Hırvatistan – Slovenya Çatışması Sonuçlanıyor
Hırvatistan ve Slovenya arasında yaşanan sınır sorunları, Avrupa Birliğinin iki lokomotif ülkesi Fransa ve Almanya’nın devreye girmesiyle çözülecek duruma geldi. Berlin ve Paris ağırlıklarını koyarak Slovenya’nın Hırvatistan’a uyguladığı veto’yu kaldırttı.(Tıkla1)
Hırvatistan; Avrupa Birliği ile müzakere sürecine Türkiye ile aynı tarihte (3 Ekim 2005) başlamış ancak Türkiye ile kıyaslandığında müzakere sürecinde çok daha hızlı yol aldığı görülüyor. Hırvatistan’ın müzakere karnesi incelendiğinde, günümüze kadar 35 fasıldan 22’sini açmış ve 7 tanesini kapatmış olduğu görülüyor. Avrupa Birliği içinde herkes Hırvatistan’ın 2010 ya da 2011 yılında Avrupa Birliği üyeliğini konuşurken; Avrupa Birliği üyesi ve komşusu Slovenya ile 2008 yılında yaşadığı kriz, Hırvatistan’ın müzakere sürecini yavaşlatmış, hatta bir süre için durdurmak zorunda kalmıştır. Slovenya bu çerçevede 9 faslın açılmasını ve birçok faslında kapatılmasını bloke ederek Hırvatistan’ın müzakere sürecini fiili olarak durdurdu.
Slovenya’nın ve Hırvatistan’ın bağımsızlıklarına kavuştukları 1991’den beri iki ülke arasında, her iki ülkenin de hak iddia ettikleri Adriyatik Denizi’nde bulunan Piran Koyu bulunuyor. Bu 20 kilometrekarelik koy yüzünden iki eski Doğu Bloku ülkesi arasında bir anlaşmazlık söz konusu. Slovenya’nın bu kriz içindeki amacı; Piran Koyu vasıtasıyla Hırvatistan’ın iyi niyetine bağlı kalmadan Adriyatik Denizi’ne erişim sağlayabilmek. Balkanların genel konumu itibariyle çok istikrarlı bir yapıya sahip olmadığını vurgulayan Slovenya Ulaştırma Bakanı Patrick Vlacic; olası bir kriz ortamında bu Piran Koyu’nun çok büyük bir önem arz edeceğini vurgulamaktadır.
Avrupa Birliği’nin iki önemli ülkesi Almanya ve Fransa bu krize ağırlıklarını koyarak Slovenya’nın Hırvatistan müzakere sürecine yönelik vetosunu kaldırttı. Hırvatistan ve Slovenya arasında var olan krize kalıcı bir çözüm bulunamamasına rağmen, Slovenya vetosunu kaldıracağını açıkladı. İki ülkenin kalıcı bir çözümden şuan için uzak olduğunu açıklayan Slovenya Dışişleri Bakanı Samuel Zbogar; bir diyalog süreci başlattıklarını ve bir güven ortamı sağlayabildiklerini ifade etti.
Hırvatistan – Slovenya krizi şunu çok açık bir şekilde gösterdi ki, Avrupa Birliği istediği ve ağırlığını koyduğu takdirde, Avrupa coğrafyasında boy gösteren krizler çözülebiliniyor. Avrupa Birliği ülkesi olan Slovenya, Avrupa Birliği üyesi olmayan Hırvatistan’a uyguladığı vetoyu kaldırıyor. Hatırlanacağı üzere Avrupa Birliği üyeleri Yunanistan ve Kıbrıs’ta yıllardır Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini ve müzakere sürecini veto etmektedir. Neden Avrupa Birliği üyeleri Fransa ve Almanya Hırvatistan örneğinde olduğu gibi ağırlıklarını koymuyorlar? Tabii bu esnada şunu unutmamak gerek ki Fransa ve Almanya, Hırvatistan’ın Avrupa Birliği üyeliğini destekliyorlar. Hırvatistan ve Slovenya; özellikle 1990 yılı sonrası Almanya’nın arka bahçesi olarak adlandırılmıştır. Bu koşullar altında Almanların verdiği desteğe şaşırmamak gerekir. Zira Merkel Hükümeti Hırvatistan üzerindeki etkinliğini sürdürme amacında. Buna karşın Türkiye’ye ise üyeliğin dışında bir imtiyazlı ortaklık teklif etmektedirler.
(Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)