ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » KafkasyaGeri Dön «

Türkiye Ermenistan Arasında Yeni Açılım

10.11.2009 09:52:04

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

23 Nisan akşamı “yol haritası”nın açıklandığı gibi gece yarısı operasyonuyla eşzamanlı olarak Türkiye ve Ermenistan karşılıklı diplomatik ilişki kurma kararını açıkladılar.

Türkiye Ermenistan Arasında Yeni Açılım

23 Nisan akşamı “yol haritası”nın açıklandığı gibi gece yarısı operasyonuyla eşzamanlı olarak Türkiye ve Ermenistan karşılıklı diplomatik ilişki kurma kararını açıkladılar. Beklenmedik olarak yorumlanan bu açıklama aslında sinyallerini veriyordu. Zira Ermenistan’da muhalefet Sarkisyanı pasif siyaset yapmak ve Karabağ’ı satmakla suçladığı 2 Eylülde büyük bir miting yapmaya hazırlandığı bir süreçte Sarkisyan’ın imdadına yetişmiş bir açılımdır. Sarkisyan dünya kamuoyu desteğini alarak protokolde ön görülen 6 haftayı biraz daha rahat geçirebilecek. Ermenistan muhalefeti yeni açılım karşısında gerçekleştireceği mitingin kalabalık olması için uzun zamandan beri faaliyetteydi. Protokol açıklandığında ise Miras partisi genel başkan yardımcısı Stepan Safaryan Ankara’nın bu süreçte tarihi bir başarı elde ettiğini belirterek Sarkisyanı vatan hainliği ile suçladı. Ermenistan Parlamentosu dışişleri komisyonu eski sözcülerinden Hovhannes Igitya ise bu sürecin Ermenistan’ın yararına olmayacağını belirtti. Sarkisyan’ı bekleyen bu muhalif dalga yarın akşam itibariyle geçip dünya basınındaki yankıları Ermenistan kamuoyuna yansıyacaktır. Sarkisyan rahat nefes alırken muhalefetin hevesi ise gelecek bahara kalmış oluyordu.

Azerbaycan bu süreçte şaşkınlığını üzerinden atamamış gözükmekle beraber aslında daha birkaç gün önce Türk Dışişleri Bakanı müsteşarı Ünal Çeviköz ve müsteşar Yardımcısı Ferudun Sinirlioğlu Aliyev'le görüşmüş, bu görüşmeden biraz öncede Başbakan ile Aliyevin telefon görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Başbakan Erdoğan bu sürecin baltalanmaması için Ermenistan’la varılan mutabakat daha açıklanmadan önce Azebaycan’ı bilgilendirmiştir. Aynı zamanda Aliyev'in onayı alınarak harekete geçilmiş oluyordu. Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulma aşaması ile sınır kapılarının açılması farklı değerlendirildiği bu açılım önümüzdeki günlerde daha geniş bir şekilde tartışılarak aydınlanmış olacak. Diplomatik bir metin olarak başarılı sayılan bu belge aslında Ermenistan’ın belki de imzalayacağı en kapsamlı ve ciddi bir anlaşma metni olacak.

Bu gelişme Dağlık Karabağ’ın işgal edilerek statüsüz bir halde kalışının 18. Yılına denk gelen 2 Eylülde geniş bir kutlama programı hazırlayan Karabağ başbakanı Ara Harutyunyan tarafından da buruklukla karşılanmıştır. Ara, bu süreçte bağımsızlığının tanınmasını umarken yeni bir muammaya gebe olduğunun da farkına varmış oldu. Türkiye Kafkasya bağlamında 8.8.2008 Rus-Gürcü savaşı sürecinde oluşturduğu istikrar ve işbirliği platformunun bir hamlesi olarak algılanabilecek bu süreçte karlı çıkacaktır. Ermenistan sorunlu devlet olmaktan kurtulup sorumlu devlet statüsüne kavuşacak ve uluslar arası güç kazanacak. Türkiye üzerinden dünyaya açılırken Türkiye’nin deneyiminde faydalanabilecek. Karabağ’ın çözümü noktasında ise Ankara Erivan Bakü ekseni harekete geçirilerek Kafkaslara barışın gelmesine katkı sağlanacak. Ayrıca enerji nakil hatlarında sorunsuz bir Ermenistan yer almak için hak kazanmış olacak.

