Arnavutluk-AB: İstikrar ve Ortaklık Anlaşması
AB-Arnavutluk arasında 12 Haziran 2006’da, Lüksemburg’ta 135 madde, 5 ek ve 6 protokolden oluşan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma, dört esasa dayanmaktadır: politik diyalog ve bölgesel işbirliği, iki taraf arasında serbest ticaret bölgesi yaratılana kadar gittikçe serbestleşen ticari malların değişimi, toplumun özgürlükleri, hukuki ve içişlerinde iş birliği. Bu anlaşma 1 Aralık 2006’da yürürlüğe girmiştir (Tıkla-1). Arnavutluk’un Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini, bu antlaşmanın öngördüğü biçimde tam üyelik hedefine dayalı olarak “karşılıklı ve dengeli yükümlülükler” çerçevesinde yürütmesi, tam üyelik hedefi gerçekleşinceye kadar, hukuksal, ekonomik ve dış politika açısından Arnavutluk’un çıkarlarına en uygun seçenek olarak görülmektedir.
Her ne kadar AB-Arnavutluk arasında İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalandıysa da, Arnavutluk gereken reformları henüz yerine getirmemiştir. İmzalanan anlaşmanın maddelerinde, değişim mallarının ne gibi bir uygulamaya tabi olacaklarının belli olmasına rağmen, Arnavutluk halen AB’den ithal edilen mallar için vergi toplamaya devam etmektedir. Anlaşmaya göre Arnavutluk’un AB’de üretilen ve AB’den gelen malların serbest dolaşımı için mali yasalarında gereken reformları yapması ve AB kaynaklı mallar için gümrük işlemleri yapmaması gerekmektedir. Bu yüzden de Avrupa Birliği ülkelerine göre, Arnavutluk hükümeti üyelik sürecinde yerine getirmesi gereken görevlerinde başarı gösterememektedir. Örneğin, Avrupa Birliği çıkışlı ulaşım araçlarına gümrük vergisi uygulamak için Arnavutluk hükümeti verginin adını değiştirerek, imzalanan Ortaklık ve İstikrar Anlaşması’nın maddelerini çiğneyip bu vergileri toplamaktadır.
Diğer taraftan yukarıda izah ettiğimiz durumu, Türkiye ile bir karşılaştırma yaparak değerlendirecek olursak, Türkiye’nin Arnavutluk’un yaşadığı tecrübeyi (Ortaklık Anlaşması) daha önce yaşadığını görmekteyiz. Türkiye açısından bu tecrübelerin son aşaması, “Türkiye-Avrupa Topluluğu Gümrük Birliği Modeli” olarak değerlendirilebilir (Tıkla-2). Bu model Türkiye açısından ancak tam üyelikle birlikte yararlı olabilecek bir modeldir. Çünkü, Ortaklık İlişkisi ile AB, öngörülen kişilerin, işgücünün (emeğin), hizmetlerin serbest dolaşımı, tarım ürünlerinin ticaretinin düzenlenmesi ve benzeri diğer hedeflerin gerçekleşmesinde çok sınırlayıcı bir çerçeve belirlemiştir.
Yeni Avrupa bünyesine girmeye başlayan ve diğer aktörlerin tecrübelerini değerlendirmesi gereken Arnavutluk Devleti’nin, kendi çıkarlarına aykırı yükümlülükler altına girmemesi gerekiyor. Arnavutluk-Avrupa Topluluğu ortaklık ilişkilerinde her iki taraf açısından olumlu adımlar kaydedilmesi için “karşılıklı ve dengeli yükümlülüklere” dayalı bir anlayış içerisinde hareket edilmelidir
(Erjada Progonati, Kıdemli Asistan)