Sıra Arnavut Ansiklopedisinde
Geçen hafta Başbakan Nikola Gruevski ve Cumhurbaşkanı George Ivanov’un katılımıyla Makedonya Bilim ve Sanat Akademisi’nde (ASHAM), Makedon Ansiklopedisi tanıtılmıştır (Tıkla-1). Makedon kimliğini tanıtan bu ansiklopedinin daha çok Yunan tarihçisi, Evangelos Kofos’un, “Makedon kimliği” kitabına karşı bir yanıt/tepki olarak ortaya çıktığı görünmektedir. Makedon milletinin tarihsel gelişimini de ele alan ansiklopedi, Makedonya’nın Yunanistan’la yaşadığı isim sorununa da bir yanıt niteliğindedir. Bu ansiklopedi, sanıldığı gibi sadece Yunanlılar tarafından değil, aynı zamanda Arnavutlar tarafından da tepkiyle karşılanmıştır. Çünkü bu ansiklopedi, Arnavutları yerli halk olarak değil; “dağ insanları” olarak nitelendirmekte ve onların yaşadıkları toprakları gasp ettiğini ileri sürmektedir. Bu yüzden Yunanlılara tepki göstermeden önce Makedonya’nın kendi içinde bulunan farklı etnisitelerini ve azınlıklarını değerlendirmesi ve göz önünde tutması gerekiyordu. Tarihten bahsetmenin ve daha ötesi bu tür ciddi yayınlara mühür koymanın bu kadar kolay olmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle bu girişimde bulunmadan önce bir bütün olarak halkın onayını almak gerekiyordu. Sonuçta Makedonya Başbakanı ve Cumhurbaşkanı’nın ansiklopedinin tanıtımına katılması, olaya ciddi/resmi boyutlar kazandırmıştır. Belki bu ansiklopedi resmi bir yayın olmasaydı ne Arnavutluk’taki tarihçilerin ne de Kosova’daki Arnavutların tepkisi bu kadar sert olurdu. Nitekim Arnavutluk’ta 28 Haziran’da gerçekleşen Parlamento seçimlerinin sonuçlarından dolayı Arnavut partileri, aralarındaki tatsızlıklara rağmen bu olayı birlikte protesto etmişlerdir.
Mevcut Makedonya Cumhuriyeti’ni analiz etmek için sadece onun tarihine bakmamız yeterlidir. Makedonlar ısrarla her yerde (yollar, caddeler, havalimanları) Büyük İskender’in ismini kullanarak kimliklerini korumaya/yaratmaya çalışmaktadır. Bu açıdan, egemen bir devlet olan Makedonya, homojen bir ulus mu barındırmaktadır yoksa sadece bir devlet midir? 1991 yılından beri Makedonya uluslararası arenada egemen ve bağımsız bir ülke olarak ortaya çıkmıştır. Bu da onun iç ve dış politikasında kendi liderleri ile yöneltilmesine şans/hak tanımıştır. Bugüne kadar Makedonya’da barış, Arnavutluk ile ilişkilerine paralel olarak gerçekleşmiştir. Zira Arnavutluk’un Makedonya’daki etnik grupları kışkırtmaması, Makedonya’da istikrarlı bir ortamın sağlanmasına katkıda bulunmuştur. Bu yüzden de Makedonya hükümetinin her an bozulmaya eğimi olan bu dengenin yol açacağı herhangi bir girişimden uzak durması gerekmektedir. Kurucu bir milleti “dağ insanları” mottosunu kullanarak tanımlamak hakaret etmekten başka bir şey değildir. Arnavut tarafını en çok üzen olay da onların bir “işgalci” olarak nitelendirilmesidir.
Arnavutlar (İliryalılar) Balkanlar’ın en eski ırklardan biri. Ayrıca, Balkanlar’da gelişen tarihin kurban milleti. Eğer Balkanlar’da millet (ulus) kavramı sorgulanacaksa, ilk aklımıza gelecek coğrafya: Makedonya’dır (Sırplar, Arnavutlar, Türklerin yaşadığı coğrafya). “Makedon aydınların” böyle bir ansiklopedi ortaya çıkarması tüm uluslar tarafından bilinen tarihi yalanlamaktan başka bir şey değildir. Tarih bizim rızamızı sorgulayarak gelişen bir şey değildir; geçmişte olup bitmiştir. Bize düşen pay ise, gerçekleri bilmektir, inkâr etmemektir.
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar Masası, Kıdemli Asistan)