Aliyev Erdoğan görüşmesinde bu konuların görüşüldüğünü Aliyev’in Nisan ayındaki tepkisinin aksine bu açılım hakkında olumsuz bir görüş sergilemediğinden anlaşılmaktadır.

Ermenistan halkı bu gün güne çok daha farklı başlamıştır bölgeden aldığımız bilgi ve görüşler bu doğrultudadır. Daşnak partisinin miting yapacak olmasına rağmen ermeni halkı bu açılımı heyecanla karşılamış ve yıllardır bilinçaltına yerleşmiş ön kabullerden sıyrılıp Türkiye ile ilişki kurmanın heyecanına kapılmışlardır. Adeta bayram havası hakim olmasına rağmen 23 Nisandaki yol haritası sonrası durgunluğu hatırlayarak bu sürecin bu şekilde savsaklanabileceği konusunda tedirginlikler yaşanmaktadır. Önümüzdeki hafta gelişmeleri değerlendirmek daha kolay olacağı gibi açılım daha da netleşecek Azerbaycan’ın tutumu kendini gösterecek ve bölgede yeni bir süreç başlayacak.

Protokol Hakkında Değerlendirme

Birinci Protokol Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkiler kurulması hakkındadır. Türkiye 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden üç Kafkasya ülkesi; Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ı birlikte tanımıştır. Azerbaycan ve Gürcistan ile diplomatik ilişki kurulmuş Ermenistan ile de sınır kapıları açılmış ama Ermenistan’ın Türkiye üzerinde ileri sürdüğü görüşlerinden ve devam eden Karabağ savaşından dolayı diplomatik ilişki kurulamamıştır. 1993 şubatın da ise açık olan sınır kapıları savaşın Azerbaycan-Ermenistan arasında ihtilaflı bölge olan Karabağ’ın dışına çıkması, 7 Azerbaycan ilçesinin işgal edilmesiyle kapatılmıştır. Türkiye Ermenistan sınırını kapatırken bu işgali gerekçe göstermiştir.

“İkili İlişkilerin Geliştirilmesi” başlığını taşıyan ikinci protokol taraflar arasında hangi alanlarda işbirliği yapılacağını belirlemektedir. Bu sonuncu protokole, bizde “yol haritası” olarak tanımlanan, uygulamaların hangi zamanda yapılacağını gösteren bir liste eklenmiştir.

Karabağ, Türkiye ile Ermenistan arasında bir sorun olmadığı için, her iki protokolde de yer alamamıştır. Ancak Karabağ sorunu arka planda mevcuttur; zira Türkiye Azerbaycan’ a, bu sorun çözümlenmediği sürece Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmeyeceği ve sınırlarını açmayacağı taahhüdünde bulunmuştur. Buna göre protokollerin uygulamaya konması Karabağ sorunun çözümüne bağlı olacağı anlaşılmaktadır.
 
Protokollerin yürürlüğe girmesi süreci ise tarihe yayılmıştır. Bunların başında altı hafta sürecek siyasi istişareler gelmektedir. Bu süre sonunda protokoller imzalanacaktır. Altı hafta Türkiye-Ermenistan milli maçının yapılacağı 14 Ekim tarihine denk gelmektedir. Bu durumda, ilke olarak, protokollerin, artık bu maça gelmemesi için bir bahane kalmamış olan Sarkisyan’ın Türkiye’ye bulunduğu sırasında veya kısa süre önce veya sonra imzalanacağı düşünülebilir.

22Nisan yol haritasıyla Obama’nın 24 Nisan’da yapacağı konuşmaya dönük bir açılım gerçekleştirilmiş olup bu açılımında Srkisyan’ın maça gelebilmesi için gerçekleştirildiği görüşü ön plana çıkmaktadır. Zira protokoller bundan sonra milli parlamentoların onayına sunulacaktır. T.B.M.M.’nin bu protokolleri onaylaması Karabağ sorunun çözümünden, hiç olmazsa kesin olarak bir çözüm yoluna girmesinden sonra gerçekleşecektir. Böylece Türkiye Azerbaycan’a olan taahhüdünü yerine getirmiş olabilecektir.
 
