Barack Obama’nın Afganistan Stratejisi ve ABD’deki Fikir Ayrılıkları
Bilindiği gibi Obama, Afganistan’da yeni stratejisi bağlamında birbirinden farklı açıklamalar yapmıştı. Bu farklı ve kimi zaman çelişen açıklamaların nedeni ABD’deki yetkililerin fikir ayrılığına düşmeleridir. Daha once bu fikir ayrılığı sadece halk ve bazı demokrat milletvekilleri arasındaydı. Yani ABD halkı Afganistan’a ek asker göndermeme seçeneğine % 50 oranında destek verirken, halkın % 40’ı da Afganistan’a asker göndermekten yanadır. Milletvekillerinin bazıları da halkın ek asker talebine olumsuz bakan % 50’si gibi Afganistan’a asker göndermeye karşı çıkmışlardı. Bazıları, özellikle Cumhuriyetçi Parti’nin milletvekilleri, Obama’yı Afganistan’a ek asker göndermek bağlamında başkaların baskısı altına kalmayarak ek asker talebini olumlu değerlendirmesini istemektedirler. Afganistan’daki ABD kuvvetlerinin Komutanı General Mc Chrystal, son günlerde savaşı kazanmak için yeni asker talebinde bulunmuştur. Bu talep ardından ABD’deki fikir ayrılığı büyüyerek, Obama’nın baş danışmanlarına kadar çıktı. Obama’nın baş danışmanlarından ABD Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve Demokrat Parti milletvekili John Kerry ve ABD’nin askeri kuvvetlerinin tanınan komutanlarından ve aynı zaman da milletvekili olan Jack Reed, Afganistan’a asker göndermeye sıcak bakmıyorlar. Bu danışmanlar: “Biz Vietnam’daki hatamızın Afganistan’da tekrarlanmasını istemiyoruz.” diyerek Afganistan’da görev yapan ABD komutanından ikna edici belgeler göndermesini istemektedirler. İstenen belgeler gelince bunları parlamentoya sunarak karar çıkarılmasını uygun bulmaktadırlar. Bu iki kişi ile birlikte ABD’nin eski dışişleri bakanı Colin Powell da, Obama ile görüşmesinde: “ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığının amacını net bir şekilde açıklamadan önce asker göndermek, ABD için sadece ek masraf çıkartmaktan başka bir şey değildir.” demiştir. Washington Post’ta çıkan bir habere gore ABD Afganistan konusunda İngiltere’nin tecrübelerinden istifade etmelidir. Çünkü ABD’nin bugünkü hatalarını İngiltere 150 sene önce yapmıştı. İngilizler Afganistan’da yaşadıkları mağlubiyetten çıkış yolu olarak farklı bir strateji benimsemişlerdi. İngilizlere göre savaşın kaybedilmesi durumunda halkın İngiliz çıkarları lehine ikna edilmesi için çaba sarfedilmelidir. ABD ise İngiliz tecrübelerinden ders almamaktadır. 27 Ağustos’ta ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in CNN’e yaptığı açıklamasında: “ABD’nin Afganistan’dan askerlerini çıkarmak için belli bir takvim verme stratejisi yanlış olur. Çünkü Afganistan’da ABD’nin savaşı kaybetmesi çok büyük bir mağlubiyet olacaktır.” dedi. Obama da, Afganistan’dan yakın bir zamanda askerlerini çıkarmayı düşünmemekle beraber, süresiz olarak Afganistan’da kalmayı da istemediklerini söyledi. Hillary Clinton ise Afganistan seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından Obama’nın ek asker gönderme talebine yanıt vereceğini belirtti.
ABD başkanı Obama’nın Afganistan’da başarısız bir strateji olarak izlediği düşünülebilir. Çünkü bu strateji Afganistan’nın sorunları için herhangi bir çözüm yolu bulamamıştır. Bununla birlikte Afganistan’da ABD askerlerinin sayısı arttıkça, sivil kaybı da doğru orantılı olarak artmaktadır. Sivil kayıpların artması Afganistan’da savaşları da artırmıştır. Daha önce sadece güney ve güney batıda savaş devam ederken şimdi Afganistan’ın kuzeyinde de istikrarsızlık başlamıştır. Geçmişte sadece Afganistan’ın belli bir kısmı ABD ve NATO için tehlikeliydi. Ama şimdi hemen hemen Afganistan’nın dört bir yanında Taliban’ın birlikleri bulunmaktadır. Obama’nın yeni stratejisi Afganistan’daki kısmi istikrarı da ortadan kaldırmaktadır. ABD’de ister asker ve siyasetçi ister halk bu stratejinin yanlış olduğunun farkındadır. Onun için yukarıda bahsettiğim gibi Obama’nın danışmanları Afganistan’daki savaşın her ne kadar Vietnam gibi olmasını istemediklerinin altına çizse de, Afganistan’da Vietnam’dan daha büyük bir mağlubiyete uğrayacaklarını şimdiden görmektedirler. Robert Gates bile Afganistan’da mağlubiyetin çok büyük olacağına inanmaktadır. Bende onun düşündüğü gibi düşünüyor ve bunun da altına çiziyorum.
(Khalilullah Rasuli, Asya Pasifik Masası, Kıdemli Asistan, 27.09.2009)