Atina’daki Alevler İktidarı Değiştirme Katalizörü Olarak Görülebilir Mi?
Bu yaz Atina için kritik olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıldan bu yana devam eden ekonomik kriz ve turizmin % 15 civarında düşmesi krizin derinleşmesine sebep olmuştur. Diğer taraftan Atina günlerce alevlere teslim olmuştur. Devam eden bu olumsuzluklara bir de Atina ve Selanik’te yaşanan bombalı saldırılar eklenince, Atina halkı için sorunlar adeta içinden çıkılmaz bir hal almıştır. İki gün önce 500 civarında Atina genci, hükümetin olaylara karşı duyarsız tavrını protesto etmek için Meclis önünde protesto gösterileri düzenlemiştir (Tıkla-1).
2007 yılında Peloponez yarımadasında meydana gelen orman yangınlarının ardından da benzer olaylar yaşanmıştır. Aradan iki yıl geçmesine rağmen Yunanistan Başbakanı, Kostas Karamanlis, olumsuzlukları giderememiştir. Hükümet yeniden yapılandırılma ya da erken seçimlere gitme konusunda muallâkta kalmıştır: hükümet yeniden mi yapılandırılsın yoksa erken seçimlere mi gidilsin? Yeniden yapılanma iktidardaki hükümetinin olumsuz imajını küçük bir ihtimal olsa da değiştirebilir. Yeni seçimlerin ise, halk arasında oluşan tansiyonu daha hissedilir bir şekilde azaltacağı ümit edilmektedir. Bu yüzden de, Yunanistan Başbakanı Karamanlis’in, bu krizden çıkması için seçtiği alternatif, erken seçimlere gitmek olmuştur. Erken seçimlerin tarihi 4 Ekim olarak planlanmıştır. Gün içinde Yunanistan Parlamentosunun dağıtılması beklenmektedir. (Tıkla-2).
Erken seçimler bazı Yeni Demokratlar için “siyasi intihar” olacaktır. Ancak yine de tansiyonu düşürebilecek alternatifler arasındadır. Çünkü Yunanistan’ın yakın geçmişine (2007 yılında) baktığımızda, Peloponez yarımadasının yanmasına rağmen Karamanlis erken seçimlere katılıp paradoksal bir şekilde tekrar seçimleri kazanabilmiştir. Şimdi sorulması gereken soru; Karamanlis’in seçimleri tekrar kazanma şansı olup olmadığıdır. Bu sefer tekrar seçimleri kazanma şansları neredeyse sıfıra inmiştir. Karamanlis’in dün yaptığı açıklamaya göre, erken seçimlerin gerçekleşmesinin nedeni iktidarın yetersizliğinden çok, muhalefetin ülkenin ekonomik kriz için çözüm yolları üretmesi ve işbirliğine yanaşmamasıdır. Karamanlis’e göre krizden çıkmak için ekonomik reformlara ve iyi bir siyasi iklime ihtiyaç vardır. Ama bu siyasi iklim muhalefet tarafından sağlanamamıştır. Aksine muhalefet lideri Papandreou, 2004 yılından bu yana, Yunanistan’da erken seçimlere götürecek bir krizi tetikleyeceğini dile getirmiştir. Çünkü Yunanistan Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşmaktadır. Papandreou Cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleşmeden iktidara gelmek istemektedir. Ama erken seçimler hakkında yapılan anketlere göre, PASOK % 6,2 oy farkıyla öne çıkmaktadır (Tıkla-3). Sonuçlarına baktığımızda, yapılan bu anketin gerçekleri ortaya koymaktan uzak olduğunu görmekteyiz. Sosyalist Parti’nin (PASOK) erken seçimleri kazanması partinin güçlü imajından değil, mevcut hükümetin proaktif politikalar üretememesinden kaynaklanmaktadır.
Bu yüzden de belki bu kadar sancılı bir süreçten geçmeden ve erken seçimlerde yenilgiyle yüz yüze kalmadan en mantıklı politika, demokrasinin doğduğu memlekette hala nefes aldığının hissettirilmesidir. Demokrasi ile yönetilen ülkelerin temel prensiplerden birisi, demokratik refah için başkalarına da yönetme şansı tanımaktır.
(ErjadaProgonati, AB-Balkanlar Masası, Kıdemli Asistan)