Parlamentolar protokolleri onaylamasından sonra, tarafların onay belgelerini birbirlerine vermelerini izleyen ayın ilk günü protokoller yürürlüğe girecektir.

Ermenistan’ın özellikle önem verdiği sınırın açılması ise protokollerin yürürlüğe girmesinden iki ay sonra olacaktır. Bu durumda Karabağ sorunu, çok kısa sürede çözümlense dahi, sınırın açılmasının en az dört ay sonra olabileceği görülmektedir. Bu d olmazsa Ermenistan ile Türkiye arasında üçüncü bir kapı açılma ihtimali üzerinde durulmaktadır. Aslında Karabağ sorununun çözümü daha fazla zamana ihtiyaç gösterebilecek sınırın açılması da buna bağlı olarak uzayabilecektir.

Söz konusu protokollerin taraflara neler kazandırdığına gelince, uzun süredir izole edilmiş durumda bulunan Ermenistan, Türkiye ile diplomatik ilişki kurmak, sınırın açılmasını sağlamak ve çeşitli alanlarda işbirliğinin başlatmakla bu izolasyonu ortadan kaldırmış olacaktır. Protokollerin yürürlüğe girmesi Karabağ sorununun çözümüne bağlı olduğundan Azerbaycan’la ilişkiler de normalleşme yoluna girecektir. Resmi Azerbaycan yetkililerinin açıklanan bu protokol hakkındaki beyanatları da bunu göstermektedir.
 
Türkiye’nin uzun yıllardan beri Ermenistan’dan iki talebi olmuştur. Birincisi İki ülkenin birbirlerinin sınırını tanımalarıdır. İkincisi ise Ermenistan’ın soykırım iddialarına son verilmesi, en azından bunların siyasi amaçlarla kullanılmamasıdır. Parafe edilen protokollerle bu iki hususun da sağlanmış olduğu görülmektedir. Diplomatik ilişki kurulmasına ilişkin protokolde tarafların, “ uluslar arası hukukun ilgili antlaşmalarında belirlendiği şekilde iki ülke arasında mevcut sınırın karşılıklı olarak tanındığının teyit edildiği” kayıtlıdır.

İlişkilerin geliştirilmesine dair protokolde ise ilişkilerin tarihi boyutu için bir alt komisyon kurulacağı ve bu komisyonun tarihi kayıt ve arşivleri tarafsız bilimsel bir şekilde inceleyerek mevcut sorunları saptayacağı ve tavsiyelerde bulunacağı yer almaktadır. Böylelikle, Türkiye’nin 2005 yılında, 1915 olaylarının bir tarihçiler ve diğer uzmanlardan oluşan bir grup tarafından incelenmesi önerisinin, biraz değiştirilerek, kabul edilmiş olduğu görülmektedir.
 
Sonuç olarak söz konusu protokollerin Türkiye’nin taleplerini karşıladığı ve uygulamaya konulduklarında Güney Kafkasya’da barış ve işbirliğinin gerçekleşmesine olumlu katkıda bulunacakları görülmektedir. Kafkaslarda br ay hem çok kısa ve hem de çok uzundur. Onun için bu protokolün nasıl bir sonuç doğuracağını şimdiden kestirebilmek zordur. Obamanın Türkiyeye gelmesiyle Türkiye Azerbaycanı Rusya saflarına itilişini seyretmiş, Putin’in Türkiyeye gelip Güney akım 2 projesini imzalamasıyla ABD’nin Kafkasyada ciddi atağa geçtiğini görmüştür. Hatta Kuzey Kafkaslarda durulan terör olaylarının Putinin ziyaretinden hemen sonra hızla artması da bu ziyaretlere bağlanmaktadır. Putin ve Medvedev Kafkasya ziyaretlerini sıklaştırarak bölgedeki olayları kontrol altına almaya çalışmışlardır. Bu süreçte Ermenistan açılımından sonra yeni bir hamle Kafkaslarda kendini gösterecektir.

(Dr. Hasan Oktay,Kafkasya Masası, Kıdemli Araştırmacı, 02.09.2009)

 

 




KAFKASYA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya