dönük adımlar atabilirler. Tüm bölgeyi olumlu yönde etkileyecek Hindistan-Pakistan barışının gerçekleşmesi çok güç olsa da imkansız değildir. Tarafların ön görüşmelerle başta Keşmir ve terörizmle mücadele gibi temel konuları ele almaları daha sonra da uluslararası zirvelerde bu işbirliğini somutlaştıracak kararlara imza atmaları gerekmektedir.
 
(Ali Ertan, Asya-Pasifik Masası, Kıdemli Asistan,  28.09.2009)
 



ORTA ASYA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya